DÜNDEN BUGÜNE AVRUPA BİRLİĞİ (Derleyen: Beril DEDEOĞLU)

III

Avrupa Birliği Dış Politikaları

GİRİŞ

SSCB’nin dağılması öncesi ve sonrasında Avrupa Topluluğu ve Avrupa ülkelerinin Rusya’ya bakış açısı

Batı Avrupa açısından kendi güvenlik sistemini oluşturmaya yönelik girişimler, güvenlik sorunsalının birinci ayağını oluşturmuştur. İkinci ayağını ise, Doğu Blok’unun yıkılışı ile ortaya çıkan yeni komşu devletler ile ilişkiler oluşturmuştur.

Avrupa Topluluğu’nun 1990 yılından itibaren Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinde uygulamaya koyduğu PHARE programının bir benzerini 1991 yılından itibaren eski SSCB cumhuriyetine paralel olarak da geliştirildiğini ve TACIS adı altında Baltık devletlerinin dışında kalan on iki yeni bağımsız devlete aktarılmak üzere yeni bir mali kaynak akışı programının oluşturulduğunu görüyoruz.

Avrupa Birliği ve Rusya Arasındaki İlişkilerin Boyutları ve Ön Plana Çıkan Amaçlar

“Ortaklık ve İşbirliği Anlaşması” İle AB’nin

“Rusya’ya İlişkin Ortak Stratejisi Belgesi”nin Önemi

ticari ilişkiler (“en çok gözetilen ulus” gümrük kısıtlamalarının orta vadede kaldırılması.

Siyasal diyalogun kurumsallaştırılması

İkili zirvelerin düzenlenmesi

“AB’nin Rusya’ya ilişkin Ortak Stratejisi” belgesi, en başta AB üyesi devletlerin kendi yaklaşımları ile ortak politikalar arasında belirli bir uyumun sağlanmasını amaçlamaktadır.

Bölgeselcilik mantığını, yerinden kalkınma ilkesini destekleyen bir Avrupa’nın Rusya’daki federatif eğilimleri de yönlendirmek istemesi, tamamen demokratik kitle örgütlerinin ön plana çıktığı, merkezi devletin işlevlerinin sınırlandırıldığı, dolayısıyla yolsuzluk, bürokratik engellerden kurtarılmış bir sistemi oluşturma ve yönlendirme arzusuyla da eş anlamlıdır.

Üye Devletlerin Katkısıyla Ortaya Çıkan Farklı Bir Açılım: Kuzey Boyut Girişimi

AB’nin resmi adıyla “Kuzey Boyutu Girişimi” olarak benimsediği açılım, özellikle AB’nin Batlık Denizi’ne sahip olan üye devletleri, özellikle de İskandinav ülkeleriyle Almanya’yı ilgilendirmektedir.

Fikir öncülüğünü İskandinav devletleri yapsa da maddi anlamda itici gücün Almanya olacağı kısa sürede anlaşılmıştır.

Berlin, Doğu Avrupa’yı ve Batlık bölgesini her zaman kendi politikalarının bütünsel bir parçası olarak nitelemiştir.

Anavatan toprakları dışında yer alıp da Litvanya ve Polonya arasına sıkışmış ve Rusya Federasyonu’nun bölgesi (oblast) olan Kaliningrad’ın statüsü konusu, Moskova için jeopolitik bir avantaj olarak değerlendirilmekteydi. Rusya’nın söz konusu iki ülkenin politikalarına da müdahale edebilmesi için bir araç olarak görülüyordu.

İktisadi ilişkiler, altyapı destekleme çalışmaları, sosyal politikalar, çevre politikaları, sınır güvenliği ve yasadışı yollarla gelişen mülteci akımları ve kaçaklar ile organize suçlar konusu yer almaktadır.

AB’nin Rusya İle İlişkilerini Geliştirme Politikaları Bağlamındaki Araçlar

AB’nin Rusya’daki Komünizm Sonrası Geçiş Sürecine Yönelik Mali Yardımlar

Ekonomik ve teknik yardım açısından, AB, Rusya’ya en önemli katkıyı yapan uluslararası aktör konumundadır.

Avrupa Komisyonu ile Avrupa parlamentosu’nun çevre işlerinden sorumlu komisyonları, söz konusu ülkelerde üretime ara verilmiş nükleer santrallerin tekrara işletilmesi ya da modern teknolojinin koşullarına uyarlandıktan sonra çalıştırılması için hükümetler nezdinde ciddi girişimlerde bulunmaktadır.

1991-1999 yılları arasında TACIZ Eylem Programları kapsamında Rusya Federasyonu’na taahhüt edilen yardımın genel toplam ile karşılaştırılması

1991-1999 yılları arasındaki eylem programlarına yönelik mali desteğin Rusya aleyhine ve diğer BDT ülkelerinin lehine bir değişim eğiliminde olduğunu söylemeliyiz.

AB – Rusya Arasındaki Ticari İlişkilerin Çeşitli Boyutları

AB üyesi ülkelerin ithal ettikleri toplam doğal gazın % 42’si ve petrolün % 17’si Rusya’dan gelmektedir.

AB’nin Rusya’yla İlişkilerinin Siyasal Boyutları ve Kurumsal Çözümleme

İkili İlişkiler Bağlamında Algılanan Siyasal Sorunlar

Kaliningrad Sorunu

Kalinningrad, halen Rusya’nın Batlık Denizi Filosu’nun karargahı durumundadır. Ve dolayısıyla Avrupa’nın en yoğun askeri nüfusa sahip bölgelerinden biridir.

AB’nin Batlık Bölgesinde Genişlemesi ve Rusya’nın Yaklaşımları

AB’nin Polonya ve Baltık Devletlerini kapsayacak biçimde doğuya doğru genişlemesi, Rusya açısından belirli sıkıntılar doğurmaktadır. Rus iç pazarına ve sınır ticareti potansiyeline darbe vuracaktır.

Rusya’nın AB’nin genişlemesine karşılık vermek bağlamında izolasyonist politikalar izlememesi aksine diyalogdan yana bir tavır takınması özellikle ikili ilişkiler bağlamında olumlu çözüm arayışlarına gitmesidir.

Avrupa Birliği – Rusya Arasındaki İlişkilerin Gelişiminde Ön Plana Çıkan Öteki Engeller Ve Sorunlar

Rus ekonomisinin yapısal sorunlarının işgücü üzerindeki olumsuz etkileri, Avrupa pazarlarının cazibesi özellikle sınır bölgelerde arttırılmaktadır.

AB’NİN GÜNEY KAFKASYA POLİTİKALARI

Ali Faik DEMİR

Rusya’ya göre Transkafkasya, bölge halklarının Güney Kafkasya Azerbeycan, Ermenistan ve Gürcistan’dan oluşan bir bölgedir.
Bölge ile ilişkilerde ekonomik boyut sadece petrol ile doğan gazın çıkartılması ve pazarlanmasıyla sınırlı değildir.

Azerbeycan-Ermenistan arasında yaşanan “Yukarı Karabağ” sorunu. Gürcistan’da başta Abhazya ve Güney Osetya’dakiler olmak üzere yaşanan iç sorunlar.

AB İle Güney Kafkasya Devletleri Arasında Siyasal İlişkilerin Gelişimi

Transkafkasya ile en yakından ilgilenen ülkeler, İngiltere, Almanya be Fransa’dır. Almanya, daha çok Gürcistan ile yakın ilişkiler içindedir. Fransa ise, Ermenistan ile ilişkilerini geliştirmeye çalışmaktadır. Azerbeycan… İngiltere…

AB – Güney Kafkasya İlişkilerinin Çerçevesi: Ortaklık ve İşbirliği Anlaşması (OİA)

“Ortaklık ve İşbirliği Anlaşması” 22 Nisan 1996’da. AB’nin söz konusu devletlerin bağımsızlık, egemenlik ve toprak bütünlüğüne destek vereceğidir. Demokratik ilkeler, insan hakları ve Pazar ekonomisine uyulması.

Taraflar, bu anlaşma ile “malların müdahalesinde” karşılıklı olarak, bir süre için “en çok gözetilen ulus” ilkesini uygulamayı kabul etmişlerdir.

AB ile Güney Kafkasya devletleri arasındaki kurumsal ilişkiler, bakanlar düzeyindeki “İşbirliği Konseyi”dir. “İşbirliği Komitesi”, “Ticaret ve Yatırım İşbirliği Alt-Komitesi”, “Parlamento İşbirliği Komisyonu”

Bölgedeki Çatışma Alanları ve AB’nin Bakışı

AB Troikası, Şubat 2001’de Güney Kafkasya’ya yaptığı ziyarette bölgesel çatışmaları da ele almış ve Gürcü-Abhaz-Oset sorunu için çözümün şu an için zor olduğunu açıklamıştır. Gürcüler’in yeteri kadar kuvvetli olmamasının ve Abhazkar’ın uzlaşmaz tutumlarının yattığını bildirmiştir.

Türkiye Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in 15 Ocak 2000’de önerdiği Kafkasya İstikrar Paktı düşüncesi de bunlardan biridir.

AB İle Güney Kafkasya Devletleri Arasındaki Ekonomik İlişkilerin Gelişimi

AB ile Güney Kafkasya’nın ekonomik ilişkilerinin üç önemli ayağı; ticari ilişkiler, yabancı yatırımlar ile teknik destek ve yardımlar.

AB’nin Yardım Programları

TRACECA

TRACECA 1993’de başlatılan proje, Orta Asya, Hazar Denizi, Karadeniz ve Avrupa üzerinden gerçekleşecek “doğu-batı koridorunun” oluşturulması amaçlanmıştır.

INOGATE

Bölgedeki petrol ve gaz taşımacılığının rehabilitasyonu, rasyonelleştirilmesi ve modernizasyonu.

BİSTRO

Yerel çerçevedeki küçük projelere hızlı bir biçimde teknik yardım yapmak.

ECHO

İnsani yardım

Transkafkasya Ülkeleri İle İkili Ekonomik İlişkiler

Ermenistan İle İlişkiler

AB’nin Ermenistan’a 1991-1999 arasında yaptığı yardımın toplamı 240,59 milyon Eurodur.

AB ile Ermenistan arasındaki ticari ilişkilerin büyük bir oranı elmas işçiliğine dayanmaktadır.

Azerbaycan İle İlişkiler

Azerbaycan ile AB’nin ticari ilişkileri özellikle pamuk, petrol ve gaz alanında yoğunlaşmıştır. Azerbaycan, 1992 ile 2001 yılları arasında AB’den toplam olarak 333.704 milyon Euro tutarında yardım almıştır.

Gürcistan İle İlişkiler

1992 ile 200 yılları arasında AB’nin insani yardım, gıda yardımı, gıda güvenliği programı, finansal ve teknik yardım gibi çeşitli yardım programlarından toplam 332.6 milyon Euro almıştır.

AB için Gürcistan’ın en önemli özelliği transit ülke olmasıdır.

SONUÇ

Tek tek farklı ilişkiler olmakla birlikte AB, üç bölge devletinde yönelik olarak eşit mesafeli bir yaklaşım izlemeye çalışmaktadır.

“Güney Kafkasya, AB için Avrupa ile Asya arasında ticaretin temel kavşağını teşkil eden Hazar’daki enerji kaynakları nedeniyle hayati bir önem taşımaktadır.”

AVRUPA BİRLİĞİ’NİN AKDENİZ POLİTİKASI VE BARSELONA SÜRECİ

Savaş BİÇER

Soğuk Savaş Dönemi AET – Akdeniz Ülkeleri İlişkileri

AET’nin Global Akdeniz Politikası

Akdeniz ülkeleri tarihsel ilişkileri ve etkisi altında oldukları kültürler: Frankonof alanına dahil Magrip Ülkeleri (Cezayir, Tunus, Fas, Moritanya ve Libya) ve Anglofon alanına dahil olan Maşrik Ülkeleri (Mısır, Ürdün, İsrail, Filistin Otoritesi, Lübnan ve Suriye) gibi.

Global Akdeniz Politikasının Etkileri

1980’lerin başında Topluluk, Global Akdeniz Politikası’nın başarısızlığa uğradığını açıklamıştır.

AB’nin Yenilenmiş Politikası (YAP)

Yapın İçeriği

Avrupa Akdeniz Ortaklığı

Barcelona Süreci ve Belirsizlikler

AB’nin Dönüşümü ve Akdeniz Politikası

1991 Madrid Konferansı’yla temelleri atılan Filistin-İsrail Barış sürecine AB’nin dahil olması da.

Barselona Deklarasyonu

1995 yılında AB ülkeleriyle üye olmayan on iki Akdeniz ülkesi… Barselona süreci başlamıştır.

Siyasi Ortaklık ve Güvenlik Konularında Ortaklık:

Ortak Bir Barış ve İstikrar Alanının Kurulması

Diğer ortakların her birinin toprak bütünlüğüne ve birliğine saygı göstereceklerini; aralarındaki ihtilafları barışçıl yollarla çözeceklerini, uluslararası belgelere katılarak terörizmle mücadele edeceklerini; örtülü suçlar ve uyuşturucu sorununa karşı birlikte savaşacaklarını; nükleer, kimyasal ve biyolojik silahların yayılmasını ve konvansiyonel silahların aşırı birikimini önlemeye yönelik pratik adımları dikkate alacaklarını ve uzun dönemde Akdeniz’de bir barış ve istikrar alanının oluşturulmasına…

İstikrarlı ortamın tüm ülkelerin menfaatine olması beklenir, ancak karşılaştırmalı kazanç hesabı yapıldığında kısa ve orta vadede AB ülkelerinin diğerleri aleyhine karlı çıkacakları ortadadır.

Ekonomik ve Mali Ortaklık bir Refah Alanının Kurulması

Ekonomik ve oysal gelişmeye…

“Serbest Ticaret Bölgesi” için hedef tarih 2010’dur.

Ortaklıkta Bazı Belirsizlikler

Avrupa bir Avro-Akdeniz ortak bölgesi oluşturarak nüfuzunu arttırmaya çalışmakta ve dış dünyaya karşı kolektif bir kişilik ve kimlik oluşturma eğilimi göstermekte, öte yandan ise Müslüman Arap dünyası radikal ve tehditkar “başkası” olarak algılanmakta be Akdeniz kültürel sınır olarak belirlenmektedir.

Akdeniz’e Yönelik Yaklaşımlar

Birlik lokomotif ülkelerin yaklaşımları Fransa, anti-Amerikancı Arap politikasının devamını sağlama amaçlanmaktadır. Fransa’nın geçmişten gelen halen devam eden bu bölgedeki etkisi nedeniyle lider rolünü üstleneceği be güney Avrupa ülkelerini de içine alan bir “Latin alanı” sayesinde Almanya’nın doğudaki ilişkilerini dengeleyeceği ileri sürülebilmektedir.

AB’nin küçük üyeleri.

AB üyesi olmayan Akdeniz devletleri

Comments

facebook'ta yorum yazın

DÜNDEN BUGÜNE AVRUPA BİRLİĞİ (Derleyen: Beril DEDEOĞLU)” üzerine 2 düşünce

  1. noreply@blogger.com (gaykedi)

    bunlar ne yaw allah aşkına, iki de bir karşıma çıkıyor senin blogda 😀

    Cevapla
  2. noreply@blogger.com (kişisel depresyon anları)

    vakti zamanında zorla çıkardığım özetler vardı bunlar onlar oluyor 🙂
    baktım insanların işine yarıyor ben de her perşembe ekliyorum böyle 🙂
    bir sene daha idare edecek malzemem var sanırım 😀

    Cevapla

fikrin nedir?