Red State

 

 

 

Yönetmen Kevin Smith‘in izlediğim filmleri içerisinde bende hayal kırıklığı yaratan filmi diyebilirim Red State için. Filmin senaryosu da kendisine ait. Film gerek çekim teknikleri, gerek olay örgüsü gerekse aksiyonu bakımından kesinlikle tatmin etmiyor. Sıradan bir b-movie kıvamında geçen ancak görsel olarak tatmin etmemesiyle birlikte nereye sığdıracağımı bilmedim filmi.

Film gerçek bir hikayeden uyarlama. Amerikan tarihine Waco Katliamı olarak geçen bu olay alsında başarılı bir şekilde işlendiğinde izlenebilir bir film ortaya çıkabilecekken nedense yönetmen Kevin Smith‘in elinde sıkıcı bir şölene dönüşmüş.  Sırf bu sebepten Türkiye’de vizyona girdiğini düşündüğüm film, vizyona girmek için bekleyen onlarca film arasından seçildiğine pek anlam veremiyorum. Televizyon kanallarında bile izlemeye tenezzül etmeyeceğimiz türden. Filmi seçenler afişine bakmışlar ve olur demişler sanki. Filmin afişi pazarlama açısından oldukça başarılı. Sizde afişe kanarak filmi izlemeye koyuluyorsunuz ve ilerleyen dakikalarda önünüzdeki seksen sekiz dakikanın nasıl geçeceğinin hesabını yapıyorsunuz.

 

 Amerikalılar ve Amerikan kültürü için belki eleştirel boyutta ve tatmin edici olabilir ama bizim için oldukça sıkıcı. Film boyunca süren anlam veremediğimiz ve sıkıcı diyaloglar, filmin az olan aksiyonunu hepten öldürüyor. Burada Amerikan güvenlik güçlerine yapılan eleştirel bakış oldukça başarılı verilmiş. Yönetmen komuta başındaki kişinin psikolojik durumunu yansıtmaya çabalamış ancak filmin tümünde sıkılan izleyici bu mesajı almakta zorlanıyor. Özetle film bize hitap etmeyen, basit kurgulanmış, diyalog ve monologlarla insanı sıkan bir film olmuş.

Hikaye ise şöyle: Yaşları gereği kafaları sürekli cinselliğe çalışan üç liseli arkadaş ilk kez cinsel deneyimde bulunmak için internetten birilerini bulmak için araştırma yaparlar. Ancak bulundukları yere yakın birilerini bulamazlar. Araştırmalarına devam ederken İlanın birinde evlerine yaklaşık bir saat uzaklıkta bir kadının ilanını bulurlar. Babalarından arabalarını alırlar ve yola koyulurlar.

Yolda küçük bir kaza yaparlar ve duran arabaya çarpıp kaçarlar. Arabanın içerisinde ise kasabanın şerifi bir erkekle ilişki yaşamaktadır. Şerif karakola döndüğünde bu arabanın bulunması için emir verir bu şekilde üç ergenin kullandığı araba bulunmaya çalışır. Bu sırada şerifte yaptığı işten dolayı vicdan azabı çekmektedir.

 

Üç kafadar internetteki adres gelirler. Burada bir karavanda kendilerini orta yaşlı bir kadın karşılar. Gençler biraz hayal kırıklığına uğrasalar da bu fırsatı kaçırmak istemezler. Kadın onlara bira ikram eder. Genler biraları içtiğinde ise bayılırlar. Gözlerini açtıklarında, kilise gibi bir yerde bir vaazın ortasında bulurlar kendilerini.

Üç genci tuzağa düşüren bağnaz bir tarikattır. Tarikat bu tutumlarından dolayı onları cezalandırmakta ve cennete gideceklerini düşünmektedirler. Onlara göre Tanrının buyruğu budur. Tabi bu ilk olayları değildir. Daha öncede bu gibi işleri yapmışlardır. Gençlerden biri kaçmaya teşebbüs eder. Bu sırada gençlerin arabasını orada park halinde gören polis memurunu da öldürürler. Hükumet görevlileri tarafından izlenen bu tarikata da girme emri çıkmıştır. Özel birlik tarikatın bulunduğu çiftliğin etrafını sarar.

Gelen direniş karşısında özel tim oraları dağıtmak için emir alır. Ancak içeride çocuklar, hamileler ve rehineler vardır. Buna rağmen özel tim girer. Çatışmanın ortasında sur üflenir. Tarikat üyeleri kıyametin geldiğini düşünerek çatışmayı bırakır ve kalanı tutuklanır. Tabi sonradan öğreniriz ki, bu bir grup gencin tarikata yaptığı oyundur. Ancak öyle bir çatışma anında böyle bir şakaya anlam verebilmiş değilim.

 

Sonuç olarak tarikatın başı yakalanır ve hapsedilir. Film tarikatları eleştirip anlamaya çalışırken, kullanılan şiddetin dozunu da eleştiriyor. Bunu film sonundaki soruşturmada hükumetin bu olaylara tepkisini ve takındığı tavrı da eleştirel bir şekilde görüyoruz. Özetlemek gerekirse, eleştirel boyutu yüksek olmasına rağmen bize hitap etmeyen, anlatım olarak sıkıcı, zaman kaybı denebilecek bir film. Bu arada yine Türkçe isim olarak Şeytan’ın İni‘ni seçenleri tebrik etmek lazım.

Yönetmen – Senaryo: Kevin Smith

Oyuncular:

Michael Angarano
Travis
Deborah Aquila
Bayan Vasquez
Nicholas Braun
Billy-Ray
Ronnie Connell
Randy
Kaylee DeFer
Dana
Joey Figueroa
Route

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0873886/

fikrin nedir?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top
%d blogcu bunu beğendi: