msn muhabbeti

Msn’de bazı konuşmaları kaydederim, bilgisayara format atma evresindeyim şimdi iste yedekleri alırken bu konuşmalardan biri gözüme çarptı… bu ne standart bir haldir anlamadım… 2006 yılına ait bir konuşma, buyurun..

D.T: Deniz



(intihar girişimleri modu) kisiseldepresyonanlari.blogspot.com (22:16):
naber bu arada
D.T. (22:17):
aşığım
(intihar girişimleri modu) kisiseldepresyonanlari.blogspot.com (22:17):
sanırım bende
D.T. (22:22):
ne zamandır aşksın
(intihar girişimleri modu) kisiseldepresyonanlari.blogspot.com (22:22):
10 senedir bir şeyler yapmaya çalışıyorum ve bunlar hep giz dökümcü kimliğimle ortaya çıkıyor ve on senenin sonucu bir hiç. etrafıma bakıyorum bi zamanlar bir şeyler öğrettiğim oncu olduğum insanlar bi yerlerde yanlış yaptığım nedir yada yapamadığım. bir suru sorgu etrafımı saran.
bu içlenme belki de kendimi aşk olgusuna kaplama fikri bu elimde olan düşüncelerin açığa çıkmasını sağlıyor. hayatıma dair hiçbir şeyden emin değilim. ne yapıyorum nerdeyim yada nasılım1 aydır biliyorum onu ama tanımıyorum dün ona bakamadığımı hissettim ve bir aydır da bakamıyordum, sonra bir acaba olgusu belirdi aklımda. acaba… hala acabaların kıyılarında geziniyorum ama dengesizlik tepkisizlik ve kendimi aşağılama içimdeki olan bitene dur diyor.
yada düşünüyorum her şey bana dur diyor…
D.T. (22:26):
kime aşık olduğunu bilmiyor musun
(intihar girişimleri modu) kisiseldepresyonanlari.blogspot.com (22:27):
biliyorum elbet ama emin değilim. aslında emin olmak istemiyorum hayatımın süre gelen karşılıksız aşklarına onu da alet etmek istemiyorum sanırım

D.T. (22:28):
seni anlıyorum, aynı benzer hisleri bende hissettim, bir süre kendimi durdurdum gidişata bıraktım ama her şeyin farkındalığı beni gidişatın içinde sürüklenmekten men etti, bende bu gün açıldım, haber bekliyorum
(intihar girişimleri modu) kisiseldepresyonanlari.blogspot.com (22:31):
her şeyin farkındacılığı seni ne kadar dışavurumculuğa itiyorsa beni de o kadar içe itiyor… sonucunu biliyorum, bu alışılagelmiş korkuların belki de üzerime çöreklenmesi lakin gerçek bu… koskoca bir negatiflik kendimi hiçbir şeye odaklayamıyorum her şey yabancı her şey uzak, sanki çok usta bir filmin alakasız karakteri gibiyim.. ne yazılı senaryoya uyabiliyorum ne de rol yapabiliyorum ufak olsa bile..
D.T. (22:38):
olumsuz tarafından bakarsan her şey daha da kötüye doğru gider bazen dublör dublörü olmak bile iyidir bazen sen senaryonun baş karakterisindir farkında olmazsın, tüm nedenleri dışta yada içte arama her şeyin birazda kimyayla ilgisi var. beyin kimyası sürekli değişken ve koşullandırırmış bir halde. benim şuanda gözlerim kör olmuş bir halde aşktan kendimi kontrol edemiyorum
(intihar girişimleri modu) kisiseldepresyonanlari.blogspot.com (22:41):
hım kıyaslayamayacağım kendimi senle her şeyde olduğu gibi benim kimyamda bozuk sanırım ardıma baktığımda hep bozukluklar teselliler ve kaos, ama nereye kadar? bu son çöküş son kaos diyorum hep ve sürekli kendimi kandırdığımı bile bile aklıma mıhlıyorum. Belki de ölüm yakınken her şey yoluna girecek hayatımda.
ilk filizlenmesi sonuç olarak yazılacak son satıra
D.T. (22:45):
aşktan çok depresyonda gibisin. aşk olduğun kişiyi tanı bence. tanış, anlamaya çalış onun gibi biriyle tekrar karşılaşabilirsinde
(intihar girişimleri modu) kisiseldepresyonanlari.blogspot.com (22:49):
üc yılda bir yaşadığım hayatımın tekrarı. bu kurguyu aşamadım yani yerine
bir yenisi çıksa da olacak yine aynı şey kaçınılmaz son varolan bir yalnızlık
kahroluş…

Comments

facebook'ta yorum yazın

fikrin nedir?