POLİTİKA BİLİMİNE GİRİŞ (Münci Kapani) (1)

POLİTİKA BİLİMİNE GİRİŞ
<p class="MsoNormal" style="text-align: center;" align="center"><b style=""><o:p> </o:p>Mücni Kapani<o:p></o:p></b></p>    <p class="MsoNormal" style="text-align: center;" align="center"><b style="">BİRİNCİ BÖLÜM<o:p></o:p></b></p>    <p class="MsoNormal" style="text-align: center;" align="center"><b style=""><o:p> </o:p>GİRİŞ<o:p></o:p></b></p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;"><b style="">POLİTİKANIN ANLAMI VE NİTELİKLERİ<o:p></o:p></b></p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;">Politika toplumda yaşayan insanlar arsında bir çatışma, bir mücadele ve kavgadır.</p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;">Duverger’ye politika gerçekte hem bir çatışma ve iktidar kavgasıdır, hem de toplumun bütün üyelerinin yaratma bir düzen yaratma aracıdır.</p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;">Evrensellik ve süreklilik.</p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;">Politikanın özü toplumdaki değerlerin dağıtımı ile ilgili bir görüş ve çıkar çatışması, bir iktidar mücadelesidir.</p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;">Politika sadece bir çatışma değil, fakat aynı zamanda bir uzlaşma’dır. <<belli bir="" toplumda="" ma="" halinde="" olan="" n="" faaliyeti="">></belli></p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;">Siyasal iktidara itaat, onun doğruluğu ve haklılığı, başka değişle “meşruluğu” hakkında beslenen inançla orantılıdır.</p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;">Raymond Aron’un “iktidar kavgası”</p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;"><b style="">POLİTİKA BİLİMİ<o:p></o:p></b></p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;"><b style="">Klasik Politika Biliminin Gelişim Çizgisi<o:p></o:p></b></p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;">Aristo, politika başlığını taşıyan ünlü eserinde; politikayı üstün bilim olarak nitelendiriyordu.</p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;"><b style="">Yeni Politika Biliminin Doğuşu<o:p></o:p></b></p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;">Apriori muhakeme tarzına dayanan tümdengelim (deductive) metod, siyasal olayların açıklanması yönünden elverişli olamazdı.</p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;"><b style="">Politika Biliminin Konusu<o:p></o:p></b></p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;">“Amprik bir disiplin olarak siyasal bilimi iktidara biçim verilmesinin ve iktidarın paylaştırılmasının incelenmesidir.</p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;">David Easton yeni bir formülle politikayı “bir toplumda değerlerin otoriteye dayanılarak bölüştürülmesi”</p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;"><b style="">Politika Biliminin “Bilimselliği” Sorunu Ve Bugünkü Gelişme Düzeyi<o:p></o:p></b></p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;">Deavid Easton ve Gabriel Almond’un “genel sistem teorisi”; “girdiler” (inputs) “çıktılar” (outputs) </p>    <p class="MsoNormal" style="text-align: center; text-indent: 27pt;" align="center"><o:p> </o:p>

İKİNCİ BÖLÜM

POLİTİKA BİLİMİ AÇISIDAN DEVLET

DEVLET KAVRAMI, BU KAVRAM ÜZERİNDEKİ DEĞİŞİK ANLAYIŞLAR

Bazı düşünürlere göre devlet “bir sınıfın diğer sınıfları egemenliği bulundurduğu bir örgütlenmedir. Marksistlerin görüşü devleti sosyal değerler piramidinin zirvesinde. Hegel onu nerdeyse bir yeryüzü Tanrısı yapar.

Fransız kamu hukuku doktrininin “devlet, milletin hukuki kişilik kazanmış şeklidir.”

Devletin a) ülke, b) insan topluluğu, c) iktidar olmak üzere üç ana unsuru.

SOYUT BİR KAVRAM OLARAK DEVLET

Devlet fikrinin oluşturulması, iktidarın kişisellikten sıyrılıp kurumsallaşmaya geçişini belirler.

DEVLETİN KÖKENİ VE DOĞUŞU SORUNU

Locke’un ve Rousseau’nun siyasal teorileri, “devletin temellerini toplumsal sözleşmeye dayandıran görüşler.”

Bugünkü anlamı ve bugünkü unsurlarıyla devlet yeni bir kuruluştur ve bu kuruluş ancak on beşinci ve on altıncı yüzyıllara içinde ortaya çıkmıştır.

“Devlet” kelimesinin batı dillerindeki karşılığının on altıncı yüzyıla rastlar.

DEVLETİN KİŞİLİĞİNİN SORUNU

Devletin devamlılığının sağlanması modern devletin tüzel kişiliği kavramını geliştirdi.

POLİTİKA BİLİMİ AÇISINDAN DEVLET

Devlet “kurumlar kurumu”. Devlet, siyasal faaliyetlerin genel çerçevesini ve kadrosunu oluşturur.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

POLİTİKA BİLİMİNİN TEMEL KAVRAMI: SİYASAL İKTİDAR

SİYASAL İKTİDARIN BELİRLENMESİ

Genel Olarak İktidar Kavramı (Sosyal İktidar)

Bertrand Russel’e göre, fizik biliminde enerji kavramı ne ise, sosyal bilimlerde iktidar kavramı da odur.

İktidarı en geniş anlamıyla sosyal iktidar olarak alan bu tutumun savunucularının politika bilimini giderek bir “kratoloji” (iktidar bilimi) haline getirdikleri söylenebilir.

Siyasal İktidarın Nitelikleri

Siyasal iktidar kapsam bakımından çok daha geniş bir alanı –bütün ülkeyi- kaplar.

Siyasal iktidarla toplumdaki diğer iktidar türleri arasında hiyerarşik bir ilişki vardır. Siyasal iktidar en üstün iktidardır. Kendi iradesini başkalarına kabul ettirme, onların davranışlarını kontrol etme ve son sözü söyleme yetkisini elinde tutar.

Maddi kuvvet ve sor kullanma tekelini.

İktidar= Kuvvet+Rıza’dır diyebiliriz.

Siyasal İktidar ve Otorite

Otorite “meşru iktidar” demektir.

SİYASAL İKTİDAR VE EGEMENLİK

Egemenlik Kavramının ve Klasik Egemenlik Teorisinin Ortaya Çıkışı

Egemenlik kavramının ilk defa olarak sistemleştirerek belirli bir teori haline getiren Jean Bodin’dir. “Bütün vatandaşlar ve tebaa üzerinde kanunla kısıtlanmayan en üstün iktidar” Bodin’e göre, sınırsız ve mutlak bir iktidardır. Egemenlik aynı zamanda tektir, bölünemez ve devredilemez.

Huntington’un da

Dış egemenlik ve iç egemenlik devletler arası statülerin eşitlik statüsüne.

Klasik Egemenlik Kavramı Günümüzde Geçerli midir?

Tarihsel açından, egemenlik kavramı feodal düzen yerine yalnız merkeziyetçi devlet şeklinin ortaya çıkışına yol açmakla kalmayıp, aynı zamanda mutlakıyetçi monarşinin kuruluşunda da önemli rol oynamıştır.

Federal devlet problemidir.

Egemenlik teorisinin, kuvvetler ayrılığı ilkesiyle bağdaşmazlık ve çelişme gösterdiğine.

Korucu İktidarın “Egemen” İktidar Olarak Sosyo-politik Açıdan

Değerlendirilmesi

Kurucu iktidar da boşlukta değil, fakat sosyal bir çevre içinde faaliyet gösterir.

Kurucu iktidarın belli bir dönemde meydana getirdiği temel yasa, toplumdaki temel güçler dengesini yansıtan.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

SİYASAL İKTİDARIN MEŞRULUK TEMELİ

İktidarı ellerinde bulunduranlar daime halkı yalnız emretme ve yönetme hakkına sahip olduklarını inandırmaya çalışmışlardır. Meşru bir iktidar olur.

KLASİK (GELENEKSEL) MEŞRULUK TEORİLERİ

Teokratik Teoriler

Sosyal iktidarı

n meşruluk temeli önceleri gökyüzünde, Tanrıda ve kutsal kaynaklarda aranmıştır.

Mutlak monarşiler devrinde ve teokratik rejimlerde yaygın olan tanrısal ve dinsel meşruluk kaynağının zamanımızda artık geçerliliğini kaybetmiş olduğuna şüphe yoktur.

Demokratik Teoriler

Milli Egemenlik Teorisi

Egemenlik, bu “milli irade”de ifadesini bulur ve onun tarafından seçilen temsilciler vasıtasıyla kullanılır.

Halk Egemenliği Teorisi

Halk egemenliği teorisinde oy kullanmanın bir hak, milli egemenlik teorilerinde bunun bir fonksiyon bit yetki sayılmasıdır.

Milli egemenlik teorisinin temsilcilere ihtiyacı vardır. Temsili sisteme götürür. Halk egemenliğinde ise, temsili sisteme , referandum, halk oylaması, plebisit gibi yarı-doğrudan doğruya demokrasi.

Klasik Meşruluk Teorilerinin Eleştirisi

“Milli iradenin temsilcisi” olarak “her şeyi yapabilecekleri” sanısına 1950-1960 dönem,inde Demokrat Parti iktidarımım tutumu.

Seçimler sonunda beliren ne milli irade, ne genel irade, ne de halk iradesidir. sadece seçimde oy kullanmış olan seçmen çoğunluğunun siyasal tercihidir.

Milli egemenlik teorisi de Fransa’da doğmuş ve yerleşmiş, formülle ifade edilmek istenen şey, aslında siyasal iktidarın kaynağının halkta olduğunu belirtmekten.

MEŞRULUK PROBLEMİNİN SOSYO-POLİTİK AÇIDAN İNCELENMESİ

Meşruluk ve Yasallık (Kanunilik) Kavramlarının Ayrılması

Yasal bir yönetim, pozitif hukuka, yürürlükteki hukuk kurallarına uygun olan, pozitif hukuka uygun olan “yasal” bir yönetim, sosyolojik ve politik açıdan her zaman “meşru” olmayabilir.

Meşruluğun Objektif Kriterlerini Bulmada Güçlük

Meşruluk, somut şartlar çerçevesi içinde, zamana ve mekana göre değişen bir kavram olarak ortaya çıkar.

Siyasal Açıdan Meşruluğun Önemi

Kuvvet kullanma ve meşruluk birbirleriyle ters orantılıdır.

SİYASAL İKTİDARIN (OTORİTENİN) MEŞRULUK TEMELİNE GÖRE SINIFLANDIRILMASI

Max Weber’in Meşru İktidar (Otorite) Tipolojisi

Geleneksel Otorite: Patriarkal, feodal ve monarşik otoriteler, geleneksel otorite tipinin başlıca örnekleri. “en yaygın ve ilkel”

Hukuki (Yasal-Akıcı): Siyasal iktidarı kullananlar yönetme güçlerini rasyonel (akılcı) ve herkes için bağlayıcı nitelikte kurallardan alıyorlarsa. Modern çağda.

Karizmatik Otorite: Hataya kaldığı sürece kişisel otorite geçerlidir.

Yeni Bir Tipoloji Denemesi: David Easton’un Sınıflandırması

Easton’a göre meşruluk şu üç kaynak:

İdeolojik Kaynak

Yapısal (Strüktürel) Kaynak

Meşruluk Kaynağı Olarak Liderlerin Kişisel Nitelikleri

BEŞİNCİ BÖLÜM

<p class="MsoNormal" style="text-align: center; text-indent: 27pt;" align="center"><b style=""><o:p> </o:p>SOSYAL TABAKALAŞMA VE SİYASAL İKTİDAR<o:p></o:p></b></p>    <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;"><b style="">MARXİST SINIF ANLAYIŞI<o:p></o:p></b></p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;">Sınıf kavramı Marxist doktrinin en önemli kavramlarından biri, belki de onun temel direğidir.</p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;">Geçimini sağlamak için emeğini satmak zorunda olan sınıfın adı proletaryadır.</p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;">Kapitalist toplumda burjuvazi ile proletaryadır. Marx: Sosyo-ekonomik gelişme zamana toplumu iki ana sınıfın kutuplaşmasına doğru götürecektir. Kutuplaşma tezi.</p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;">Hakim sınıf. Kapitalist toplumda hakim sınıf burjuvazidir.</p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;"><b style="">SOSYAL TABAKALAŞMANIN BOYUTLARI: SINIF VE STATÜ<o:p></o:p></b></p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;">Weber, sınıf ve statü. Statü, kişinin toplumda saygı, itibar ve prestij bakımından sağladığı yeri ifade eder. Sosyal sınıflar içinde, statü gruplarının yer aldıkları görülür.</p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;"><b style="">SOSYAL SINIFLARIN KESİN BELİRLENİŞLERİNİ GÜÇLEŞTİREN FAKTÖRLER<o:p></o:p></b></p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;">Sosyal sınıflar arasında az çok bir hareketlilik<span style="">  </span>“sosyal akıcılık”</p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;"><b style="">SINIF VE İKTİDAR İLİŞKİSİ: MARXİST TEORİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<o:p></o:p></b></p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;">Marx, burjuvazi ile proletarya arasındaki uçurumun gittikçe büyüyeceğini, orta sınıfların zamanla eriyip yok olacağını (bunların büyük kısmının proleterleşeceğini) ve böylece kapitalist toplumların tam bir sınıf kutuplaşmasına doğru gidileceğini ileri sürmüştür.</p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;">Ortodoks Marx’çıların yaptıkları gibi bu teorinin on dokuzuncu yüzyıldan bu yana evrensel değerlerin hiçbir şey kaybetmediği.</p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;">Marxist teorinin siyasal tahlile katkısı, ekonomik, temele dayanan sınıf faktörünün iktidar ilişkilerindeki önemini belirlemek olmuştur.</p>    <p class="MsoNormal" style="text-align:

center; text-indent: 27pt;” align=”center”>
ALTINCI AYRIM


POLİTİKANIN YÖNETENLER VE YÖNETİLENLER AYRIMINA DAYANDIRILMASI:

ELİTLER (SEÇKİNLER) VE KİTLELER

<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;"><b style=""><o:p> </o:p>

KLASİK ELİT TEORİLERİ

Toplumu yöneten daima küçük bir azınlık oluştur.siyasal rejimlerine oligarşik bir yapıya sahiptirler.

Toplumun küçük ve seçkin bir azınlık tarafından yönetildiği –ve yönetilmesi de gerektiği- . Platon “elit teoriler” . Gaetano Mosca, Vilfredo Parento

Mosca ve “Yönetici Sınıf”

Mosca, yukarıda belrtilen elit ve kitle ayrımını ilk defa sistemleştiren. Toplumlar “yönetici sınıf” ve “yönetilen sınıf”

Küçük bir azınlık –nasıl olurda çoğunluğu her zaman kendi yönetimi altında tutabilir? Azınlığın örgütlenmiş olamasında.

Marx’ın “hakim sınıf” Mosca’nın “yönetici sınıf”

Hakim sınıf, üretim araçlarını elinde tutan ekonomik güce sahip olduğu içinde aynı zamanda siyasal iktidara hakim olan sınıftır. Mosca’nın yönetici sınıfı oluşturması ise (servet), (soy, ırk, aile, eğitim entelektüel veya askeri başarı vs. gibi)

Pareto: Siyasal (Yönetici) Elit

Elit (seçkinler) terimini siyasal bilime ilk sokanlardan biri İtalyan sosyologu Vilfredo Pareto olmuştur.

Bütün toplumların, a) elit b) elit olmayan

a) yönetici elit b) yönetici olmayan elit

“aristoktasi”

yönetici elit, “iç grup” “dış grup”

Klasik Elitizmin Eleştirisi

Marxist sosyalizmin karşısına çıkmışlardır.

YENİ ELİT TEORİLERİ

Demokratik Elitizm

Demokrasiyi özünde bir halk yönetimi olarak değil de, yönetici kadrolar (siyasal elit grupları) arasında bir yarışma, Avusturyalı iktisatçı ve sosyal bilimci Joseph Schumpeter demokrasiyi “halk tarafından onaylanan yönetim”.

Sartori’ye göre demokrasi, işletilmesi son derece güç bir rejimdir. Bu rejimin tozlaşması, demagojiye ve çoğunluğun hemonyasına dönüşmesi, ancak seçkin liderlerin, üstün yeteneklere sahip siyasal elit guruplarının ortaya çıkması ile önlenebilir.

Yeni-elitçi düşünürler; Raymond Aron. Batı tipi özgürlükçü demokrasi “halk demokrasisi”, birer oligarşi. Kalabalık ve karmaşık (kompleks) modern toplumlarda belki halk için yönetim olabilir, fakat halk tarafından yönetim olamaz.

Aron’a göre bu fark, (Sovyet tipi rejimde) tek ve birleşmiş bir elitin, (Batı tipi çoğulcı rejimde) elit grupların sayıca çok ve bölünmüş olmasından.

Demokratik elit teorilerinin ortak noktalarını; Yönetici azınlık “açık” bir nitelik taşır. Elit Grupları bir yarışma. Seçilmek. Halk karşısında sorumludur. Dahl ve Sartori gibi bazı siyasal bilimciler, modern demokrasileri “seçilmiş elit polyarchy”leri olarak

Değişik Bir Noe-elit Görüşü: İktidar Eliti

İktidar eliti, Miills’e göre toplumda “stratejik kumanda mevkilerini” işgal edenler. Üç ayrı grup vardır: siyasal liderler, askeri liderler, büyük şirketlerin yöneticileri

MARXİST DÜŞÜNCE VE SİSTEMDE ELİT KAVRAMI

Marxist düşünürler genellikle elit teorilerine “burjuva ideolojisi”

Lenin’in Komünist Partisine “elit örgütü olarak tanımış olduğu öncülük rolü, ihtilal sonunda parti’nin iktidarı ele geçirmesinden sonra da devam etmiş ve devlet yapısı içinde resmen yer alarak konumlaşmıştır.

<p class="MsoNormal" style="text-align: center; text-indent: 27pt;" align="center"><o:p> </o:p><b style="">YEDİNCİ BÖLÜM<o:p></o:p></b></p>    <p class="MsoNormal" style="text-align: center; text-indent: 27pt;" align="center"><b style=""><o:p> </o:p>SİYASAL KATILMA<o:p></o:p></b></p>    <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;"><b style=""><o:p> </o:p>KAVRAMIN AÇIKLANMASI VE KATILMANIN BOYUTLARI<o:p></o:p></b></p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;">Robert Dahl, siyasal katılmanın boyutlarını: a) ilgi, b) önemseme c) eylem olarak sıralıyor. </p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;"><b style="">SİYASAL KATILMADA FARKLI DAVRANIŞLAR<o:p></o:p></b></p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;">“Siyasal etnik duygusu”nun zayıf ya da güçlü oluşuna göre siyasal katılma da düşmekte veya artmaktadır.</p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;">Dahl, siyasal katılma açısından toplumu dört gruba ayırır: a) siyasal olmayan tabaka b) siyasal tabaka c) iktidar peşinde koşanlar d) iktidar sahipleri</p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;">Ekonomik bakımdan gelişmiş demokratik ülkelerde halk kitleleri gittikçe siyasetten uzaklaşmaktadırlar. Ciddi bir siyasal katılma krizi.</p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;"><b style="">POLİTİKADAN UZAKLAŞMA (DEPOLİTİZASYON) OLAYI KARŞISINDA MIYIZ?<o:p></o:p></b></p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;">Anafikir insanlar daha iyi yaşama şartlarına kavuştukça ve refaha doğru yaklaştıkça politikadan<span style="">  </span>uzaklaşmaktadırlar.</p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;">Siyasal katılmada bir azalma değil, fakat yollarında ve stilinde bir değişme söz konusu.</p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;"><b style="">SİYASAL REJİMLER VE SİYASAK KATILMA<o:p></o:p></b></p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;"><b style="">Totaliter Sistemlerde Siyasal Katılma<o:p></o:p></b></p>  <p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;">Çoğulcu demokrasilerde vatandaşların yöneticileri seçme ve siyasal kararları etkileme yolu olarak kabul edilen katılma, totaliter rejimlerde bir “toplumsal bütünleşme” aracı olarak benimsenmektedir.</p><p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27pt;"><span id="

ctl00_centerContentPlaceHolder_lblOzellikler”>

Dili: Türkçe Orjinal Dili: Türkçe ISBN: 975-494-000-2 En x Boy: 13 cm. x 19 cm. Cilt: Ciltsiz Kağıt: 2. Hamur Sayfa Adedi: 232 Basım Yeri: Ankara Basım Tarihi: 2001

Comments

facebook'ta yorum yazın

fikrin nedir?