kişisel depresyon anları: Mustafa...

 

Cuma, Kasım 07, 2008

Mustafa...

Can Dündar'ın filmini henüz izlemedim ama ortalıkta gezinen polemiklere de göz kapıyor değilim. Öncelikle merakla filmin vizyona girmesini bekledim. Gala güzeldi, daha sonra Turkcell'in sponsor polemikleri ortaya çıktı. İyi miydi kötü müydü derken, halk ikiye bölündü bu konuda (haber siteleri öyle diyor). Film hakkında yorum yapmayacağım. İzlemeden bu olmaz, gerçi ne zaman izleyeceğimi de bilmiyorum ama Cellar Door'un Son Halife Can Dündar yazısı çok ilgimi çekti. Yazıyı okuduktan sonra neden sürekli Mustafa filminin fragmanlarına genellikle dini kanallarda rastladılımı anladım.
Kızmaz umarım Cellar Door'dan küçük alıntı yapayım. :)
Filmdeki Mustafa kim mi?
- ilk işi heryeri heykelleriyle doldurmak olan bir diktatör,
- şapka giyip Anadolu’yu gezen, medeniyeti bu sanan bir Avrupa özentisi
- Anadolu’daki sefaletten habersiz gününü gün eden bir cumhurbaşkanı,
- bağımsızlık sonrası tek bir iş yapmadan boş boş etrafta gezinen, canı sıkılan, sabahlara kadar içip filmdeki tabirle “yatakla yemek masası arasında yaşayan” bir zavallı.

- karanlıktan korkan 40 yaşında bir ülke yöneticisi
- Kürtlere özerklik verilsin diyen bir Rum
Cellar Door'un yazısının tamamı için tıklayınız...

Etiketler: , , ,

7 Yorum:

Anonymous Ruyayla dedi ki...

Vizyona girmesini sabırsızlıkla bekleyen ben, şimdi yorumları okuduktan sonra oyalanıyorum... Gdip gitmemek arası kararsızlıktayım açıkçası ..

07 Kasım 2008 Cuma 17:08  
Anonymous kişisel depresyon anları dedi ki...

bende de aynı kararsızlık var, izlemeyeceğim demiyorum ama gidip gitmeme arasında kararsızım...

07 Kasım 2008 Cuma 17:58  
Anonymous demet dedi ki...

filmle ilgili orta karar bir yorum duymadım hiç... filmi izleyenler ya bayılmışlar ya da nefret etmişler filmden... sanki iki farklı filmden bahsediliyor gibi... yurdum insanının a dediğinin aslında b olduğuna b dediğinin aslında c olduğuna o kadar çok tanık oldumki... en doğrusu gidip neyin ne olduğunu kendimizin görmesi... sonuçta herkes farklı bakış açısına sahip... ben ilk fırsatta gidip izlemeyi düşünüyorum...

07 Kasım 2008 Cuma 20:55  
Anonymous pRncfRn dedi ki...

Kendi fikirlerime sahip olmak için eleştirilerini okuyamadım ama gidince okuyacağım.

08 Kasım 2008 Cumartesi 02:54  
Anonymous kişisel depresyon anları dedi ki...

@demet
elbette filmi izlemeden yorum yapmamak lazım, yorumlardan çok etkilenmediğim için her iki kısmın da yorumlarını okuyup filmi o doğrultular eşliğinde izlemeyi düşünüyorum her iki şekilde değinilenlere bu yüzden kapım açık.
ama cellar'ın senematik bakışı iyidir, film slayttan öte değil diyorsa öyledir :)

@pRncfRn
Ben sadece sinemada izlenip izlenmemesi konusunda tereddütteyim. belki yolum dürer izleyiveririm...

08 Kasım 2008 Cumartesi 10:27  
Anonymous rengin kosklu dedi ki...

yazıya ilgi duyduğuna çok sevindim. gidin izleyin diyorum mutlaka. ya da gitmeyin-korsan cd'ye destek olun, bilemedim tam. ama bildiğim Can Dündar'ın açıklamalarını dinledikçe, kendini bir idealin arkasına sığınmamayacak kadar aptal göstermeye, bu şekilde yırtmaya çalıştığı. Ben kendi Atatürk'ümü anlattım deyip duruyor heryerde. Ben de kendi Can DÜnar'ımı anlatacağım, o olacak!

09 Kasım 2008 Pazar 19:09  
Anonymous kişisel depresyon anları dedi ki...

Senin can dündar'ını da bekliyorum ben o zaman :)
şimdi iki ucu boklu değnek. filme gitsem sevmeyip kızsam can dündar'a para gitti diye üzüleceğim, korsana versem o ayrı bir dert :) eh ne yapacağız :)

09 Kasım 2008 Pazar 21:13  

Yorum Gönder

Bu kayda verilen bağlantılar:

<< Ana Sayfa