Küçükken dokunduğum nesnelerde hissetiğim…

Küçükken dokunduğum nesnelerde hissetiğim bazı şeyler vardı bilinç altıma yansıyan, hikayelerin bir bütünüyle yoğrulmuş kaosların çıkardığı entelektüel gibi gözüken, daha sonra büyümeye başladıkça insanın kendini kandırmasıyla eşdeğer görüdüğüm küçük boğaz kitleten yalancıklardı bunlar. Kendi dünyamın kapılarını büyük bir hevesle itmeye başladığımın ilk günleridir onlar ve bu noktaya uzanan belirsiz anlamsızlıklar.

Ne olursa olsun insanın ardına her baktığında yaptıklarının aslında bütünüyle yanlışlar kombinasyonunun bir parçası olduğunu görmesi kişisel eleştirilerini acımasızca kendine saplaması belirsiz belirsiz düzenin kaskatı bir biçimde üzerimize çökmesidir. İnsan kişisel betimlemeleri arkasında kendine yer verirken ucubeliğinin dışında başka bir şeyden bahsetmez. Genel olarak bakıldığında insanlar kokuşmaya başlamış bok yığınlarıdır ve bu yığınları elinde küreği olan ve o pis kokulara ve kendi vızıltılarına göğüs gererek tahammül edebilen insanlar yönetir. Bu koku, sineklerin üzerlerinde taşıdıkları bakteriler, yönetici kesim diyebileceğimiz nacizane salt topluluğun az türeyip erken yok olmasına neden olur.

Dahiler beslenirken avlarının üzerinde sürekli kendilerinden bir parça bırakır, bu parça besinin üzerinde küçük, gevşemeler yaratırken, besin kendinden emin zeka katları açılmış bir şekilde vücudunda dolaşan morfinin etkisiyle aptal mutluluğunu üzerlerinde taşırlar. O uyuşturucudan birkere alınmıştır ve bırakmak kemiklerinizin erimesiyle eş değer bir süre gerektirir.

Comments

facebook'ta yorum yazın

fikrin nedir?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.