uzaylılar cidden var….

aşağıdaki haberi az önce hürriyet’in sayfalarında okudum. ne ylan söyleyeyim bu olaylar beni türban meselesinden daha çok ilgilendiriyor. herkes gelecek planları yapsın dursun gari, nasıl olsa uzaylılar gelince bütün planlar yatacak. ne orta doğusu ne de enerji savaşları kalacak… bu günler yakındır 🙂
anlamadığım şey o kadar geniş düşünen okumuş etmiş bilim adamları neden hala canlı yaşaması için suyun olması gerektiğini düşünüyorlar anlamış değilim. neyse iki haber ard arda…

Uzayda hayat belirtisi

Satürn’ün iç uydusu “kartopu” Enceladus’ta hayatın öz kaynağı su bulunduğuna dair gözlemlerin giderek kuvvetleniyor. Max Planck Enstitüsü’nden yapılan açıklamada, uyduda “O” derece sıcaklığın hem don, hem erime, hem buharlaşma için kritik değer taşıdığı belirtildi.

Almanya’nın güneybatısında Baden-Württemberg eyaleti Heidelberg kentindeki Max Planck fen bilimleri araştırma kurumundan astrofizikçi Sascha Kempf, Reuters ajansına demecinde, Enceladus’ta mevcut olabilen “O” derece sıcaklığın hem don, hem erime, hem buharlaşma için kritik değer taşıdığını, bu yüzden Satürn’ün uydusundan yükselen buhar bulutunun görülebileceğini, bunun yakından değerlendirileceğini anlattı.

MARTTA 50 KM YAKLAŞACAK

Avrupa Uzay Kurumu (ESA) ile ABD‘nin Ulusal Havacılık-Uzay Dairesi NASA’nın ortak programı “tek seferlik en pahalı projesi olan 3 milyar 600 milyon dolarlık” Cassini uydusu, mart ayında Enceladus’un 50 km yakınından geçecek. Bu olağanüstü yakınlaşma sayesinde fizikçiler ve kimya uzmanları, Enceladus’un “püskürttüğü ancak kütle çekiminden yüzeye yakın kalan” bulutu daha iyi anlayacak ve su kanıtı için daha derin saptamalarda bulunabilecek.

İngiliz gökbilimci William Herschel, Enceladus’u 1789’daki gözlemlerinde buldu. Kütlesi Dünya’nınkinden 95 kat, hacmi 750 kat büyük olan Satürn’nün minik uydusu Enceladus, sadece 499 km çapında. Satürn’ün 47 ayı (uydusu), 7 adet de dev çevre halkası bulunuyor.

SU OLABİLİR DENİLMİŞTİ

NASA, iki yıl önceki açıklamasında Enceladus’ta su bulunabileceğini açıklamıştı. Güneş Sistemi’nde Mars, Jüpiter’in uydusu Europa ve Enceladus “doğrudan su kanıtı” taşıyan üç gökcismi. NASA’nın iki yıl önceki açıklamasında, “Cassini, Enceladus’ta, ABD‘nin Wyoming, Montana, İdaho eyaletlerini kapsayan Yellowstone Milli Parkı’ndakilere benzeyen gayzerler bulunduğunu gösteren işaretler tespit etti” demişti. Cassini seferinden sorumlu bilim adamlarından Carolyn Porco, “Böylesine küçük ve soğuk bir gökcisminde sıvı halde su bulunduğunu gösteren delillere sahip olduğumuzu sanıyorum” dedi ve suyun varlığının, bu esrarengiz ayla ilgili soruları artırdığını belirtti.

AY VE GEZEGEN BİLİMLERİ KONFERANSI

Cassini, 1997’de fırlatıldıktan sonra 2004 yılının temmuzunda Satürn’ün yörüngesine girmişti. Cassini, halen Satürn’ü 4 yıl daha gözlemleme gücüne sahip. Enceladus’un milyarlarca yıl önce oluşumundan hemen sonra içindeki radyoaktif bozulmadan kaynaklanan ısının, bugün yüzeyinden fışkıran gayzerlerin nedeni olabileceği ve bunun da yaşam için gerekli ortamı sağlayabileceği görüşü geçen yıl da ortaya atıldı.

ABD‘nin Texas eyaletinde her yıl düzenlenen Ay ve Gezegen Bilimleri Konferansında dün sunulan bildiride, Cassini uzay aracının gönderdiği ve Enceladus’un sıcak bir bölgesinden çıkan gayzer benzeri oluşumu gösteren ilginç fotoğrafların incelendiği belirtilerek, araştırma sonucunun, yüzey sıcaklığı eksi 201 santigrat derece civarında olan Satürn’ün ayının iç kısmında ilkel yaşam için uygun ortam olabileceğini gösterdiği kaydedildi.

Bilim adamları, yeni geliştirdikleri bir modelle Enceladus’un içindeki ısının, eskiden meydana gelen bir radyoaktif bozulmadan kaynaklandığını ve bunun da Satürn’ün ayının sıcak güney yarıküresindeki su buharı bulutu ve periyodik buz kristali rüzgarlarının açıklaması olabileceğini belirtti.

Icarus gökbilim dergisinde yayımlanmış kurama göre, Enceladus 4,5 milyar yıl önce alüminyum ve demir radyoaktif izotopları içeren kaya ve buz karışımı olarak oluştu. Birkaç milyon yıl sonraki dönemde, iki radyoaktif elementin hızlı şekilde bozulması merkezdeki kayalık çekirdeğin mantodaki buz örtüsüne yaklaşmasıyla sonuçlanan sıcak patlamasına yol açtı. Zamanla çekirdekteki bozulmadan geriye kalanlar da Enceladus’un içinde eridi.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/8188386.asp?gid=229&sz=36252

Uzaylılar, dünyayı istila edebilir’


Alpaslan DÜVEN/ LONDRA, (DHA)


Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), ünlü Beatles grubunun şarkılarını uzay boşluğundaki Polaris’e (Kuzey Yıldızı) doğru saçmayı planlarken bilim adamları, uzay boşluğuna müzik saçılmasının, ‘ET’ kadar dost olmayan uzaylıların dikkatini çekip, dünyayı istila etmelerine yol açabileceğini öne sürdü.

Dünya dışı Araştırmalar Enstitüsü (SETI) görevlilerinde Dr. Vouglas Vakoch, “New Scientist” dergisine yaptığı açıklamada, uzaya sembolik mesajlar dahi gönderirken, potansiyel tehlikelerin tartışılması ve olacakların göz önüne alınması gerektiğini söyledi.

Geçen 20 yıl boyunca uzaylıların radyo mesajlarını tesbit etmek için radyo teleskoplar kullanılıyor. Bu araştırmalardan sonuç elde edilmemesine rağmen bazı araştırmacılar, uzaylıları dinlemenin yetersiz olduğunu belirtiyor.

“ET’YE GÜVENMEYİN”

ET’ye güvenmenin hata olduğunu vurgulayan Princeton Üniversitesi astrofizikçilerinden Dr Richard Gott, “SETI’nin en büyük hatası, ET’ye güvenerek bu ağır işi gerçekleştirmek istemesidir. Herkes bir yerde oturmuş sadece dinliyor ve hiçkimse birşey söylemiyor” diye konuştu.


Bir grup bilim adamı ise, dünya dışı araştırmalar merkezi SETI’ye, dünyadaki zeki yaşamın varlığını gösteren basit sinyalleri göndermesi yönünde çağrıda bulunurken, bir başka grup bilim adamı, daha çok seyyah ve öncü uzay sondalarıyla kapsanan tipin kaydedilmesini istiyor.

Bir uzay gemisinin dışına oyma insan ve dünya görüntüsü resmeden NASA, geminin içine ise kuş sesleri, muzik ses kayıtları ve dünya haritasını iliştirdi.

“DÜNYANIN SONUNU GETİREBİLİR”

Uzaya bir ansiklopedi göndermenin oldukça hoş olduğunu ifade eden Dr. Vakoch, bunun gelecek nesilleri aldatmak için yapıldığını belirtirken, Açık Üniversite gökbilimi profesörlerinden Barrie Jones ise, şansın oldukça az olduğunu ve bu denemenin dünyanın sonunu getirecek kadar ağır sonuçlar doğurabileceğini iddia etti.
Astrofiziçiler, insanlığın 1920’li yıllardan bu yana ilk ticari radyo vericisiyle komşu yıldızlara kendini duyurmaya çalıştığına dikkat çekiyor. İnsanoğlunun gönderdiği sinyallerin 90 ışık yılı (540 trilyon mil) yol alması gerektiği belirtiliyor.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/8185485.asp?gid=200&sz=40532

Comments

facebook'ta yorum yazın

uzaylılar cidden var….” üzerine bir düşünce

  1. noreply@blogger.com (gaykedi)

    uzaylılar yok diyemem ama var da diyemem ama olma ihtimalleri olmama ihtimaliden çok daha yüksel olmalı mantıken 🙂

    Cevapla

fikrin nedir?