Miss Pettigrew Lives for a Day

Miss Pettigrew Lives for a Day orta yaşlı bir İngiliz mürebbiyenin bir günluk hikayesini anlatmakta. Guinevere Pettigrew bir rahibin kızı olarak dünyaya gelmiş tutucu bir kadındır. Kendi doğrularını yanında çalıştığı aileye kabul ettirmeye çalıştığı anda kendini işsiz bulur. Bu kovulduğu ilk yerde değildir. Sosyal hizmetler sorumlusu bu durumu göz önünde bulundurarak bu kez ona iş vermek istemez. Bir fırsat anında Miss Pettigrew, sosyal hizmetlinin masasının üzeirnde bulunan bir kartviziti alır. Daha sonra kart vizitte yazılı adrese girer ve onu şirketin gönderdiğini söyler. Evine gittiği kişi Delysia Lafosse adında çok güzel ünlü bir şarkıcı ve oyuncudur. Delysia, Bayan Pettigrew’in kaldıramayacağı bir hayat sürmektedir. Ancak ilk anda yardım etmekten kendini alamaz. Daha sonra da Delysia’nın yoğun ısrarlarına kapılarak onun yardımcılığını üstlenir. Yapması gerken planlarını kontrol etmek ve Delysia’nın erkek arkadaşlarından kurtulmak için çözümler üretmektir. Miss Pettigrew’in bir gün içersinde tüm hayatı değişir.

Güzel bir dönem filmi Miss Pettigrew Lives for a Day. Zaten araya sıkıştırmamda en büyük etkenlerden biriside bu oldu. Yaklaşan İkinci Dünya Savaşı’nın gergin ortamında Londra sosyetesinin hayatını gözler önüne seriyor. Ever film sadece bir günü anlatıyor ama o dönem sosyetesinin bir günü nasıl geçirdiğine çok güzel ışık tutmuş.O dönemin ayrıntılarına çok inilmiş, gerek dekor, gerek kostüm, gerekse müzikler gerçekten başarılı. Toplumun yapısı ve işleyişi, diyaloglar, bireylerin birbirlerine yaklaşımları gayet usta bir şekilde dile getirilmiş.
Filmin yönetmenliğini Bharat Nalluri yapmış. Bu isim ilk balta bana çok tanıdık gelmişti ve küçük bir araştırmadan sonra (imdb’ye bakmak yetti aslında) kim olduğunu çıkarttım. Alex Proyas’tan sonra Crow’un 3. filmini (The Crow: Salvation) çekmek gafletinde düşmüş yönetmenden başkası değildi. Eh o film kendini izlettirmiyor muydu? Elbette izlettiriyordu çünkü filmde Kirsten Dunst faktörü vardı.
Flim oyunculuk bakımından da gayet başarılıydı. Buffy the Vampire Slayerdizisinde kotü kuzen olarak aklıma kazınan Amy Adams Delysia Lafosse karakterinin hakkını hakkıyla vermişti. Fargo‘nun polis memuresi, The Man Who Wasn’t There‘in Doris Crane’i Frances McDormand yine oyunculuğuyla göz dolduruyor.
Linkler:

Comments

facebook'ta yorum yazın

fikrin nedir?