Death Note

Death Note (デスノート Desu Nōto, Ölüm Defteri) deyince yazacak o kadar şey var ki ancak burada hepsini yazmayacağım elbet. Vereceğim liknler size yardımcı olacaktır. Pazartesi Sendromu Kuşağında bahsetmiştim tüm hafta sonunun büyük kısmını Death Note’u izleyerek geçirdiğimi ki hazır çarşamba günü birşeyler tanıtmam gerekiyorsa bu Death Note olmalı diye düşündüm. 

Death Note Tsugumi Ooba tarafından yazılıp Takeşi Obata tarafından resimlendirilmiş bir mangadır. Bir lise öğrencisinin, bir şinigaminin (Japoncada  (死神)ölüm tanrısı/meleği) dünyaya düşürmüş olduğu -Ölüm Defterini- bulup kendini dünyayı tüm suçlulardan arındırıp, oluşturacağı yeni dünyanın yapma çabası anlatılır. 
Death Note o kadar ilgi çeker ki manga 108 bölüm sürer. Sonra bu mangadan bir film ve anime oluşturulur. Mangayı elime geçirme fırsatım olmadı elbet internette gördüklerim dışında ancak anime ve sinema filmini tavsiye ederim. 

Manga, anime ve film arasında farklılıklar mevcuttur. En kestirme ve sonuca çabuk ulaşılan ise film olmuştur. Death Note’un en dikkat çeken yönü ise kurgusu. Tan anlamıyla izlerken kendinizi bir satraç oyununun içerisinde buluyorsunuz. Ancak herkes hamlelerini kusursuz yapmak zorunda çünkü kaybedilecek şeyler bir taş parçasından ibaret değil, insanların hayatı ve sizin hayatınızdan ibaret. 

Lise öğrencisi Light Ölüm Defterini bulduktan sonra kendince suçlu gördüğü ve cezalandırılmasını düşündüğü suçluları öldürmeye başlar. Bunu yapması için Ölüm Defterine bu kişilerin adlarını yazması ve yüzlerini görmesi yeterlidir. Bu şeklide onlarca hatta yüzlerce suçluyu öldürür. Ne Japon polisi, ne özel tim ne de FBI olayı çözememiştir. Bu sırada kim olduğu bilinmeyen ve tüm zorlu olayları çözmüş ünlü bir dedektif olan L. olaya karışır. Polisle beraber olayı araştırmaya başlar. Bu saatten sonra L ve Kira (Light ölümlerden sonra halkın ona verdiği isim) aklın sınırlarını zorlayacak hamlelerle birbirlerini mat etmeye çalışırlar. Elbetteki tek Kira, Light değildir. 

Her dakikasında soru işaretleri ve beyin fırtınası ile karşılaşacağınız bir anime karşınızda… Ama öncelikle şunu söylemeliyim ki filmden önce kesinlikle anime izlenmeli. Yoksa bir çok şeyin tadını alamayabilirsiniz. 
İlk resim İlk Kira olan Light, ikinci resim Ölüm defterinin sahibi  Ryuk adlı şinigami, son resim ise dedektif L.’ye ait.

Ayrıntılı bilgi için linkler aşağıda.
http://www.ntv.co.jp/deathnote/ (İngilizce/Japonca)

Comments

facebook'ta yorum yazın

Death Note” üzerine 10 düşünce

  1. noreply@blogger.com (kişisel depresyon anları)

    sinlikle tavsiye ederim, müzklerri kurgusu her bişeyi süper..

    Cevapla
  2. Goddess Artemis

    Animenin sonunda resmen ağladım hırsımdan. Böyle bitmemeliydi. Raito “yeni dünya düzeninin Tanrısı” olmalıydı. Ya da, en kötü ihtimalle Shinigami Realms‘e gidip, Shinigami‘ye dönüşerek başka bir boyutta devam etmeliydi. Bilmiyorum, çok üzüldüm…

    Cevapla
  3. noreply@blogger.com (Goddess Artemis)

    Animenin sonunda resmen ağladım hırsımdan. Böyle bitmemeliydi. Raito "yeni dünya düzeninin Tanrısı" olmalıydı. Ya da, en kötü ihtimalle Shinigami Realms'e gidip, Shinigami'ye dönüşerek başka bir boyutta devam etmeliydi. Bilmiyorum, çok üzüldüm…

    Cevapla
  4. kişisel depresyon anları

    Aslında ben bu işi L.’in bitireceğini düşünüyordum ama olmadı, üzüldüm açıkçası, zaten şaşırtmakta bire birdi. Raito’nun hırsı onu bu konuma getirdi…
    ama uzasa daha da izletirdi kendini…

    Cevapla
  5. noreply@blogger.com (kişisel depresyon anları)

    Aslında ben bu işi L.'in bitireceğini düşünüyordum ama olmadı, üzüldüm açıkçası, zaten şaşırtmakta bire birdi. Raito'nun hırsı onu bu konuma getirdi…
    ama uzasa daha da izletirdi kendini…

    Cevapla
  6. Geri izleme: kişisel depresyon anları » Death Note / Ölüm Defteri

  7. Geri izleme: kişisel depresyon anları » Death Note / Ölüm Defteri

fikrin nedir?