SİYASİ TARİH 1918-1994 Oral SANDER

SOĞUK SAVAŞIN KÖKENİ

Soğuk Savaşın Anlamı

“Soğuk savaş, iki blok arasındaki ilişkilerde, blokların ve üyelerin davranışların denetlemeye yönelik, taraflarca benimseniş kuralların bulunmadığı ve ilişkilerde tamamıyla güce dayanan davranışların başat olduğu bir dönemdir.”

Diplomasi bir yöntem olarak gerçek işlevini yitirmişti.

Rus-Amerikan Güvensizliği

Kıta devletlerinin, kıtaya egemen olacak stratejik bir bölge de kurulduktan sonra, sınırdaş devletleri “nötralize” edip genişlemeleridir.

İki devletin Çin üzerindeki politikaları çatışmaya başladı. ABD’nin Çin politikasının temeli şuydu: bütünlüğü tam ve siyasal egemenliğe sahip bir Çin kurup sürdürülmesi.  Rusya ise kendine özgü etki alanları yaratarak Pazar ve siyasal maneviyatla gücü kazanmak istiyordu.

1939 Alman-Sovyet Saldırmazlık Paktı, ideolojik ayrılıklara rağmen, ortak çıkar anlayışı ağır basarsa iki devletin anlaşabileceğini gösterdi.

ABD’nin Ekonomik Savaşı

İthalat ve ihracatın serbestçe akması gerekli ve önemliydi

Üretimi dört kat arttıran ABD, ekonomik gücünü kullanarak dünya ekonomisine istediği biçimi verecek duruma gelmişti ve yermeye de kararlıydı.

ABD’nin ekonomik baskısı, çekilen askerlerin bıraktığı askeri boşluğu doldurabilir. Kapalı bir ekonomik sistem uygulayan ve bu “sopaya” aldırış etmeyerek Doğu Avrupa ve Uzakdoğu’da genişleme niyetinde olan Sovyetler Birliği ile ABD’nin uluslararası çıkarlarının çatışacağı, savaş sonrası dönemin daha ilk yıllarında belliydi.

SOĞUK SAVAŞI HIZLANDIRAN OLAYLAR

Paris Barış Antlaşmaları

Büyük savaş sonrası barış düzenlemelerinin yeni bir savaşın temelini hazırlaması, hemen hemen kural gibidir.

1919 Barışıyla Karşılaştırma

Versailles’da hiç olamazsa büyük devletler arasında bir güç dengesi vardı.

Hükümleri

Paris Barış Antlaşmaları 10 Şubat 1947’de imzalandı. Almaya ile antlaşma yapılamadı.

Antlaşmaların imzalanmasından 90 gün sonra Müttefikler, ordularını işgal altındaki devletlerden çekeceklerdi. Ancak Avusturya ile bağlantısını kopartmamak için Sovyetler Birliği, Romanya İile Macaristan’dan askerilerini çekmedi.

Doğu Avrupa gelişmeleri (1945-1948)

ABD’nin Gelişmelere Yaklaşımı

“Atom bombasının Rusya’yı Avrupa’da daha uyumlu davranmaya iteceği”. Politika başarılı olmadı.

ABD “Demirperde”yi ekonomik baskı yoluyla geriletmeyi denedi. Truman, Almanya’nın tesliminden sonra, Ödünç Verme ve Kiralama Yardımını kesti.

Doğu Avrupa’da Komünist Yönetimlerin Kuruluşu

Doğu Avrupa ülkelerinde komünist yöntemlerin kuruluşunu Sovyet ordusunun ürünü olarak görmek. Görüş, aşırı bir basitleştirmedir.

İç Hazırlayıcı Öğeler;

Savaşa demokratik olmayan rejimlerle girmişlerdi. Demokratik gelenek yoktu. Ekonomik tarıma dayalı.

Savaşta Almanya’ya karşı etkili mücadele veren işçiler ve daha çok köylülerdi. Bir iç savaş olmuştur. Bu sınıfların savaştan sonra köklü ekonomik reformlar yoluyla, kurulacak hükümetlerde ağır basacakları.

Dış Hazırlayıcı Öğeler:

İngiltere “yatıştırma politikası” ve “Münih Düzenlemesi” ile Almanya’ya Doğu Avrupa’nın kapısını kendilerine açmışlardı.

Sovyet Soğu Avrupa’nın  bir “atlama tahtası” olarak kullanılmaması için önlemler aldı. Sovyet güvenliği, Doğu Avrupa ülkelerinde uydu hükümetlerin kurulmasını gerektiriyordu. “tampon bölge”.

Kuruluş Aşamaları:

Doğu Avrupa’da komünist yönetimlerin kuruluşu dört aşamadan:

Nazi işgali döneminde Moskova’ya kaçmış olan yerli komünist önderlerde 1945 yılında Sovyet ordusuyla birlikte ülkelerine geri döndüler be yönetimi ele aldılar.

1946 yılındaki koalisyonlar aşamasında

1947 yılına rastlayan üçüncü aşama, öteki parti önderlerinin tasfiyesi aşamasıdır. Doğu Avrupa’da demokrasi geleneği de olmadığından, tek parti sistemine çok kolay geçildi.

1948 yılında, tüm bu işleri gerçekleştiren yerli komünistlerin tasfiyesi aşaması başlar. Milliyetçi tutumlardan.

1974 bu devletlerle Sovyetlerin ideolojik birliğini sağlayan Kominform kuruldu. 1949’da Sovyet modeline uygun bir uluslararası ekonomik örgüt olan Comecon kurularak…

Doğu Avrupa Ülkeleri

Yugoslavya ve Arnavutluk

İki devlet bağımsızlıklarında diretebilirler. Halkın desteği sağlanmış iki önder ve komutaları altında iki ulusal ordu vardı. Ülkeler Sovyet ordusunun işgaline uğramamıştı.

Önderleri iktidarlarını sürdürebilmek için Sovyet desteğine dayanmak zorunda değildi, tek bir parti kazandığından.

Sovyetler’le sınırdaş olması gerçeğini ve Yugoslavya’nın Akdeniz’e açılması gibi coğrafi, bir özelliklerini çok iyi kullanmasını biliştir. İnançlı bir komünisti ödün vermeyen bir Yugoslav milliyetçisi. Stalin bir iç darbe ile Tito’yu  iktidardan düşüremeyince, Kominform’un 1948 Haziranındaki toplantısında “milliyetçilik yolunu tuttuğu” gerekçesiyle Tito’yu Sovyet blokundan attı. Stalin’in “dünyanın iki kampa bölündüğü” varsayımını da reddetmiştir.

Macaristan

Moskova kökenli önderler ülkeye egemen oldular.

Çekoslovakya

İki savaş arası dönemde öteki Doğu Avrupa Ülkerlerinde faşist diktatörlükler hüküm sürerken, Çekoslovakya’da demokrasi yaşanmıştır. Endüstri ülkesi.

1938 Münih Düzenlemesi’ni “Batının Bir İhaneti”. Güvenliği için ister istemez Sovyetler Birliğine dayanacak. Çekoslovakya’da savaş sonrası sahipsiz ve hemen devletleştirilebilecek birçok toprak ve fabrika kalmıştı.

Başbakan Gottwald, işçileri silahlandırdı. İstifaların kabulüyle hükümet hemen hemen tümüye komünistlerin denetimi altına girdi.

“Prag darbesi”nin en önemli uluslararası sonucuysa, olaylardan sonra ve buna dayanarak NATO’nun kurulmasıdır.

Batı Ülkelerindeki Gelişmeler

İngiltere

İngiltere İkinci Dünya Savaşı içinde üç partinin de katıldığı bir savaş kabinesi tarafından yönetildi.

İngiltere’nin ABD’ye artan bağımlılığıdır. Amerikan yardımı yalnız İngiliz ekonomisinin kurtarılmasıyla kalmamış, tüm Batı Avrupa’da gelecek kalkınmanın temeli olmuştur.

Uzun savaş yılları ekonomiyi çok zayıflatmıştı. İlk olarak, ABD’den bir milyar sterlin borç aldı. İkinci olarak, dış yükümlülüklerini azaltarak ekonomik tasarruf politikasını başlattı.

İlk olarak, Türkiye ve Yunanistan’a karşı yükümlülüklerini ABD’ye terk etti. 1947 Ağustosunda Hindistan ve Pakistan’a bağımsızlıklarını verdi.

Fransa

1945-1948 arasında Avrupa’da ekonomik durum kötüye gitmeye başlayınca, Fransa ile İtalya’da komünist partiler savaş sırası direnme hareketlerindeki başarıların da eklenmesiyle, desteklerini artırdılar ve ortaya eski bir sorun, yani kitle komünist partilerinin demokrasi içindeki yerlerini nasıl bulacakları çıktı.

Gaulle’in iktidarı tek başına ele geçirip Beşinci Cumhuriyeti kurduğu 1958 yılına kadar, Fransa Tam bir siyasal iktidarsızlık içine girmişti. Büyük bir ekonomik bunalım. De Gaulle, Komünist Partiyle bir türlü anlaşamıyordu. Hindiçini’de başlayan ulusal kurtuluş savaşı, Dördüncü Cumhuriyet Anayasası, meclis karşısında hükümeti güçsüz duruma sokmuş, Fransız Partilerinin (komünistler dışında) geleneksel disiplinsizlikleri.

Sosyalistlerin zayıflamasıyla İtalyan politika sahnesini uzun bir süre belirleyecek olan iki büyük parti Hıristiyan Demokratlar ile Komünistler kaldı. İşte İtalya o tarihten bu güne dek, sonu alınmayan grevler, iç karışıklıklar, siyasal iktidarsızlık, çürümüşlük ve dengesizlik içine girmiştir.

Almanya

Yatla ve Potsdam konferanslarında dört işgal bölgesine ayrılmıştı. Sovyetler Birliği ülkenin doğu bölgesini (toprağın %40, nüfusun %36’sı ve doğal kaynakların %33’ü), ABD güney, İngiltere kuzey, ve batı bölgelerini işgale ettiler. Fransa’ya ise Angolamerikan işgal bölgesinin bir bölümü bırakıldı. Anlaşma sağlanamadı.

Ekonomik Anlaşmazlıklar:

Fransa kendi bölgesini, hem Almanya’yı zayıf tutacak, hem de Alman üretiminden tazminat alacak biçimde örgütledi. Sovyetler Birliği işgal bölgesinden önce tahıl üretim fazlasını, sonra da teçhizat aldı. İngiltere Almanya’ya yardım edecek durumda değildi. ABD her işi işgal bölgesinin ekonomik kalkınma sorumluluğunu yüklenmek durumunda kalınca.

Siyasal Anlaşmazlıklar

Alman militarizminin tarihsel temeli olan Prusya “Junker”lerin topraklarını parçalamaya ve endüstriyi hızla devletleştirmeye başladı. ABD ise Almanya’da liberal ekonomi anlayışına dayanan bir federasyon kurmak istiyordu. Sovyetler Birliği, Batı Bloku’na katılacak bir Almanya’nın, ABD ise Doğu Blok’una katılacak bir Almanya’nın dünya güç dengesini bozacağını ve Almanya’yı ikiye bölerek.

Berlin Ablukası ve Bölünme

1947 yılında Batılı devletler kendi işgal bölgelerin ekonomik bakımdan bütünleşmesi, para reformu, üç Batı işgal bölgesinde bir Alman hükümetinin kurulması. Bu faaliyetlere Sovyet tepkisi Berlin’in abluka altına alınmasıdır. 24 Haziran 1948’de Sovyet ordusu barikatları yerleştirmeye başladı. Kenti havadan besleyeceklerdi. Sovyet, ablukasının etkili olmadığını gördüklerinden 12 Mayıs 1949’da ablukayı kaldırdılar.

1949 Ağustosunda seçimler yapılarak Eylülünde Conrad Adenauer’in Hıristiyan Demokrat hükümeti kuruldu. Berlin ablukasının ABD ile Sovyetler Birliği’nin ilk kez karşı karşıya geldikleri soğuk savaş anlaşmazlığıdır.

Türkiye Üzerindeki Baskı

Molotov yeni bir paktın imzalanmasından önce iki ülke arasındaki bazı sorunların çözülmesi gerektiğini söyledi. Doğu sınırında değişiklik; Boğazlar’da Sovyetler’e üs verilmesi; Montrö sözleşmesinin yeniden gözden geçirilmesi.

Türk Hükümeti Rusya’nın bu isteklerini reddetmiştir.

Yunan İç Savaşı

Savaşın Birinci Aşaması

Metaxas 1941’deki ölümüne kadar süren ve faşist özellikler gösteren diktatörlük dönemine “Üçüncü Uygarlık” adını vermişti.

Yunanistan 1940 Ekiminde önce İtalya’nın sonra da Almanya’nın işgaline uğradı.Yunanistan’ın İngiliz etki bölgesi. Almanlar Yunanistan’dan temizlendiler. Bu temizleme Yunanistan’a beklenen barış ve huzuru getirmedi ve ülke beş yıl sürecek olan son derece kanlı ve yıkıcı bir iç savaşın içine girdi.

Churchill’in iddialarına göre ELAS Atina’da terör havası estirmekte, Moskova tarafından yönetilmekteydi. EDES’e karşı savaşmıştı. ELAS savaştan önce Metaxas’ı devirmek için kurulan bir örgüttü. ELAS’ın EDES’e karşı savaştığı görüşü pek doğru kanıtlara dayanmamaktadır.

Sovyetler tarafından da desteklenmeyen ELAS’ın siyasal organı EAM bırakışmayı kabul etti.

Savaşın İkinci Aşaması

İkinci aşama, hükümetin kurulması ve Kral’ın Yunanistan’a geri dönmesiyle başlar. Sorunun BM’ye getirilmesi, üç kuzey komşusunun solculara verdikleri destekle iç savaş uluslararası bir nitelik kazanmıştır.

Çetecilere kuzeyden yardım geldiği iddiası daha inandırıcı görünmektedir.

İç savaş bütün şiddetiyle 1950 yılına kadar sürmüştür. Sona ermesiyse BM ve merkezi hükümetin gücüne değil , Yugoslavya’nın Kominform’dan atılmasından sonra çetecilere yaptığı yardımı kesmesine ve şimdi ele alınacak olan Truman Doktrin’ine bağlıdır.

Truman Doktrini ve Marshall Planı

Truman Doktrini

Doktrinin Nedenleri:

Truman Doktrini’nin temeli, Amerikan yöneticilerinin sürekli ağır bir Sovyet tehdidi altında bulundukları korkusudur. 1947 yılını izleyerek, Amerikan dış politikasının temel anlayışı komünizme karşı açılan savaş olmuştur. Truman Doktrini, Versailles düzenini sürdürmek isteyen ABD ile bu düzene bağlı olmayan ve hatta bunu kendisine karşı yapılmış olarak yorumlayan Sovyetler Birliği arasında çatışma.

Truman, 1947 yılının başından Yunanistan ile Türkiye’ye askeri yardım, Amerikan dış politikasına “Sovyetler Birliği’ni Çevreleme Politikası”nı (Containment Policy)

İlanı ve Sonuçları

ABD bu doktrini Ortadoğu’ya da genişletmek için İngiltere’yle birlikte girişimlerde. Doğrudan bir Sovyet tehdidi altında görmeyen Arap devletlerinin büyük bir çoğunluğu doktrini genişletmesine izin vermediler.

Marshall Planı

Avrupa’nın ekonomik kalkınmasıyla

Marshall Planı’nın çağrısı Doğu Avrupa ülkeleriyle Sovyetler Birliği’ni de içine almaktaysa da bu devletler katılmayı reddettiler. Dört yılı kapsayan (1947-1951) Avrupa Kalkınma Projesi, yani Marshall yardımı başlamıştır.

İran Olayları

Dr. Musaddık petrol ayrıcalıklarını kaldırdı. Musaddık başkanlığı 1951-1953. Musaddık, petrol endüstrisine devletleştirdi.

Musaddık geniş bir siyasal yelpaze tarafından desteklenmekteydi. ABD, taraflar, Musaddık’ın Moskova yakın ilişkiler içine girmesi. İngiltere ile birleşerek Musaddık’ı düşürmeye çalıştı

Düşürülmede en önemli pay, hiç kuşkusuz, İngiltere’nin İran’a karşı uyguladığı ekonomik ambargodadır.

Comments

facebook'ta yorum yazın

fikrin nedir?