şehir ne olursa olsun güzel yapan insandır…

Neden bu başlık? Doğma büyüme Bafralı olduğumu bilen bilir lakin Bafra’yı ne kadar sevdiğim ise tartışılacak bir konudur. Bunun sebebini aşağıdaki dört haberle anlayabilirsiniz…

-1-
İlgisizlik, Tarihi Yok Ediyor
Samsun’un Bafra İlçesi Kolay Beldesi Sınırları İçinde Kızılırmak Nehri Üzerinde Bulunan ve Milattan Önce (Mö) 300’lü Yıllarda Yapıldığı Tahmin Edilen Asarkale’yi, İlgisizlik Yok Ediyor. (devamı)
-2-
Kuş Cenneti Kuş Gözlemevi Hayata Geçiyor
Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti’nde Köylülerin Karşı Çıkması Nedeniyle 2 Yıldır Askıya Alınan Kuş Gözlemevi ve Kuleleri Projesi’nin Yeniden Hayata Geçirileceği Bildirildi. (devamı)
-3-
355 Yıllık Tarihi Hamam Restore Edilecek
Samsun’un Bafra İlçesinde, 355 Yıllık Tarihi Özelliği Olduğu Belirtilen Şifa Hamamı’nın Bafra Belediyesi’nce Restore Edileceği Bildirildi. Gazipaşa Mahallesi Ferah Sokak’ta Bulunan Tarihi Şifa Hamamı, 25 Senedir Kullanılmıyor. Yerli ve Yabancı Turistlerin İlgi Odağı Olan Şifa Hamamı’nın Restorasyon Çalışmasının Bafra Belediyesi Tarafından Yapılacağı Belirtildi. (devamı)

-4-

İkiztepe Kazılarıyla Tarih Gün Yüzüne Çıkarılıyor
Samsun’un Bafra İlçesinde, 1974’ten Bu Yana Sürdürülen İkiztepe Kazılarında Birçok Tarihi Eser Gün Yüzüne Çıkarıldı. İkiztepe Köyü Ören Yerindeki Tepe-1 ve Çevresindeki 20 Dönümlük Arazide Yeniden Başlayan Kazıların 8 Hafta Süreceği Belirtildi. (devamı)
Bafra

İlçenin tarihi M.Ö. 5000 yıllarına kadar uzanmaktadır. İkiztepe ören yerinde yapılan araştırmalarda Kalkolitik Döneme (M.Ö. 5000-4000) ait yerleşmelerin izine rastlanmıştır. İkiztepe ören yerinde İ.Ö. 4000 yıllarından İ.Ö. 1700 yıllarına kadar 2300 yıl boyunca sürekli yerleşim yapıldığı anlaşılmıştır. Burada Eski Tunç Çağı (M.Ö. 3000-2000) ve Erken Hitit (M.Ö. 1900-1800) dönemi kültürlerinin izlerinin taşıyan çok sayıda eser ve kalıntı bulunmuştur. M.Ö. 670 yıllarında Paflogonların’da Kızılırmak vadisinde yaşadıkları bilinmektedir.M.Ö. 6. yy’da Lidyalıların eline geçen bölgeyi M.Ö. 546 da Persler istila etmiştir. İkiztepede Helenistik döneme (M.Ö. 330-30) ait bir anıt mezarda bulunmaktadır. Bu bölge M.Ö. 47’de önce Roma, sonrada Bizans egemenliğine girmiştir. 1071 Malazgirt savaşından sonra Selçukluların eline geçen Bafra’ya 1214 yılında Anadolu Selçuklu Hükümdarı İzzettin Keykuvas Türkmen aşiretlerini yerleştirmiştir. 1243’de başlayan Moğol istilaları Selçuklu İmparatorluğunun yıkılması ve Türk beyliklerinin kurulmaya başlamasına neden olmuştur. İşte bu dönemde bölgede küçük bir Selçuklu beyliği olan Bafra Beyliği kurulmuştur. 1460’da ise Bafra Osmanlı hakimiyetine girmiştir. (dahası)

1. haberi ele alırsak, yaklaşık 7 sene öncesinde Turizim ve Kültür Bakanlığı’nın Asarkalesini restore edip civarı turizime açacağı haberi sevindirmişti beni. Ama gelen günlerde hiç bir faaliyet olmadı bu çevre köy halklarının karşı çıkmalarıyla ilişiklendirilebilir elbetteki. Dışarıdan adam gelmesin mantığının açtığı yaralardan biri bu tarihin yavaş yavaş yok olması. Doğa şartlarının ve insan faktörünün yarattığı kale üzeirndeki olumsuz şartları bün be gün yıkıma doğru yol almasına sebebiyet vermekte.

Helenistik (M.Ö. 330-30) yılında inşa edilen kale Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde onarılarak kullanılmış. Biz ise çürümesine yıkılmasına izin veriyoruz.
2. İkinci habere baktığımızda ise belirtildiği gibi iki yıldır askıda olan bir proje. Manyas’tan sonra en çok kuşu barındıran bu kuş cenneti korumaya alınmasına rağmen iyileştirme faliyetleri olmadığından ve insanların coğu zaman kaçak olarak avlanmaları üzerine kuşlar tarafından eski popülerliğini yitirmiş durumda. Sebep ise köy halkının karşı çıkması. Hala ülkeler ve şehirler gelecek yüzyıllar içerisinde turizmden gelir elde edebileceklerini anlayamamış durumdalar. Bunu en iyi kavramış olan şüphesizki Dubayi. Gelecek yıllar içersinde petrolün tükeneceğinin bilincine varan yönetim ve toplum, gelir kaynaklarının tükenmesi endişesiyle deniz ortasına adalar yapıp, bunları turizime açmak için çaba sarfetmekte. Bir ise hala engellmekteyiz…
3. haberde şehrin tam ortasında olan Evliya Çelebi’nin bile kitabında şifa dağıttığını yazan yüzyıllık Şifa Hamamının şu anki halini görseniz içiniz acır. Evsizleirn sarhoşların barına ğı olmuşyıkılmı durumda. 355 yıllık hamam 25 yıldır kullanılmamakta. Belki de acı olan kullanılmaması. Kullanılsaydı eğer bu hale gelmezdi. 20 sene önce veya 10 sene önce bu resterasyon yapılmış olsaydı hem daha az masraf olacak ve bu geçen süre içersinde de getirisi daha fazla olacaktı. Ne yazık, biliyoruz ki büyüklerimiz bizden daha iyi düşünür işlerine karşmıyoruz… Hatta bir ara meydanda buluna tarihi çeşmenin yol geçecek diye kaldırılma söylentileri verdı etrafta. aynı şekilde Bafra Spor binasının önünde bulunan eski çeşme de arabaların çarpması sonucu yıkılmış durumda. Düşünmemek elde değil. Milliyetçiliğiyle öğünen Bafra, tarihine bu şekilde mi sahip çıkıyor?
4. haber güzel bir haber ancak anlayamadığım 1974’ten beri çıkan bu eserlerin nerelere gittiği. Küçük bir müze yapıp bunlar Bafra’da sergilenemiyor mu? Bafra’da doğmuş büyümüş biri olarak etrafımızdaki tarih ve güzellikten yoksun ve bilinçsiz olarak yetiştirildiğimizi söylemek isterim. Tabi ki bunların tümü yatırımla olacak işler ama zaten Bafra zengin kendi yağında kavrılabilen bir ilçe. İstenince çok rahatlıkla para tıplanabiliyor. Hatırlarım, yaklaşık 5 sene boyunca okullarda, camiilerde , çalışanların maaşlarından kesilen parayla büyük bir hastane yapımına başlanmıştı. Temel atıldı kaba inşaat bitti ama yaklaşık 10 yıldır hala anyı şekilde beklemekte… Yoo yanlış söyledim aynı şekilde değl çünkü çürümekte. Şimdi yeni bir kararla tekrar yapılmaya niyetlenmiş…
Başka ne diyebilirim ki yazacak çok şey var. Yazacakta değil kusacak… İnsanlar mafyacılık oynayacaklarına toplumculuk, kültürcülük oynasalar iş buraya gelmeyecek, çok istedikleri il olma seviyesine yükselebileceklerdi… Afferin siz kaçırın elinizdekileri… Neyzen’e de sahip çık(a)madıktan sonra, söyledikleri üzeirne diğecek başka söz yoktur…

Comments

facebook'ta yorum yazın

fikrin nedir?