küllerim

tabaktakiler. izmaritlerin dansına eşlik ediyor… artık içemiyorum. günlerdir beklettiğim tablanın kokusu sinmiş odama. midem bulanmaya başladıkça birazdaha bakıyorum. cadıların külleri serpilmiş, ağır kokunun içerisende kara büyü tütsüsü. düşünüyorum yakınlarda bir yerde eskilerden yadigar jiletim… üstünde paslanmaz yazmış görüyorum… külleirmin rengi. izmaritin sarısı paslarla kaplı… şuursuzca içime çekiyorum. yıllardır içtiğim küller içimde çırpınıyor. acı bira tatıyla. tost makinamın ağzı açık bu kez beynimi pişirmek için kıgınca bekliyor… bıçak ince ince domates doğramakta… bir el mutfaktan mayoneze uzanıyor. bu ben miyim? kelimeler dökülürken aynaya bakıyorum… sessiz bir çığlık beni karşılıyor, sakallarım uzamış, dişleirm sararmış. insanlığa yani bir adım atmalıyım… yüzüm kanıyor… külleri çocukluğumun tabaklarında dans ediyor… izmaritler… derin bir nefesle çekiyor beni… tutunmak için bilgisayarıma sarılıyorum. onu da almaya çalışıyor… yıllar geçiyor. musluktan damlayan sularla boğuluyorum… gördüklerim… ellerim gözlerim büyüyor… odam kırmızı… bireden canlanıyor… çekiliyorum… tabaklarım 80’lerden kalma… bir uzay gemisi gibi ışıklı… içinde kül adamlar… çekiyorlar beni…
yakalayın..
küllerim…

Comments

facebook'ta yorum yazın

küllerim” üzerine 2 düşünce

  1. noreply@blogger.com (Fatoş)

    hayır, bugun olmaz, bugun gülmelisin, o ablayı yıkayıp kurulamalı, sigara paketini bir başka hüzüde görüşmek üzere diyerek saklamalısın.
    Bugun gülmelisin, neden mi?

    …..

    Cevapla

fikrin nedir?