SİYASİ TARİH 1918-1994 Oral SANDER

İNGİLTERE’NİN KUZEY AFRİKA’DA ÜSTÜN DURUMA GEÇMESİ

31 Mart 1941’de Afrika’daki durum Almanya’nın müdahale etmesiyle, harekatın ikinci aşaması başlar. Aslında Almanya Afrika harekatına çok önem veriyordu, çükü bu harekat dünya egemenliği planının önemli bir noktasını oluşturmaktaydı.

Hitler’in ABD’ye Savaş Açması

Pasifik Savaşı’nı başlatan Japonya ise bu savaşı Avrupa’daki savaşa bağlayan Hitler’dir. Almanya ile Japonya dış politikaları birbirinden bağımsız. Hitler saldırılardan dolayı Japonya’yı tebrik etmiş ve dört gün sonra ABD’ye savaş açmıştır.

Birleşmiş Milletler İttifakının Kurulması

1942 yılının Ocak ayında Churchill Amerika’ya gitti ve burada Birleşmiş Milletler İttifakını kurdu. ABD, İngiltere ve daha sonra Sovyetler Birliği’nden başka 22 devlet daha katıldı.

Önce Almanya’nın yenilgiye uğratılıp sonra Japonya’ya dönülmesi, Napolyon’dan beri hakim olan “önce en güçlü düşmanını yenilgiye uğratması” anlayışının ürünüydü.

1942 VE 1943’TE AVRUPA VE KUZEY AFRİKA

Doğu Cephesi ve Stalingard Savaşı

Stalingard savaşı, doğu cephesindeki savaşın belki de İkinci Dünya Savaşı’nın dönüm noktasıdır.

Avrupa’da Direnmenin Başlaması

Sovyetlere karşı ilk saldırıda batlık ülkeleri ve Ukrayna’da Almanlar “kurtarıcı” gibi karşılanmışlardı. Baskı politikasının iki önemli sonucu; çete savaşlarının şiddeti arttı; tutsak iş gücünden yoksun bıraktı.

Fransa’daki direniş uzun süreli sonuçlar bakımından önemlidir.

Yugoslavya ile Yunanistan’daki direnme sürecinin bazı ortak özellikleri vardır: dağlarda gerilla örgütleri; savaş sonunda iktidara gelmek; silah ihtiyacının İngiltere’den.

Yugoslav Komünist Partisi Genel Sekreteri Josip Broz (Tito) tarafından yönetilen partizanlar. İngiltere’nin burada amacı, bu örgütleri, Müttefiklerin savaş gücü için birleştirmekti. Başaramayınca Partizanları desteklemeye başladı.

Kuzey Afrika’dan İtalya’ya Çıkarma

Bırakışma 3 Eylül 1943’de imzalandı.

Churchill ile Roosevelt arasında Kazablanka’da yapılan toplantıda…

Almanya’nın Bombalanması

Cephedeki asker kadar sivil halkın da savaştan etkilenebileceği orya çıkmıştı .

JAPONYA’NIN DURDURULMASI VE ÇİN

Pasifik’teki Savaş Bölgeleri

Pasifik savaşlarını kurumsal olarak Washington’daki “Pasifik Savaş Konseyi” yönetmekteydi. Pasifik Okyanusu ile ilgisi olan ABD, İngiltere, Hollanda, Kanada, Avustralya, Filipinler, Hindistan, Yeni Zelanda ve Çin temsilcilerinden oluşuyordu.

Çin’deki Gelişmeler

Asker olan Stilwell Çan Kay-Şek aleyhine bir kampanya başlattı.

Pasifik Savaşları

Japonya İçin Midway’de sonun başlangıcı geriye sayılmaya başlandı.

İKİNCİ DÜNYA SAVAŞININ SONU

Avrupa’da Savaşın Bitmesi

(Operation Overlord)

Pasifik’te Savaşın Bitmesi

2 Eylül 1945’te Missouri zırhlısında silah bırakışması imzalandı.

ABD’nin bu silahı kullanması dört temel nedene bağlanabilir: (i) Daha çok Amerikan askerinin ölmesini önlemek; (ii) Savaşı kısaltmak; (iii) atom çağını ABD’nin yeni gücüne uygun bir biçimde açmak; ve (iv) silahın korkunç etkisini politik yönde kullanarak Sovyetler Birliği’nin Uzakdoğu’da genişlemesini sınırlamak.

SAVAŞ İÇİNDE DİPLOMATİK KONFERANSLAR

Savaş Sonu Düzeni ile İlgili Konferanslar

Moskova Konferansı

Tahran Zirvesi’nin hazırlığı niteliğindedir.

Eden, Kahire’de Türkiye’den hava üsleri ve yıl sonuna kadar katılmasını istedi.

Tahran Konferansı

Kore ve Formoza gibi ülkelerin kurtarılmasına. Türkiye’nin savaşa katılmasıdır. İnönü “hayır” demedi ama silah istedi. Churchill Müttefiklerin Sovyetler’den önce Balkanlar’a girmesini istemekte. Stalin’in Türkiye’nin savaşa girmesini istemesinin nedeni ise Almanya’nın doğu cephesinde gücü bölüneceği için, Alman baskısının azaltılması.

Dumbarton Oaks Konferansı

Birleşmiş Milletler’in anayasası üzerine konuşuldu.

Yatla Konferansı

Savaş sonrası düzeni

Konferans Öncesi Durum: Savaştan İki devlet, ABD ve Sovyetler Birliği güçlü çıkmıştı.

Alman-Sovyet savaşından başlayarak Yalta’ya kadar süren devrede, Angloamerikan kamuoyunda Sovyetler Birliği hakkında sevgi ve güven havası sezilmekyetdi.

Ortak Barış Sisteminin Kurulması : Sovyetler Birliği’nin yanında Ukrayna ve Beyaz Rusya’nın da Genel Kurul’da temsil edilmesi kararlaştırıldı. Sovyetler üç oy kazandılar.

Yatla’da beş büyük devlet sürekli temsil ve “veto” yetkisinin verilmesiyle çözüme bağlandı. ABD ile Sovyetler Birliği’nin yanında Çin, Fransa ve İngiltere de “büyük devlet” sayıldı.

Almanya Sorunu :

Polonya Sorunu : Çatışma iki ayrı Polonya hükümetinin varlığı yüzünden çıkıyordu.

Batıda Almanya, doğuda Sovyetler Birliği ve içeride de azınlıklar tarafından sarılan Polonya, İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasının önemli nedenlerinden biri oldu. Sovyetler Birliği eski Curzon Çizgisi üzerinde ısrar edince diğer devletler bunu doğal karşıladılar.

Yalta’da işgal edilen Avrupa ülkelerinde demokratik rejimlerin kurulacağını öngören bir de “Kurtarılmış Avrupa Demeci” yayımlanmıştır.

Konferans Sonrası: Churchill daha da ileri giderek 27 Şubat 1945’te Avam Kamarası’nda verdiği bir demekte, Sovyetler Birliği’nden emin olduğunu ve Stalin’in işbirliğine devam edeceğini belirterek “Rusya ile Stalin’in iyi niyetlerinden kuşku duyanlarla tartışmaya bile girişmem” demiştir.

Uzakdoğu’da Sovyetler Birliği’ne gerektiğinden çok ödünler verildiğini söylemişlerdir.

Soğuk Savaş

SOĞUK SAVAŞA GEÇİŞ DÖNEMİ (1945-1947)

Uluslararası Sistem: İki Kutupluluk

Karşı ideolojiye bağlanmış ABD ile Sovyetler Birliği’nin yeryüzünde etki kurmak için gösterdikleri çabaların öyküsü.

İki kutuplu denge daha önce de belirtildiği gibi, yeni karşılaşılan bir olgu değildir. 18. yy.da İngiltere ile Fransa, 1890 ile 1914 yılları arasında Üçlü İttifak ile Üçlü İtilaf ve 1945  ile 1990 arasında ABD ile Sovyetler Birliği arasında olagelmiştir.

Kutupluluk uluslar arası sisteme kaç blok ya da devlet kümesinin etki yaptığıdır.

Milletler Cemiyeti gibi temelde yalnızca bir Avrupa örgütü değildi.

Tam bir dünya örgütü az sayıda bir “büyük devletler grubu”

Yeni uluslararası kuruluş, uzun bir süre soğuk savaşın önemli bir özelliği olan karşıt kamptaki devletlerin birbirlerini suçlamalarına ve ideolojik mücadeleye sahne olmuştur.

Avrupa: Kurtulma ve Bölme

Potsdam Öncesi Gelişmeler

ABD ile Sovyetler Birliği Arasındaki Anlaşmazlıklar:

Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra azınlıkların ulusal hakları korunamamıştı. Belki daha da acımasız bir yola başvuruldu ve tartışmalı bölgelerde artık ulusal azınlıklar kalmadı ya da bırakılmadı.

Sovyetler Birliği, ABD’den savaş içinde büyük miktarda Ödünç Verme ve Kiralama yardımı aldı. Ama yapılan yardımın 1945 Mayısında aniden kesilmesi, iki ülke arasındaki ilişkilerin bozulacağının erken habercisiydi. İkinci cephe açılıp her iki ordu da Avrupa’nın ortasına doğru ilerlerken bile, ABD ile Sovyetler arasında gerçek anlamda eşgüdümlü bir askeri planlama yoktu.

Almanya’da kurtarılan topraklar üzerinde nasıl bir denetim ve yönetim kurulacağı gibi siyasal nitelikte sorunlar ortaya çıkmaya başlayınca iki taraf arasındaki  görüş ayrılıkları saklanamayacak biçimde belirgğı gibi sşyasal nitelikte sorunlar ortaya çıkmaya bainleşti.inlimjklejfwkehfıuwefhwinleşti.

Sovyetler Birliği ile batı arasındaki ilişkilerin denendiği ilk yer Polonya oldu.

Sovyet ordusu 1944 Temmuzunda Polonya’nın doğu bölgesini işgal ettiğinde bölgenin yönetimi Moskova kaynaklı “Lubin Komitesi”ne verilmişti.

Potsdam Konferansı

Konferans Öncesi :

Kesin zafer ayı zamanda anlaşmaya varmayı da güçleştirdi. Avrupa’nın yeniden kurulması.

Almanya Sorunu :

Ne karışık sorun Almanya’ydı. Postdam’dan on sekiz ay sonra Almanya’nın iki parçası arasında siyasal ve ideolojik ayrım belirginleşmeye başlamıştı.

Savaş suçlularını cezalandırmaya, Nünberg Mahkemesi’nde. Tüm Almanya’yı kapsayan ve yerel özerkliğe sahip devletlerden kurulu bir federasyon kurulmasına, Sovyet işgal bölgesinde “Halk Demokrasisi” denen merkeziyetçi ve komünist bir yönetim kurulmuştur.

Polonya ve Öteki Sorunlar :

Stalin’in Montrö Sözleşmesi’nin değiştirilmesi isteği ilke olarak Batılarca kabul edildi Sözleşmenin Türkiye ile ayrı ayrı yapılacak görüşmelerle değiştirilmesine.

Potsdam Konferansı Sovyet yorumuna göre, Batılılar Sovyetler Birliği’nden çok Almanya’nın kalkınmasına öncelik veriyor ve Almanya’nın Sovyet halkı ve topraklarına verdiği zarara karşı ilgisiz davranıyordu. Batılılara göreyse Sovyetler Birliği, genel bir Avrupa düzenlemesinden çok kendini güçlendirmek peşindeydi.

1949 Ekimindeyse iki ayrı Alman devleti resmen kuruldu.

Atom Silahında Anlaşmazlık

Baruch Planı, Sovyetler Birliği tarafından kabul edilmemesine rağmen, daha sonra ABD tarafından nükleer silahsızlanma konferanslarında ortaya konan önerilerin temelini oluşturması açısından önemlidir. Planın uygulanmasıyla ABD atom silahını yapabilme yeteneğine sahip tek devlet.

Uzakdoğu

Kore

Kore 38. paralelin kuzeyinde Sovyetler Birliği, güneyinde ise ABD tarafından silahsızlandırıldı. Etki alanlarına bölünerek ülkenin parçalanması yönündeki uygulama, Avrupa’dan sonra Asya’ya yaygınlaştı.

Japonya

30 Ocak 1946’da Müttefik ve Japon yetkilileri arasında işgal anlaşması imzalanırken, ortalıkta Sovyetler görünmüyordu.

Çin

Yatla Konferansı Sovyetler Birliğinde şu önemli ödünleri kopardı: (i) Port Arthur limanının Sovyet deniz  üssü olarak kiralanması; (ii) Dairen limanının  uluslararası statü altına konması; (iii) Güney Mançurya demiryollarının Çin-Sovyet ortak işletimi; (iv) Güney Sahalin ve Kuril adalarının Sovyetlere verilmesi; ve (v) Dış Moğolistan’da plebisit yapılması.

Comments

facebook'ta yorum yazın

fikrin nedir?