Pazartesi, Ocak 05, 2009

Pazartesi Sendromu Kuşağı

Ah yine pazartesi yine geçmek bilmeyen dakikalar, saatler. Ritmi biraz hızlandırırsam zamanın da akışını hızlandırabilirim diye düşündüm. Bu Norveçli herifler bana yardımcı olabilir mi acaba?

Etiketler: , ,

Pazar, Ocak 04, 2009

aşağıda ne yazmışsın olm sen ya... çözemedim...
ahh tek basıma kaldım tek duman duman da yok ya te akık biritin enü dün ya ve gecegen

Cumartesi, Ocak 03, 2009

efendim acil olmayan bir kararla gebzeye arkadaşların yanına uçtuk, kısa süre deve dışyız...

Cuma, Ocak 02, 2009

Ee Jook Il Nom Eh Sarang

Muhtemelen çarşamba günü bu dizi hakkında bilgi vereceğim ama şimdiden sevdiğim bir parçasını paylaşmak istedim. Bir kısım Türkçe meali de aşağıda. Unutmadan dizinin adı 이 죽일놈의 사랑 / I Jukilnomui Sarang / A Love to Kill. Parça ise Lee Soo Young tarafından seslendirilmiş, Ee Jook Il Nom Eh Sarang.

Hayır, bana ait değilsin.
Hayır, birbirimize de ait değiliz.
İlk kez değil seni görmem
ne de kalbime girmen.

Sen hiç bana ait olmadın.
Kaç ki uzaklara gözlerim seni görmesin.

Duygularım büyümesin
kalbim bilmesin.

Oh  sen nefretten doğdun böyle.
Ama aşkı da sen ektin yüreğime.

Seni seviyorum,
sev beni lütfen sen de.

 Hayır, yapma
dur, gidemeyiz daha öteye.

Seni seviyorum,
lütfen sev beni sen de.


Hayır, yapma
dur, gidemeyiz daha öteye.

Etiketler: , , , ,

Perşembe, Ocak 01, 2009

DÜNDEN BUGÜNE AVRUPA BİRLİĞİ (Derleyen: Beril DEDEOĞLU)

AVRUPA BİRLİĞİ SANAYİ VE TEKNOLOJİ POLİTİKALARI PARADOKSU

                                                                                              Saadet İYİDOĞAN

Avrupa Birliği Sanayi ve Teknoloji Politikalarının Ortaya Çıkışı ve Kurumsallaşması

            Topluluk Sanayi ve Teknoloji Politikaları Boşluğu ve “Ulusal” Politikalar Dönemi

1950’lerde Topluluk ortak sanayi ve teknoloji politikası olmadığı gibi, Batı Avrupa’da bilim ve teknoloji öncelikli bir sorun olarak da görülmemiştir. Avrupa’nın bu iyimserliği 1960’lı yılların sonunda, ABD ile Avrupa arasındaki “teknolojik açığı”nın tedirginlik yaratmaya başlamasına dek sürmüştür.

            AB Ortak Sanayi ve Teknoloji Politikalarının Temellerinin Oluşturulması

İlk eylem planı, 1986 tarihli Avrupa Tek Senedi, ile Topluluğun teknolojik politikası yolunda ilk yasal temeller atılmıştır.

1990 Öncesi Dönem AB Teknoloji Politikasının Başlıca Amaç ve Araçları

            Teşvik ve Destekler

AB teknoloji politikası araçlarından doğrudan teşviklerden dolaylı teşviklere doğru bir kayma ortaya çıkmış, dolaylı teşvikler daha çok tercih edilir hale gelmiştir.

* EUREKA (Avrupa Teknolojik İşbirliği Ajansı)

“Avrupa Teknolojik İşbirliği Ajansı” olan EUREKA.

Avrupa Sanayinin ABD ve Japonya Karşısında Rekabet Gücünün Gerilemesi

            Avrupa Birliği’nin Teknoloji Yoğun Sektörlerde Rekabet Gücünün Gerilemesi

Avrupa’nın enformasyon-komünikasyon teknolojisi alanlarında yeterli varlık gösteremediği,

AB’nin ABD ve Japonya karşısındaki teknoloji-yoğun alanlarda rekabet gücü gerilemektedir.

Uygulanan Teknoloji Politikalarının Göreceli Başarısızlığı: Avrupa Paradoksu

            Avrupa Paradoksu

Temel bilimlerde mükemmel olan Avrupa, bu bilimsel potansiyelin ekonomik avantajlar yaratacak biçimde kullnaılıp değerlendirilmesi nokrasında eksik kalmıştır. “Avrupa Paradoksu”.

Yol açan faktörler, AB teknoloji politikaları, yeni inovasyon modeline yeterince uyum sağlayama-mıştır. “Ulus-üstü” bir özellik taşıyan inovasyon sistemi ve bütünleşme sürecine bağlı güçlükler.

                       Yeni İnovasyon Modeli ve Teknoloji Politikalarının Doğasında Değişiklik

“Lineer İnovasyon” modelinin yerini “interaktif inovasyon” modeli almıştır.

                       Avrupa Birliği’nin “Ulus-Üstü” İnovasyon Sistemi

Ulus-üstü bir innovasyon sistemin henüz tam anlamıyla mevcut olmadığı söylenebilir.

Bu günün araştırmalarıyla ilgili bir Avrupa politikası olduğu söylenemez. Ulusal araştırma politikaları ve AB politikası uyumlu bir bütün oluşturmaksızın üst üste durmaktadır.

Kaydedilen Gelişmeler ve AB’nin Yeni Dönem Teknoloji Politikası Araçları

            Yeni Politikalar

                       Pazara-Dönük Ar&Ge

Stratejik önem arz eden askeri araştırmalar, enerji (nükleer) araştırmaları, uzay-havacılık gibi alanlardan oluşan eski trendin yerini alan mikroelektronik gibi yeni gelişen sektörlerin desteklenmesine geçilmektedir. Teknolojik gelişme dinamiklerini itici gücü oluşturduğu (thecnology push) programlardan, pazarın çekici gücü oluşturduğu (demand pull) “pazara-yakın” programlara doğru bir kayma mevcuttur.

            Çevre Programları ve Ar&Ge Desteği

AB’nin Ar&Ge harcamaları 1980 sonrası sürekli bir artış içindedir.

SONUÇ VE DEĞERLENDİRMELER

AB teknoloji politikalarının göreceli başarısızlığında, başlıca iki etkenin önemli rol oynadığı görülmektedir. İlki AB’nin, yeni inovasyon modeline uygun biçimde “bilime-dayalı” teknoloji politikalarından “teknolojiye-dayalı” ve “pazara-dönük” teknoloji politikalarına geçmemesi ile ilgilidir.

Diğer etken ise, AB’de ulus-üstü bir inovasyon sisteminin kurulabilmesiyle ilgili, kurumsal nitelikli güçlüklerdir.

Teknoloji politikalarında Avrupa modelinden Amerikan modeline doğru bir geçişe de sıcak bakıldığı gözlemlenmektedir. Bu durumda, “sosyal bütünleşmeye dayalı” Avrupa modeli ile “ekonomik etkinliğe dayalı” Amerikan modelinin nasıl bağdaştırılacağı” yanıtlanması gereken temel bir soru olarak karşımıza çıkmaktadır.


(Savaş sonrası sanayileşme süreci esas, Almanya’da piyasaya dayalı ve kurumsal-sosyal uzlaşma ile düzenlenen bir yöntem, Fransa’da ise itici güçü devletin oluşturduğu kamu iktisadi teşekküllerine ve büyük sanayi projelerine dayanan bir yöntem izlemiştir.)


AVRUPA BÜTÜNLEŞMESİNE KATKIDA BULUNAN

BİR FAKTÖR OLARAK ÇEVRE POLİTİKASI

                                                                                                          Selcan SERDAROĞLU

GİRİŞ

Avrupa bütünleşme süreci içinde çevre bilincinin 70’li yıllarda ortaya çıkması elbette rastlantısal değildir.

Topluluk çevre politikasının yasal dayanağı olarak 1987’de kabul edilen Tek Senet görülse de Roma Antlaşması’nda yer alan daha genel çerçeveli maddeler de temellerin başında gelmektedir.

            Avrupa Çevre Ajansı

Avrupa Birliği’nin doğrudan çevreyle ilgili tek organıdır. Kopenhag’da faaliyet göstermektedir.

            Çevre Politikasının Yasal Dayanakları

            Temel İlkeler

Ortak çevre politikasının oluşumunda “kirleten-öder” ilkesini benimsemiştir. Maastricht Antlaşması ile temel bir anlayış değişikliğine gidilmiş, “ihtiyat” ve “kaynağında önleme” ilkeleri de dikkate alınmaya başlanmıştır.

Kirleten-öder ilkesinin uygulanması temelde ekonomik bir yaklaşımdır.

            Çevre Politikasının Araçları

            Mali Araçlar

Birlik bütçesinden, kirlete-öder ilkesinin işletilmesi, çevre vergileri ile de…

Uluslararası Aktör Olarak AB’in Çevre Politikası

Geçtiğimiz on yılda aratan uluslararası parasal hareketle, genişleyen ve birleşen üretim faktörü pazarı ve serbest ticaret çerçevesinde gözlemlenen ekonomik küreselleşme, büyük ölçüde Triade olarak bilinen ABD, Japonya ve AB’nin rekabetiyle biçimlenmektedir. Japon Ticaret ve Sanayi Bakanlığı’nın raporuna göre XXI. yüzyıl çevreyi korumak için yeni teknoloji ve projelerin geliştirileceği “ekolojist bir çağ” olacaktır.

AB’nin çevre konusu aracılığıyla ilk defa uluslararası bir aktör olarak ortaya çıktığını ve siyasal birlik olma yolunda uluslarüstü bir irade olarak federal yapıya yaklaştığını söylemek mümkündür.

            Sürdürülebilir kalkınma İçin Küresel Ortaklık

AB’nin çevre alanında uluslararası öncelik olarak gelişmekte olan ülkeleri de destekler biçimde sürdürülebilir kalkınmayı genel bir hedef olarak kabul ettiğine daha önce değinilmişti.

AB sürdürülebilir kalkınmaya verdiği önemi 2001 yılında hazırladığı bir strateji ile vurgulamıştır. Altı ana başlık altında yeni sorumluluk alanları belirtmiştir: Sürdürülebilir kalkınmanın hizmetinde bir ticaret; Yoksullukla mücadele toplumsal kalkınma; Doğal kaynakların ve çevrenin sürdürülebilir yönetimi; Avrupa birliği politikasının tutarlılığını sağlamak; Her düzeyde daha iyi bir yönetişim; Sürdürülebilir kalkınmanın finansmanı.

            Kyoto Sözleşmesi ve ABD İle Küresel Çevre Rekabeti

Öncelikle gelişmekte olan ülkeleri etkileyen küresel ısınma sorununda benzer bir uluslararası uyuşum henüz gözlemlenmemektedir. Karşıtlığın temelinde ABD ve AB tarafından “ihtiyat” ilkesine verilen farklı değerler bulunmaktadır.

ABD’nin karbondioksit salınım miktarı ve “sera etkisi” olarak da bilinen “küresel ısınma” ya da “iklim değişikliği” arasında kesin bilimsel kanıtlara dayanan bir bağlantı bulunmadıkça bağlayıcı herhangi bir hükmü reddetmesi karşısında…

Etiketler: , , , ,

anladım ki yeni yıl, eskilerini deşmakten başka bir işe yaramıyor.

Etiketler:

Çarşamba, Aralık 31, 2008

Yeni Yıl Mesajı

 
Büyük felaketlere sebebiyet vermeme umuduyla...
Mutlu yıllar...

Etiketler: ,

왕의 남자 (Wang-eui Nam-ja / King and Clown / Kral ve Soytarı)

2007 yılında Oscar a aday gösterilmiş, Kore'de en büyük hasılatı toplanmış bir film Wang-eui Nam-ja. Gürültü patırtı eşliğinde bir dönem dramı izliyorsunuz, sıkılmadan, merakla. Gerçek olaydan uyarlanmış ve yönetmen Jun-ik Lee'nin elinde bir şahesere dönüşmüş. 
Dönemin zalim kralı kendisiyle alay eden soytarıya aşık olmuştur. Ancak soytarının birlikte çalıştığı diğer arkadaşı da ona aşıktır. Kral bu soytarıların saraya yerleşmesine, karar verir ancak bakanlar bu kararın yasalara aykırı olduğunu belirtip karşı çıkarlar. Bunun üzerine soytarılar, bakanlarla ilgili bir oyun oynarlar ve oyunda bakanların aldığı rüşvete değinirler. Her oyundan sonra kral bir çok kişiyi cezalandırmaktadır. 
Kral soytarıya aşık olmuştur bu sebepten dolayı en gözde cariyesini bile bir köşeye iter. Hikaye sadece aşk ilişkilerinden ibaret değildir elbette. Kader, güç, sınıf ayrımları, aşk, mücadele, tamamıyla hepsi bu filmde işlenmiş. Sahne tasarımları ve kostümler mükemmel. İzlemeden geçilmemesi gereken bir film...
Director ... Lee Joon-ik
Karm Woo-sung ... Jang-saeng
Jung Jin-young ... King Yeonsan / Yeonsan-gun
Lee Jun-ki ... Gong-gil
Kang Sung-yeon ... Jang Nok-su
Jang Hang-seon ... Cheo-seon
Yoo Hae-jin ... Yuk-gap
Jung Seok-yong ... Chil-deuk
Lee Seung-hoon ... Pal-bok
Yoon Ju-sang ... Seong Hee-an
Choi Il-hwa ... Sung Joon-shin
Jung-geun...  Lee Geuk-gyun
Park Su-il ... Park Won-jong
Woo Hyun ... Eunuch Hong

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Salı, Aralık 30, 2008

birbirimizi ne kadar sevebiliriz
daha ne kadar kandırabiliriz bakışlarımızla
her şey bizi ölüme götüren
(çıkmaza sokan)
bir bataklığa dönmüşken

Etiketler: , ,

kendimi sana yakın hissediyorum. bazen bir parçanmış gibi. genelde uydurulan hikayelere inanmam yada dilek savuran o elektronik postalara ama içimden geçenlerden biri şu satırların milyonlara ulaşması yönünde.  kimden geldiği belirsiz bir oyunun parçası olsunlar. umutlarımı yitirdiğim anda karşıma çıkacak şekilde. 
boşa konuşuyorum. umutsuzluk dilime vurmuş durumda. çoğu zaman koskoca bünyemle ayakta sağlam durduğum sanılsa da, soğuk bir rüzgara bıraktığım gözyaşlarım, ruhumun erimesinin tek sebebi. eğer beden ve ruh bir bütün olarak beni oluşturuyorsa, ruhunu seninle kaybetmiş benin vücudunun hantallaşmamasını bekleyemezsin. 
elimizde çok şey vardı. karanlık boyunca sessizce sırasını bekleyen hayaller, büyük bir gürültüyle üzerimize yağdırdığımız umutlarımız. hatırlandıkça iç burkan kitap aralarında ve yansıman zifiri karanlığın çöktüğü yerde yokluklardan ibaret...

Etiketler: , ,