NPN (Taslak)

İşte o kadın. Barın köşesinde oturan. Gözlerimi alamadığım. Bana yaklaşıyor… Etraf sessizleşiyor… Bir sessizlik, bir karanlık…

Dört yirmi beşti. Bedenimin bir boşluğa düşüşünün eşiğinde olduğunu biliyordum. Oda kapkaranlıktı, bunu kendimi toparladıktan sonra anlayabilmiştim. Ani bir hareketle gözlerimi bile açmadan kendimi yatağın diğer ucuna savurdum. Bedenimin bu anlık hareketi, kendi çevresinde iki tur atmasına neden oldu. Sol omzumda duvarın soğukluğunu hissettim. Sırtımdaki ter damlaları yatağa doğru süzülüyordu. Kulağıma uzaktan gelen müzik sesi birden ürpermeme neden oldu; sanki yarıda bıraktığım rüyanın devamını yaşıyormuşum gibi.

Kendimi toparladım. Müzik giderek yaklaşıyordu, ben ise sabit, tutulmuş bir vaziyette hareketsiz yatıyordum. Oda yavaşça aydınlanmaya başladı. Öncelikle gözüme ilişen duvardaki lamba oldu. Sonra birer birer, çalışma masam, üzerinde duran kalemliğim, kitaplarım bütün ayrıntısıyla görünmeye başladı. Birden içimde bir ürperti hissettim, vücudumdaki tüyle havalandı, bir titreme sırtımdan başlayarak bütün vücudu mu sardı. Bir karartının odamın içersinde dolaştığına yemin edebilirim. Müzik yavaşça azalıyordu yada şu anada mekandan soyutlanıp kaskatı kesilmiş bedenim müziği işitemiyordu. Beynimdeki düşüncelerin hiç birisini yakalamıyordum. Sanki binlerce insan beynimin içersine girmiş her biri ayrı telden konuşuyordu. Biri “geçti” dedi, diğeri “bu sırrımızı anlayabileceğini sanmıyorum” diye cevap verdi. Müzik iyice hafiflemişti. Netliğini kaybediyor, arada şu eski radyo gibi parazitleniyordu.

Radyo…

devam edecek…

Comments

facebook'ta yorum yazın

NPN (Taslak)” üzerine 3 düşünce

fikrin nedir?