True Blood

True Blood, 2008 tarihinde yayınlanmaya başladı o günden beri merakla ve zevkle izledim. O zamana kadar neden buraya yazmadım o ayrı bir konu. Ama final yapmışken değinmeden olmaz diye düşündüm. Dizi yedinci sezonunda final yaptı. Bununla birlikte yedi senedir bir fiil izledim diziyi. Zaman zaman sıktı, bezen baydı ama genel olarak yedi sene boyunca izletti kendini. Artık alışkanlık gibi bir şey olmuştu.

Dizi  Charlaine Harris‘in Sookie Stackhouse (Southern Vampire) Series’inden uyarlanmış. Bu seri de 2001 de başlamış ve 2014’de bitmiş. Tabi True Blood ne kadar kitaba sadık kaldı o da ayrı bir konu. Ama benim hissettiğim sanki dizi bir tık üstte gibi. Bu arada kitapları okumadığımı belirtmeliyim bu yorum sadece içime doğanlarla ilgili.

Dizi ABD’nin güneyinde, Louisiana eyaletinde Bon Temps isimli küçük bir kasabada geçenleri anlatmakta. Japonların vampirler için True Blood adlı yapay kanı icat etmesiyle vampirler insan içine çıkmaya başlamıştır. Öyle ki bu şekilde bazı sosyal haklar kazanmışlardır. Tabi bu şekilde hayat devam ederken bir kısım kişiler de onlara karşı cephe almıştır. Bon Temps kasabasında garson olarak çalışan Sookie Stackhouse ise Bill Compton adına bir vampire aşık olur. Telepat olan Sookie sadece Bill’in düşüncelerini duyamaz bu da ona karşı ayrı bir ilgi duymasını sağlar. Sookie’nin vampirler tarafından alınan güzel kan kokusu ise onun vampirlerin gözdesi olmasını sağlar. Sookie daha sonra öğrenir ki yarı peridir.

Sookie ve Bill beraber olurken tabi garip olaylar da başlarından eksik olmaz. İlk üç sezonda büyücüler, yaratıklar, kurt adamlar, değişkenler ne ararsanız arayın dizide buluyorsunuz. Sonraki sezonlar ise sadece vampirlere odaklı gidiyor. O karmaşaların ve hengamelerin olduğu bölümler açıkçası benim daha çok hoşuma giymişti. Eski bölümlerde dizinin erotizm boyutu daha fazlaydı. Daha sonra biraz daha hikayeye ve olaylara eğildiler ancak hikayeler ilk sezonlar gibi başarılı değildi. Tabi Sookie ve Bill etrafında dönse de hikaye yan karakterler oldukça başarılı ve onlardan daha iyiydi. Zaten Sookie Stackhouse rolündeki Anna Paquin çok sevimsiz Bill Compton rolündeki Stephen Moyer ise çok kasını duruyordu. İkisinin birbirleri ile  evli olduklarını duyunca tencere kapat dedim kendi kendime.

Şimdi dizide o kadar çok karakter var ki aslında hiç biri es geçilecek gibi değil. Ben de ana karakterleri şöyle bir yazayım dedim.

Eric Northman: En sevdiğim karakterlerden biri Eric. Bin küsür yaşında bir Vikingtir. Bir süre Sookie ile aşk yaşar. Bence dizinin en sağlam karakterleirnden biridir. Dizinin ilk bölümlerinde bir süre Pam ile bar işletirler.
Sam Merlotte:  Sookie’nin çalıştığı lokantanın sahibidir. Bir çok yeri gezmiş ancak sadece Bon Temps’te mutlu olmuştur. Şekil değiştirme özelliği vardır ve geceleri köpek olarak dolaşır. İl sezonlarda Sookie’ye ilgisi vardır. Bir süre de Tara ile birlikte olmuştur ancak ikisi ile de yapamamıştır.
Jason Stackhouse: Sookie’nin erkek kardeşi. Tabit çapkındır. Nedense kadınlar ona hayır diyemez. Bir süre V bağımlısı olmuş sonrasında Fellowship of The Sun adlı vampir karşıtı bir gruba üye olmuştur. Ancak burada da işler istediği gibi gitmemiştir.
Tara Thornton: Sookie’nin en yakın arkadaşı. Son sezonlara doğru nefret ettiği vampirlerden biri olmuştur. Finali göremeden ölmüştür.
Pam Swynford de Beaufort: Eric’in yarattığı vampirlerden biridir ve o günden beri sürekli Eric ile beraberdir. Barı birlikte işletirler. Eric’e ilgisi vardır ve yanından ayrılmaz. Dizinin en karizmatik karakterlerinden biridir.
Lafayette Reynolds: Sookie’nin iş arkadaşı ve Tara’nın kuzenidir. Bence dizinin en eğlenceli en sağlam karakterlerinden biridir. “V” satıcısı, gay, jigalo, büyücü her türlü olaya karışmıştır. En sevdiğim karakterdir dizideki.
Dedektif Andy Bellefleur: Kasabanın şerif yardımcısı kasaba şerifi öldükten sonra görevi devralır. Tabi çok düzgün bir adam değildir ama yinede kanunun kollamak için elinden geleni yapar. Bir gece bir peri ile beraber olur ve onlardan bir sürü çocuğu olur. Ancak biri hayatta kalır.
Godric: 2000 yaşındaki barış yanlısı vampir. 9.bölge şerifidir. Eric’i vampir yapandır. Ancak bir süre sonra ölür ve hikaye onun intikamı üzerine şekillenir. Ancak son sezonlara doğru adı pek geçmez.
Arlene Fowler: Sookie ile birlikte çalışan garsondur. Aynı zamanda şerif Andy’nin akrabasıdır. Rene ile beraberdir ancak bir süre sonra yalnız kalır.
Hoyt Fortenberry: Jason Stackhouse’nin en yakın arkadaşıdır. İçine kapanık annesi tarafından sıkı yetiştirilmiştir. Jason ne kadar hovardaysa Hoyt o kadar sakindir. İkisinin arası Jessica yüzünden açılır. Birde Hoty kime aşık olsa Jason onunla birlikte olmaktadır.
Rene Lenier: Arlene’nin erkek arkadaşı. Irakta görev almış eski bir askerdir. Burada lanetlendiği için bazı sanrılar görür. Sonunda ölür.
Lorena:  Bill’in yaratıcısı ve ona aşık olan vampir
Jessica: Bill’in bir vampiri öldürdüğü için vampir mahkemesi kararıyla yarattığı vampir. Hoyt’a ilk gördüğü anda aşık olmuştur ve Jason ile beraber olduğu için işler bozulmuştur.

Tabi yedi sezonluk dizi o kadar giren çıkan karakter oldu ki ben bazılarını hatırlamıyorum bile. Dizi finaline geldiğimizde hadi artık bitirelim muhabbeti yapmışlar. Zaten son bölümleri tamamen duygusal bağlamıştı. Hadi ölen öldü kalan kaldı da bundan yollar sonrasına gidip şimdi halleri böyle demenin mutlu aile yemeği düzenlemenin alemi yoktu. Tabi dile kolay yedi sene biraz boşluk hissedeceğiz ama bir yerde bittiği de iyi oldu. BU rada dizinin jeneriği ve müziğine doldukça başarılı unutmamak lazım.

Creator: Alan Ball

Oyuncular:

Anna Paquin
 Sookie Stackhouse
Stephen Moyer
 Bill Compton
Sam Trammell
 Sam Merlotte
Ryan Kwanten
 Jason Stackhouse
Rutina Wesley
 Tara Thornton
Chris Bauer
 Andy Bellefleur
Nelsan Ellis
 Lafayette Reynolds
Carrie Preston
 Arlene Fowler
Alexander Skarsgård
 Eric Northman
Deborah Ann Woll
 Jessica Hamby
Kristin Bauer van Straten
 Pam De Beaufort
Todd Lowe
 Terry Bellefleur
Jim Parrack
 Hoyt Fortenberry
Lauren Bowles
 Holly Cleary
Joe Manganiello
 Alcide Herveaux

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0844441/

http://www.hbo.com/true-blood#/

Comments

facebook'ta yorum yazın

True Blood” üzerine 2 düşünce

  1. Geri izleme: The Leftovers | Kisisel Depresyon Anları Film

  2. Geri izleme: The Pyramid | Kişisel Depresyon Anları

fikrin nedir?