Elysium

District 9 ile gönlümüzde taht kurmayı başaran  dört yıl aradan sonra yeni filmi Elysium ile aramızda. Ancak baştan söylemem lazım ki merakla izlemeyi beklediğim film beni biraz hayal kırıklığa uğrattı. Zamanında sinemada izlemeyi düşündüğüm ve iş planı yüzünden vakit ayıramadığım film için şimdi iyi ki evimde oturup izlemişim diyorum. Bunun başlıca sebeplerinden biri filmin kurgusundaki eksikler.

Filmde  gibi isimler dikkat çekiyor. Ancak ikisininde performansını beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Hatta  varla yok arası bir şeydi filmde. Tamam film görsel efekt olarak tatmin ediyordu belki ama, bu görsellik ne karakterlerin işlenişi ne filmin kurgusunu toparlayacak haldeydi.

Ben film için kısacası boş yere para harcanmış diyebilirim. Tabi bir yandan da bilim kurgu filmlerin az olduğunu düşünüp buna da şükür diyorum. Güzel bir fikir bulunmuş ancak bu fikrin üzerine bir türlü mantıklı şeyler inşa edilememiş. Beklentiye girdiğim yönetmenden de böyle bir yapım karşıma çıkınca tabi sıkılmadan edemedim.

Film 2154’de geçiyor. Zenginler dünya yörüngesinde Elysium adında bir yaşam mekanı icat etmiş ve burada yaşamaktadırlar. Öyle ki Elysium’da her şey dört dörtlüktür. İnsanlar hasta olmamaktadırlar. Hasta olduklarında ise bir cihaza yatarak en kötü hastalıkları bile tedavi etmektedirler. Öyle ki uzayda atmosfersiz bir yaşam alanı bir icat etmişlerdir.

Ancak dünyada durum böyle değildir. Dünya sefaletin içindedir. İnsanlar hastalıktan kırılırlar. Para için birbirlerini öldürürler. Bununla beraber tedavi için kaçak olarak Elysium’a gidenler de vardır. Bunları Elysium’dakiler yakaladıkları zaman tutuklamaktadırlar. Tabi hikayenin ayrıntısına girince hatalarda gözümün önüne tekrar gelmiyor değil.

Mesela kaçak gemilerle taşınan yolcuları Elysium güçleri tespit ettiklerinde imha ediyorlar. Ancak ilerleyen dakikalarda aslında Elysium’dakilerin büyün uçuş hatlarını kapatıp uçmaya izin vermediklerini görüyoruz. Beki neden bu kaçak geçişlere göz yumuyorlar anlamış değilim. Anlamadıklarım arasında teknolojinin dibine vurulmuş neden hala robot üretimleri insanlar tarafından yapılıyor. Anlamsızlıklar silsilesi kol geziyor filmde.

Kahramanımız Max bahsi geçen fabrikada robot üretmektedir. Onda sanki zirvedeyken bırakmış bir hava vardır. bunu diğer karakterlerin ona yaklaşımından da görürüz ama Max’ın bu havasının nereden geldiğini biz anlayamıyoruz. Max düzene karşı çıkan ve sürekli ceza almış biridir. Yine bir sorunla ceza süresi uzar. Bu esnada aldığı yara sebebi ile hastaneye gider. Burada çocukluk aşkı Frey’i görür. Onunla bir şeyler içmek ister.

Gün içerisinde Max çalışırken radyasyona maruz kalır. Altı gün içerisinde ölecektir. Bunun üzerine Max tedavi olmak için Elysium’a gitmeye karar verir. kaçakçıların yanına gittiğinde ona bir teklifte bulunurlar. Onu Elysium’a götüreceklerdir ama ondan Elysiumdan zengin birinin kaçırılmasını isterler. Adamı kaçırıp beynindeki bilgileri kopyalayacaklardır. Max bunu kabul eder ve kaçırılacak kişi olarak çalıştığı şirketin patronunu seçer. Adam ise Elysium’un kaynak kodlarını yazanlardan biridir.

Tabi bu sırada Elysium’da Delacourt tarafından darbe hazırlıkları yapılmaktadır. Bunu planlayacak kişi de kaçırılacak olan şirket müdürüdür. Max robotlarla başa çıkması için sinir sistemine bir bağlantı yapılır ve mekanik kol ve bacak ilave edilir kendisine. Plan yapılır ve patron kaçırılır. Tabi bu durum Delacourt’un işine gelmez şirket patronu ölürse bütün işleri batar. Bu sebepten dolayı Max ve arkadaşlarına yasa dışı işlerini yaptırdığı birini gönderir.

Her şeye rağmen Max adamın aklındaki tüm bilgileri alır ve Elysium’a çıkar. Yanında Frey ve hasta kızını da götürür. Tabi kötü adamımız orada da peşini bırakmaz. Hatta Max yetmez adam koca Elysium’a ek koyar. Bu sırada Max’ın aklındaki bilgileri geri almak için Max’ın ölmesi gerekmektedir. Tabi ki Max kendini feda eder. Burada Max’ın asıl görevi tek yazımlık USB!den başka bir şey değildir.

Belirttiğim gibi görsel olarak film oldukça başarılı. Aksiyon sahneleri de iyi diyebilirim. Gerik kalanlar için vasat desem yeridir. Kurgu zaten kötü buna müzikler ve boş karakterler de eklenmiş. Film dil konusunda da karmaşa yaşamış. Hangi dili kullanacağını bilememiş. Belki her ırk var demeye getirmiş ama bunu tam olarak verememiş. Bir de ne olduğu belli olmayan flashbackler ve bir aşk hikayesi var. İzlemezseniz çok şey kaybetmezsiniz. Ancak izlerseniz de çok şey beklemeyin. Vakit doldurur, sinir edebilir.

Yönetmen: 

Senaryo: 

Oyuncular:

Max
Delacourt
Kruger
Frey
Julio
Spider

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1535108/

http://www.itsbetterupthere.com/site/

Comments

facebook'ta yorum yazın

Elysium” üzerine bir düşünce

  1. Geri izleme: Chappie | Kişisel Depresyon Anları

fikrin nedir?