Kırk yedi gün 

Şüphesiz ki kırk yedi günlük bir kuluçka dönemine ihtiyacım var bedenimi dinlendirmek için deve kuşları gibi. Çok duygusal sayılmam elbette bir kaç gün sonra yumurtalara sarkar, iri sarılı omletlerin hayalini kurarak, kendimi zaptetmeye çalışırdım ama,  kırk yedi günlük bir hareketsizliğe ihtiyacım var şimdi. Deve kuşları gibi. Bünye olarak aynı sayılırız. Farkımız ne ki? Belki bakarsınız yumurtadan ben çıkarım. Ne oldu çok mu saçma? Gregor Samsanın dönüşmesine inanıyorsunuz ama… Sizi iki yüzlü insanlar! Sadece kırk yedi güncük. Elimi ayağımı her şeyden çektiğim, hatta onların olmadığı, baş duyumun yitik mitolojik tanrılar gibi sadece adlarının anıldığı, beynimin bir köşede sadece duvar köşesine işerken çalıştığı kırk yedi güncük. Sadece yeniden doğmak için.  

Comments

facebook'ta yorum yazın

fikrin nedir?