Stellet Licht / Sessiz Işık

‘ın Batalla en el cielo‘dan sonra çekmiş olduğu üçüncü uzun metrajlı film Stellet Licht. Kısa süre içerisinde iki filmi de izleyince insan ister istemez iki filmi kıyaslama yoluna gidiyor. Aslında bakıldığında iki filmin bir çok ortak yönü var. Reygadas yine farklı bir konu ele almış. Batalla en el cielo’da sınıflar arası ayrıma daha çok değinilirken, Stellet Licht kendini topluma ve teknolojiye kapatmış bir kesimin yaşantısını gözler önüne sererken, bir yerde karakterlerin kendi inançlarına karşı çıkmasını anlatıyor.

Nasıl Batalla en el cielo’da gereksiz bir süre uzunluğundan söz etmişsem bu film içinde aynısından söz edebilirim. Yüz kırk beş dakikalık süresi ile film bize pek fazla aksiyon sunmadığından yer yer izleyicinin sıkılmasına sebep oluyor. Ancak anlatılanlar ve içerik olarak bu film Batalla en el cielo’dan daha dolu diyebilirim.

Bununla birlikte film genel anlamda iyi. Hikaye, anlatılmak istenen, işleyiş yaratılmak istenen atmosfer bu kadar iyiyken oyunculukların kötülüğü beni rahatsız etti. Oyuncuların kameraya kaçamak bakışları zaman zaman filme belgesel havası katsa da “madem bakacaktınız direkt kameraya oynayın” cümlesini defalarca kurdurttu bana.

Film gün doğumu sahnesi ile başlıyor. İlk beş dakika bu şekilde geçerken, son beş dakikada da dün batışını görüyorsunuz. Bu filmin zaman sıçramasını bize izletirken aynı zamanda aslında olan bitenin bir gün içinde olduğunu da gösteriyor. Gün doğumu ile vardığımız sessiz yemek odası ve saatin tik takları ilerleyen bir zamanda olduğumuzu bize hatırlatıyor.

Film bu dakikadan sonra pek zamana sıkışmıyor. Tik takları duyuyor, mevsim dönümlerini görüyorsunuz ama hikaye sanki bir günde olup bitiyor edası veriyor izleyene. Burada yemek masasındaki babanın kalkıp saati durdurması ise hikayeyi bir zamansızlık katıyor. Ta ki o saat ilerleyen bölümlerde yeniden kurulup çalıştırılana kadar. Saat durduktan sonra adamın ağlaması ise bir şeylerin ters olduğunu anlatıyor bize. İşte burada hikaye başlamış oluyor.

Hikaye Meksika´nın kırsal bölgelerindeki dindar bir Mennonit topluluğunda geçiyor. Johan´ın evli ve çocukları olan bir adamdır. Bir başka kadına aşık olur ve onunla bir ilişki yaşar. Ama bu üyesi olduğu cemaat tarafından onaylanan bir olay değildir. Jonah cemaatinin istediği gibi gündelik hayatına devam ederken aynı zamanda bu durum kendini içten içe yiyor. Yönetmen burada olaylara pek fazla dinsel eleştiri yerleştirmemiş. Hatta dinin pozitifliğine de göndermelerde bulunmuş.

Bir süre sonra bunun altında kalamaz ve karısına durumu anlatır. Vicdan azabı devam etmektedir. Karısı gerçeği öğrenince kalp krizinden ölür. Johan ise karısının ölümünden de kendisine pay çıkarmıştır. Kendini sorgulamaya başlar. Film sadece bunları anlatmakta ancak anlatımda kullanılan durağan sahnelere ek yerleştirilmiş küçük nüanslar bir çok ünlü yönetmenin filmine gönderme yapmakta.

 İzlenmesi zor bir film Stellet Licht ama aynı zamanda iyi bir film. Duyguları körü körüne vermiyor ve bunları hissettirmiyor. Yani daha fazla etkileşimli bir film izliyorsanız bu filmi izlemeyin derim.

Yönetmen – Senaryo: 

Oyuncular:

Johan
Marianne
Esther
Padre
Zacarias
Madre

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0841925/

http://film.iksv.org/tr/film/2579

http://www.stelletlicht.com/

Comments

facebook'ta yorum yazın

fikrin nedir?