Amerikan Tanrıları (American Gods) – Neil Gaiman

Neil Gaiman’a Hugo ödülünü kazandıran roman Amerikan Tanrıları başarılı kurgusu ile insanların var olduğu sürece tarih boyu taptıkları tanrılar ile, günümüz dünyasının tapılan materyallerini (tanrılarını) karşımıza getiriyor. Bu eski ve yeni nesil tanrılar iktidarı ellerine almak için büyük bir savaşın eşiğine gelirler. Tabi bu anlatım tam anlamıyla kitabın anlattıklarını ifade etmeye yetmez.

Kitap, Gölge adlı karakterin hapisten çıktıktan sonra başına gelen olayları anlatır. Gölge karısının ölümü üzerine erken tahliye edilir. Hapisten çıktığında ise Çarşamba isimli bir adam onu yanında işe alır. Yapması gereken şey onun getir götür işlerini yapmaktır. Gölge işi kabul eder. Ancak Çarşamba’nın yanında farklı kişilerle tanışı. Hatta farklı bir dünyanın varlığını görür. Birden bire tanrılar arası bir savaşta kendini bulu.

Tabi kitap bunlardan daha fazlasını vaat ediyor. Kesinlikle okunması gerekenler arasında. Saçma gibi görünen tanrılar kavramı aslında yaşadığımız dünyada nelere minnet ve bağımlılık duyduğumuzu açık bir şekilde gösteriyor bize.

Kitabın okuduğum baskısı İthaki yayın evinden çıkmış. Ancak belirtmem lazım ki kitapta dizgi hataları mevcut ve bu kitabın okunmasını zorlaştırıyor. Gaiman’ın aynı yayın evinden çıkan Yıldız Tozu ve Yokyer kitaplarının çevirileri su gibi okunurken, Amerikan Tanrıları’ndaki cümlelerin sonu bitmek gelmiyor gibi. Anlayabilmek için çoğu yerde tekrar okuma yapmak zorunda kalıyorsunuz. Yani kitapta akıcı bir çeviri yok ama buna da şükür demekten kendimi alı  koyamıyorum. (Sorun bende olabilir mi, o da ayrı bir konu tabi.) Orijinal dilinde okuyabilsek keşke…

Kitaptan bir kaç alıntı yapmak isterim cümleleri bitirirken… Bir de unutmadan söylemek lazım HBO 6 sezonluk bir dizi olarak ekranlara getirmeyi düşünüyor kitabı. Merakla bekliyorum…

” ‘Ben salak kutusuyum. Ben tv’yim. Ben her şeyi gören göz ve katot ışının dünyasıyım. Ben gaf tüpüyüm. Ben ailelerin tapınmak için önünde toplandıkları küçük sunağım.”

” ‘Sen televizyon musun, yoksa televizyondaki biri mi?’
‘Televizyon bir sunaktır. Ben insanların adına kurban verdikleri şeyim.’
‘Ne kurban ederler?’ diye sordu gölge.
‘Çoğunlukla zamanlarını. bazen birbirlerini…’ “
“gerçekten tehlikeli kimseler, ne yaparlarsa yapsınlar, sadece doğru şeyi yaptıklarına inanan kişilerdir. işte bu, onları tehlikeli yapar.”

Arka Kapak

HAZIRLANIN… FIRTINA YAKLAŞIYOR…

Yarattığı kahramanlar ve atmosferlerle hayal gücünüzü şenlendiren Neil Gaiman, Amerikan Tanrıları’nda size hem tanıdık hem de tamamen yabancı bir dünyanın kapılarını aralıyor…

Amerika’da tanrılar ve mitolojik yaratıklarla yapacağınız bu müthiş yolculuk başınızı döndürecek…

Geçmişte birtakım kirli işlere bulaşmış olan Gölge, cezasını tamamlamak üzeredir. Artık tek istediği, eşi Laura’yla birlikte sessiz sakin bir yaşam sürmek ve beladan mümkün mertebe uzak durmaktır. Ta ki, eşinin korkunç bir kazada hayatını kaybettiğini öğrenene kadar.

Cenazeye gitmek üzere bindiği uçakta bir adamla tanışır. İsminin Çarşamba olduğunu söyleyen bu düzgün giyimli, yaşlı adam, Gölge hakkında hiç kimsenin, hattâ kendisinin bile bilmediği şeyler anlatır ve… onu yaklaşan fırtınaya karşı uyarır. Bundan böyle artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır, çünkü günlük hayatın o sakin yüzeyinin altında, Amerika’nın ruhunu ele geçirmek için büyük bir savaş kopmak üzeredir.

“Amerikan Tanrıları bir tür mucize. Okunması gereken çok önemli bir kitap…” Jonathan Carroll

“Gizem, hiciv, seks, dehşet, şiirsel anlatı –Amerikan Tanrıları tüm bu unsurları bir araya getirerek okuyucuyu avucunun içine alıyor.” The Washington Post

(Günün fırsatı müşteri başına 3 adetle sınırlıdır.)

Yazar:Neil Gaiman
Çevirmen:Niran Elçi
Sayfa Sayısı: 618
Dili: Türkçe
Yayınevi: İthaki Yayınları

Comments

facebook'ta yorum yazın

fikrin nedir?