NPN (taslak)

Günün birinde sonunun ne olduğu bilinmeyen bir adamın karalamaları ki bu kişi bensem sadece farelere yemek olabilir.

Benim bile zorlukla insan sesini ayırt edebildiğim uzun dalga radyoda ibreyi bir kanala sabitlemiş pür dikkat, sürekli şikayet ettiği kulağıyla, cızırtılar arasında söylenen kelimeleri yakalamaya çalışıyordu. Şikayet ederken hep“insan insanlığını bilmeli bazen” derdi ve her şikayetinin ardından bu cümleyi söylediğini şimdi idrak edebiliyorum.

Cızırtılar arasında algılayabildiğim son kelime “müdafaamız”dı. Sonra yayın iyice parazitlendi. Kendi kulaklarını da rahatsız etmiş olmalı ki radyonun sesini kıstı. Elimdeki gazetenin üzerinden hareketlerini izliyordum. Amacım elbette ki onu kontrol etmek değil ama bazen düşüp kendini yaralayacağından korkuyordum. Biliyorum acıma duygusunun içime yer ettiği anlardı bunlar… Ve kalacağının.

“Bana bak” diye seslendi. Her ne kadar gözlerimi kaçamak bakışlarla ona çevirsem de, sözlerini duymamazlıktan geldim. Kendimi gazetenin içine biraz daha gömdüm. Burun buruna geldiğim cümleyi okumak zorunda kaldım… “İçlerinden biri daha gitti.” Bir kez daha sesini yükselterek seslendi. “Bana bak!” Hatırlıyorum da hiçbir zaman adımla seslenmemişti bana. Ona göre isimlendirilmeyi hak edecek bir şey yapmamıştım henüz…


devam edecek…

Comments

facebook'ta yorum yazın

fikrin nedir?