SİYASAL DÜŞÜNCELER VE YÖNETİMLER (Ayferi Göze)

AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ
1. Bir Devletin Doğuşu
            Kolonilerin Kuruluşu
XVII nci yüzyıl başlarından itibaren de, Amerika kıt’asının Atlantik kıyısı boyunca, İngiliz kolonileri kurulmaya başlar (1606-1776). Başlangıçtaki on üç İngiliz kolonisi, XVIII nci yüzyılın sonlarında  Amerika Birleşik Devletlerinin Kurulmasını gerçekleştireceklerdir.
Bazı koloniler ticaret şirketleri biçiminde kurulmuştu.
İkinci kategori koloniler ise, bir bağış belgesi ile kurulmuştur.
Üçüncü olarak Kraliyet Kolonileri idi.
Kolonilerin kurulmasında ticari hedefler önemli rol oynadığı gibi, dini inançlarda etkili olmuştu.
Amerika’ya gelen göçmenler, dini inançları nedeniyle ülkelerini terk etmek zorunda kalan pek çok insan vardı.
Dini etken, özellikle kuzey kolonilerinin kuruluşunda önemli rol oynamıştır. Güney kolonilerinin kurulmasında ise, dini etkenlerden çok ekonomik, ticari amaçlar daha önemli rol oynamıştır.
Koloniler arasında birlik, beraberlik, bütünlük ve dayanışma da yoktu.
Bir defa koloniler arasında ulaşım imkansız denecek kadar zordu.
Geçici kölelik statüsünün iki kaynağı vardı; kişinin iradesi statü zorla kişiye kabul ettiriliyordu.
İradi geçici kölelik statüsü, yolculuk ücretine karşılık.
Zorla uygulanan geçici kölelik statüsü.
Kuzey kolonilerinde ekonomik hayat daha çok ticarete dayanıyordu.
Güney kolonileri hakli çiftçi idi, el emeği sorunu siyah kölelerle çözümlenmişti.
            Birliğe Doğru
İngiltere Fransa’ya doğru Kanada’da savaş kazandıktan ve Fransa anlaşmasını imzaladıktan sonra, imparatorluğuna dahil topraklarından mümkün olan en büyük çıkarı ve yararı sağlamak isteyecek ve bunun için de kolonilerinde yeni düzenlemeye gidecektir.
Ekonomik nedenler, önce konileri İngiltere’ye karşı birleşmeğe ve daha sonra da İngiltere’den kopmağa itecektir.
Kolonilerin Avam Kamarasında temsilcileri olmadığına göre de, vergi yasalarının ancak koloniler meclisleri tarafından yapılabileceği ileri sürülüyordu.
İngiltere, Amerika’da tüketilen çaydan vergi almak ister. “Boston Tea Party”
            Bağımsızlık Bildirisi
Jh. Adams, Jefferson ve B. Franklin’in de yer aldıkları beş kişilik bir komisyonu Bağımsızlık Bildirisini hazırlamakla görevlendirirler.
4 temmuz 1776 da Bağımsızlık Bildirisi yayınlanır. Kolonilerin her birisi bağımsız, egemen bir devlet niteliğini alır.
Tanrı’nın insanlara, başkalarına devrilmeyen haklar vermişti.: hayat hakkı, özgürlük ve mutlu olma hakkı.
İlk ana yasa Virginia tarafından yapılır.
Doğal hukuk ve sosyal sözleşme görüşlerinin yer aldığı bu anayasalar, haklar konusunda Manga Carta ve 1689 İngiliz Bill of Rights belgelerinde yer alan ilkeleri tekrarlamakla yetiniyordu.
Özgürlüklerin korunması için, kuvvetler ayrılığı ilkesine önem veriliyor “kontrol ve denge” – “check and balance” uygulanıyordu.
Yasama gücü için çift meclis sistemi benimsendi.
            Konfederasyon
Kasım 1777’de “Amerika Birleşik devletleri Konfederasyonu” kuruluş ilkeleri kongre tarafından kabul edilir.
            Konfederasyondan Federasyona
Barışla birlikte, kalıcı bir düzenin kurulmasına sıra gelince, konfederasyonun yetersizliği, zayıflığı da hemen ortaya çıkacaktı.
Devletler ortak menfaatleri olduğuna inanmıyorlardı.
Devletlerde halkların yaşam biçimleri, örf ve adetleri, inançları çok farklıydı. Kölelik sorunu da önemli bir sorundu.
Konfederasyon, devletler arasında ticari ilişkileri düzenleyemediği içini “ticari savaşları” önleyemiyordu.
Washington, Franklin, Jefferson, Hamilton, Madison gibi kişilerin çabalarıyla, dağılmaya mahkum gibi görünen bir konfederasyondan, günümüze kadar yaşayacak bir federasyon doğacaktır.
Temsilciler meclisinde her devlet sahip olduğu nüfus oranında temsil edilecek ve doğrudan vergilerde nüfusa göre belirlenecektir.
17 Eylül 1787 de yeni anayasa kabul edilir.
Monroe Doktrini.
İsolation, infiratçılık olarak belirlenen bu doktrin iki temel ilkeye dayanır.
“Amerika kıt’alarını Avrupa devletleri tarafından sömürgecilik yapılma konusuna müsaade edemez.
“Birleşik Amerika’nın, Avrupa devletlerinin sorunlarına karışmayacaktır. Avrupa, Amerika kıt’alarının sorunlarına karışamazlar.
Bu doktrin sayesinde, Latin Amerika ülkeleri üzerinde tekelci ekonomik bir nüfuz kurabilmiştir.
Amerika Birleşik Devletleri kendisine yönelik bir tehlike karşısında Monroe doktrininden uzaklaşacaktır.
2. Federal Anayasa ve Kurduğu Sistem
Federal anayasa kısadır, bir giriş ve yedi maddeden oluşur.
İki değişik iktidar “federal” ya da “ulusal devlet” devlet iktidarıdır, diğeri, “federe” ya da “üye devlet” denilen devletin iktidarıdır.
Federe devletler çift meclis öngörmüşlerdir. Yürütme genellikle genel oylama ile seçilen “gouverneur”e aittir. “Country Courts” “Yüksek Mahkeme”
Zamanla, federal hükümetin giderek güç kazandığı görülecektir.
O dönemin İngiliz kamu hukukunun etkisinde.
XVIII inci yüzyılda kamu hukuku alanında bir yol ayrımı söz konusudur. Bu dönem İngiliz siyasal sisteminden iki yol ayrılacaktır. Biri Amerika başkanlık sistemi diğeri parlömanter sistemdir.
Kuvvetler ayrılığı ilkesi, bazen kuvvetler arasında dengeyi korumak endişesi ile –veto, atamaların denetlenmesi- b

azı konularda da devlet organları arasında işbirliğinin zorunlu olduğu konularda da devlet organları arasında işbirliğinin zorunlu olduğu düşünülerek –mesaj, antlaşmalarının kabulü- kısmen bozulacaktır.

            3. Federal Devlet Siyasal Organları ve Sistemin İşleyişi
            Yürütme
                       Başkan
Başkan ve başkan yardımcısı, halk tarafından genel oyla seçilir. Her parti Amerika’da doğumlu olmaları en az otuzbeş yalında olmaları, ondört yıldan beri Amerika Birleşik devletlerinde oturma koşulları aranır.
Her federe devlet, genel oyla başkanı seçecek delegelerini belirler. Her federe devletin delege sayısı, o devletin temsilciler meclisi üyeleri ve senatörlerinin toplam sayısına eşittir.
Delegeler Amerika Birleşik Devletleri başkanını seçerler.
Başkan dört yıl için seçilir. Gelenek başkan Roosevelt tarafından bozulacak 1951 başkanın iki defadan fazla seçilmesini önleyen. Başkanın cezai sorumluluğu.
                       Bakanlar
Başbakan bakanları belirler. Bakanların belirlenmesinde, kongre çoğunluğu dikkate almaz. Bakanlar başkana karşı sorumludurlar ve kongre karşısında siyasal sorumlulukları yoktur. Son söz başkanındır, kararı başkan verir.
                       Başkanın Yetkileri
Başkan yürütmenin başıdır, federal devleti yönetir, yasaların uygulanmasını sağlar, federal memurların,  atanması işlemini yapar. Ülkenin dış politikasını yönetir.savaş ilanı ise kongreye aittir. Başkumandandır. Başkanın af yetkisi vardır.
Başkanın kongre ilişkisine gelince, kuvvetler ayrılığına dayanır. Yasaları veto yetkisi vardır.
Başkanın kongreye mesaj gönderme.kongrenin başkan üzerinde etkisi ise, bütçe aracılığı ile olur.
                       Yasama (Kongre)
Kongre Temsilciler Meclisi ve Senato olmak üzere iki meclisten oluşur.
Senatoda her federe devlet iki kişi ile temsil edilir. Temsilciler Meclisine ise, her federe devlet nüfus çoğunluğuna göre temsilci gönderir. Temsilciler Meclisi üyeleri iki yıl için seçilirler, Senatörler ise altı yıl görevde kalırlar. İki yılda bir Senatonun üçte biri yenilenir.
Seçimlerde genel oy ve çoğunluk sistemi uygulanır. Kongre yasama organıdır.
Vergi ile ilgili yasa önerileri yalnızca temsilciler meclisinden gelebilir, bunun dışında, her iki meclis yasa tasarısı hazırlama konusunda eşit yetkiye sahiptir.
Tasarı her iki meclis tarafından da aynen kabul edildikten sonra başkanın onayına sunulur.
Kongre anayasa değişiklikleri de yapar.
Temsilciler meclisi bazı durumlarda başkanın seçimini de gerçekleştirir.
Amerikan partilerinin özelliği, aralarında, önemli ilke görüş, düşünce, inanç farkın bulunmasıdır.
Partilerin kökü bağımsızlık savaşı yıllarına dayanır. 1787 de anayasa yapılırken iki eğilim belirir. Biri “milliyetçiler” ya da “federalistler” tek ulusal devletten yanadır. “antifederalistlerdir” federasyona karşıdır.
İki eğilim parti şeklinde örgütlenir. “Federalistler” ve Cumhuriyetçiler” olur. Federalistler, “Milliyetçi Cumhuriyetçiler Adını alır. Başlangıçtaki cumhuriyetçiler ise “Demokrat Cumhuriyetçiler” kısaca “Demokratlar” olur.
İktidarla birlikte idari mekanizmadaki memurların da değişmesi söz konusudur. Ancak XX nci yüzyılın başlarında bağımsız bir idari mekanizma düşüncesine ağırlık verilecek. “Lobby”
En güçlü ve en geniş mali kaynaklara sahip baskı gurupları meslek baskı guruplarıdır.
                       Yargı
Her federe devletin kendi yargı sistemi ve federal devletin de federal yargı sistemi vardır.
Federe devlet yargıçları genellikle seçimle göreve gelirler, federal devlet yargıçları ise, genellikle senatonun onayı ile başkan tarafından göreve getirilirler.
Federal adalet sistemi üç derecelidir. District Mahkemeleri, Temyiz Mahkemeleri ve Yüksek Mahkeme.
4. Amerika’da Yasaların Anayasaya Uygunluğunun Denetlenmesi
Yüksek mahkeme başkanı, devlet başkanından sonra ikinci sırada gelir.
1936 başkanlık seçimleri bir plebisit havası içinde geçer.
O zamana kadar, ekonominin düzen ve denge içinde gelişmesinin tek şartının özgürlük olduğu kabul ediliyordu. Oysa, New Deal, denetimsizlik ve yönetim boşluğunun sonucu iflas eden bir ekonominin yeni baştan, tek tek temel taşları konarak inşa edilmesi gerektiğini ileri sürüyordu.
1936 seçimleri yüksek mahkeme mi yoksa Roosevelt mi?
Amerikan toplumu % 60,7 çoğunlukla Roosevelt’i başkan seçer.
5. Amerika’da Hak ve Özgürlükler
            Amerika’da Eşitlik İlkesi ve Siyah İnsanın Statüsü
                       Kölelik Kurumu- Köleliğin Yasak Olmadığı Dönem
Pirinç ve pamuk tarımı yapılan ve bol ve ucuz el emeğine ihtiyaç duyulan güney kolonilerinde kölelik çok daha yaygındır.
1787 anayasası, kölelik kurumunu kabul etmiş, bu kurumu düzenleyen kurallar koymuştur.
Asıl sorun, kölelerin insan ya da mülkiyet konusu olan bir eşya kabul edilmesinde ortaya çıkıyor.
İç savaşa kadar, gelişmeler, yüksek mahkemenin kararları da dahil olmak üzere genellikle kölelik lehinedir.
                       İç Savaş ve

Köleliğin Kaldırılışı

İç savaş, güney devletleri ile kuzey devletleri arasında 1861-1865 yılları arasında cereyan eder.
1860 Lincoln Güney Carolline ayırma kararı alır. Güneydeki diğer altı federe devlet de aynı yolu izler.güney devletleri Nisan 1861 de savaş başlatırlar. Savaş 1865 te sona erecektir.
Savaşın nedenleri kölelik sorunu gibi görünür, ancak asıl neden ekonomiktir. Güney devletlerinin halkı genellikle katoliktir ve ekonomisi pamuk, pirinç, tütün, şeker kamışı üretimine dayalıdır. Kuzey devletlerinin halkı ise genellikle protestandır ve kuzey demir, kömür madenlerine sahiptir, ekonomisi sanayiye dayanmaktadır.
Nisan 1862 de kongre bazı bölgelerde köleliği kaldır.
                       Eşitlik ilkesinin Uygulanması
Yüksek mahkemenin ırk ayrımı konusundaki tutumu, anayasa değişiklikleri ile kabul edilen ilkelere getirdiği yorumlar ve kararlar ile, ana yasa ilkelerinin kapsamını son derece daraltmış ve ırk ayrımına kapıyı ardına kadar açmıştır.
Yüksek mahkeme ırk ayrımını anayasal bir kural şekline sokar.
“Eşit fakat ayrı” kuralının uygulanması 1890 larda başlar.
Federal orduların güneyden çekilmelerinden sonra, beyazlar siyahlar üzerinde, üstünlüklerini sağlamak için çeşitli yollara başvururlar. İlk denenen yol, şiddet, baskı, sindirme yolu olacaktır.
Yasalarla siyahların siyasal haklarını kullanmalarının önüne geçilmesi yoluna gidilir.
Siyahlar Amerika’da ikinci sınıf yurttaştır. Bu durumu yüksek mahkeme istemiş ve kabul etmiştir.
                       Söz ve İfade Özgürlüğü
Açık ve mevcut tehlike,1919’da sözlerin devletin önlemekte haklı olduğu bir açık ve mevcut tehlike hali yaratacak koşullarda kullanılıp kullanılmadığını.
1920 yıllarında “açık ve mevcut tehlike” kriterinden uzaklaşarak, “zararlı eğilim” kriteri söz, ifade özgürlüğünü “mevcut ve açık” tehlike kriterlerinden daha fazla sınırlamaktadır.
            Komünist Kontrol Yasası “Communist Control Act”
Devrilen hükümetlerin pek çoğunun başarısızlığı gösteriyor ki, hiçbir hükümet yasa dışı yollarla, baskılarla bir ihtilali uzun zaman engelleyemez.

Comments

facebook'ta yorum yazın

fikrin nedir?