Uidoli, Woetoli, 외톨이, Alone, Yalnız

Her ne kadar literatürde korku / gerilim filmi olarak geçse de aslında gerilimden ibaret Uidoli. Öyle ki filmi dikkatli izlenmiş gerekiyor. Kurgu itibariyle akıllıca gizlenmiş parçacıklardan ibaret. Neyin nasıl olduğunun farkına varmıyorsunuz. Hatta film bittiğinde bile aklınızda soru işaretleri kalıyor. Bu soru işaretleri aklıma “acaba havada kalmış bir senaryo mu?” sorusunu getiriyor. Bazı bölümler sanki bilerek izleyiciye bırakılmış.
Film yönetmen Park Jae-Shik‘in ikl filmi. İlk filminin senaristliğini de kendisi yapmış. Şöyle bir tepeden baktığımda başarısız oldğunu da söyleyemem. Ancak bir üst paragrafta da belirttiğim gibi bazı soru işaretleri de arkasında bırakıyor (ya da ben anlayamadım).
Film aslında Hikikomori Hastalığı (1) üstüne kurulmuş ve bu doğrultuda izleyiciyi de yönlendiriyor. Filmi genel olarak ele aldığımda filmin, Hikikomori hastalığı ile bir ilgisi olup olmadığı konusunda tereddütteyim. Yani şunu söyleyebilirim ki, senaryoda bana bazı açıklar ver gibi geldi. Hoş, hangi korku filminde açıklar yok ki diye solabilir senaryo kaylaşımını kapatabiliriz. 
Park Jae-Shik‘in ilk filmi olmasına rağmen çekim tekniği ve açıları açısından başarılı diyebilirim. Ancak yine Uzak Doğu korku filmlerinde rastladığımız klasik sahnelerle karşılaşmıyor değiliz. Bunun en basit örneği, kızımız ve saçları…
Yazıyı biraz daha toparlayıp konu hakkında şöyle bir bilgi verirsek:
Su-na neşeli bir genç kızdır. Çoğu uzakdoğu filmlerinde rastladığımız okulun üçlü grubu Su-na’nın en yakın arkadaşına sataşırlar. Bu durumda o kızı kurtaran Su-na olur. Bir gün Su-na’nın moralinin bozuk olduğu gün en yakın arkadaşı ondan yardım ister ama, o onu tersleyetek cevap verir. Kız arkadaşı zor durumdadır ve şiddete uğrar ve daha sonra kendini odasına kapatır dışarıya çıkmaz. Su-na bile onu ikna edemez ve bir kaç gün sonra kız intihar eder. Bir süre Su-na vicdan azabı çeker ve kendini o da odasına kapatır. Kimseyle görüşmez dışarıya çıkmaz. Çıktığında ise felaketler olmaktadır. Bu tavrına karşı amcasının psikolog nişanlısı Su-na’nın Hikikomori hastalığına tutulmuş olabileceğini düşünerek araştırmaya başlar. Ama keşfettiği şey ailenin geçmişi ile ilgilidir.
Film boyunca etrafta dolanan bir yaratık var hissine kapılmanıza rağmen yaratıkla yüzleşemiyorsunuz. Yönetmen Hikikomori hastalığını bir ruh/cin vs. olarak yaklaşmak istediğinden olsa gerek. Ama finalde geçen konuşmada aslında olayların tahminimis dışında geliştiğini anlıyoruz…
      
     Yönetmen: Jae-Sik Park
     Yazar: Jae-Sik Park
     Yapımcı: Ho-Lee, Eun-Ju Bel, Kwang- Seo Seong
     Yayın Tarihi: 18 Eylül 2008
     Süre: 117 dk.
     Dağıtımcı: Sungwon İletişim
     Ülke: Güney Kore  
     Dil: Korece
 
Oyuncular:
Yeong-suk Jeong (정영숙) – büyük anne
Da-in Lee – Ha-jeong Lee 
Yeon-su Lee (이연수) – Song-yi Han 
Eun Lee – Eun-hee Lee 
Da-hye Jeong (정다혜) – öğretmen
Eun-ah Ko – (고은아) Jeong Soo-na
Linkler:
http://www.hiki2008.co.kr/ orjinal site korece
Not: bazı isimleri Koreceden ben çevirerek yazdım umarım yanlış değildir. eh kıt Koreceyle bu kadar 🙂

Comments

facebook'ta yorum yazın

fikrin nedir?