ilk özel tv kalanlı…

Bundan tam on dokuz yıl önce 5 Mayıs günü ilk özel televizyon kanalı olan Magic Box şirketinin Star 1 televizyonu yayına başladı. Dönemi görenler bilir büyük bir merakla ekranın karşısına geçmiştik. Düşünsenize yıllardır TRT’nin Tv1 ve Tv2 sine mahkumsunuz  ve birden bire kanal sayısı artıyor önünüze farklı seçenekler sunuyor. 
Tv2 elbette yayındaydı ama UHF bandından yayın yaptığı için sadece merkezi yerlerde yayını vardı. İlçelere ulaşması biraz zordu. Hatırlıyorum da Tv2’deki dizileri izleyeceğiz diye nasılda anteni sağa sola çevirirdik. Eh tabi birde 2.kanal antenlerini unuymamak lazım… 
İlk özel kanalın açılmasıyla birlikte il ve ilçe bazında ku kanalı izletmek amacıyla her bölgeye yayın istasyonları kuruldu. Hatta hazlasıyla. Hatırlıyorum da Star1’in gelmesiyle bizim ilçeye Super Channel’da gelmiş bu şekilde yabancı bır kanalla da tanışmış olmuştur.
Elbette insanların iletişim özgürlüğü açısından şaha kalktığı dönemlerdi o dönemler. Ancak eksik olan bir şey vardı ki denetim. Aslında denetimin yapılmaması bir yerde programların kaliteli olması mı demekti her daim düşünürüm.
Eski pogramları herkes bilir, elbette bundan on sene sonra belkide şimdiki programları da iple çekeceğiz ama, şu anki yayın politikasına bizi iten neydi hep merak ettim. Ama genel olarak baktığımda aslında televizyonun görevi halkı oylayıp onları sindirmek değil miydi? Son Fransız devriminde insanlar ayaklanmasın diye devletin bedava televizyon dağıtması bunun en önemli kanıtı…
Elbete birilerinin bu dev aracı kullanması lazımdı. Toplum yargıları ne ise ona göre hareket etmek gerekiyordu. Sanat toplumuysanız ona göre yayınlar, sanayi toplumuysanız ona göre… Ama bu tutum Türkiye için geçerli değildi. Türkiye’de karakter çeşitliliği o kadar fazlaydı ki herkes birbirine yabancıydı. Bu yüzden yapılan programların gidişi, kurgusu diğer ülkelere göre daha farklı gelişti. Derebeylik ve padişahlıktan gelen Türk milleti, nerde duracağını bilmez, çünkü sürekli birileri kendisinin yerine düşünmüş karar mekanizmasını otaya koymuştır. Bu sebeptendir ki az kanallı dönemde yayın kalitesi daha iyi olmuştur. 
Bizim toplumda sıkılma diye birşeyde yoktur ne verirseniz tüketir… Daha fazlasını daha fazlasını. Gelişen toplumda önünüze sunulacak o kadar çok şey vardı ki biz hepsini alıp tüketmeyi seçtik.
Bu çekiştilik bizde aslında ters tepki verdi. Biz kullanmayı bilmediğimiz için insanlarımızın beynini gereksi şeylerle doldurur olduk. Zaten düşünmeyi beceremiyoruz, karışık bir beyinle daha saçma düşünür olduk… ama bunlar öngörülür şeyler. Dünya insanın gitmesi istenen nokta bu ve ilk defa bir bir şeyi önden takip ediyoruz…

Comments

facebook'ta yorum yazın

fikrin nedir?