Murat Gülsoy – Sevgilinin Geciken Ölümü

sevgilinin geciken ölümü

Evlilik böyle bir şey Cem. Evlendiğin insanın her şeyinin sahibi olmak istiyorsun. Üstelik bu çok meşru bir istek sayılıyor. Yani çevrendeki herkes böyle düşünüyor. Sevgilinin aklından geçenleri bile bilmek istersin. ‘Sevgilim ne düşünüyorsun?’ En sık sorulan sorudur bu. Ne düşündüğünü bilmek istemek… Aslında bilmek bir anlamda sahibi olmak demek. Bir süre sonra da alışıyorsun. Nasıl olsa bilinebilecek her şeyi biliyorum, diye yaşamaya başlıyorsun. Oysa…

Murat Gülsoy – Sevgilinin Geciken Ölümü

Ben aslında daha çok Murat Gülsoy kitabı okuduğumu düşünüyordum ama blogta yazdığım sadece bir tane varmış. O kitabın eleştirisinde de (aslında pek eleştiriyor sayılmam sanırım) biraz ortada kalmışım. Orada hikayenin kurgusunu ve karakterleri beğenmiştim. Burada ise kurgu ve karakterler hakkında bazı tereddütlerim var.

Birazdan Kitap Arkasında da okuyacaksınız aslında bu karakterler “Bu Kitabı Çalın” romanından kalan karakterler. Ben bu kitabı okumadım belki de o yüzden karakterleri çok fazla canlandıramadım gözümde. Ancak mekan anlatımı ve psikolojik tasvirler başarılıydı diyebilirim. Ana hikaye bir odaya sıkışık iç düşünceler, geçmiş ve hayallerle geçince pek fazla mekan dışına çıkamıyor ve karakterle birlikte sizde sıkışıp kalıyorsunuz. Tüm bu iç derinlik içinde zaman zaman sıkılabiliryorsunuz. Karakterin yaşadığı monotonluk içerisinde hayatına dolan aksiyon sadece bir esinti gibi geçiyor.

Sonlara doğru anlatılan ressam, ters lale hikayesi başlı başına merak uyandırıcı ve bence kitabın en merak uyandıran yeriydi. Aslında tüm kitap bu hikaye üzerine kurgulanıp, ana hikaye olsa ben çok daha mutlu olurdum. Bu bölüm ise son beş altı sayfaya tekabül ediyor ve bence fazla olmuş. Yani güzel ama ana hikayeden çok kopuk. Serap öldüğünde kitap bitse daha iyi olurdu.

Hikayeyi anlatmıyorum zaten kitap arkasında yazıyor.

Kitap Arkası

Modern edebiyatımızın etkili kalemlerinden Murat Gülsoy, türler arasında gezinirken yazıdan bir aynaya bakmaya davet eder bizi. Sayfaları heyecanla çevirirken kah zamane bireyinin hali pür melaliyle yüzleşmeye çağrılırız kah yazıdan bir dünyanın sırlarına ortak oluruz.

Hazır yanıtların değil soruların yazarı olmayı seçen Murat Gülsoy, Sevgilinin Geciken Ölümü’nde aşkın büyübozumuna kalkışıyor. Bu Kitabı Çalan^dan tanıdığımız Gazeteci Cem, bitkisel hayata girmiş olan biricik aşkı Serap’a bakmak üzere kendini dünyadan soyutlayarak eve kapanmıştır. Birbirinin aynı olan günlerin bir özeti olabilecek bir anın içine sıkışmış olan Cem’in üzerindeki psikolojik gerilim zihinsel durumunu değiştirmekte, ölümle yaşam arasında asılı kalmış olan “sevgili”nin bedenini, zihinsel bir savaş alanına dönüştürmektedir. Sıra dışı olayların gazetecisi Cem’in bu sefer çözmek zorunda olduğu; ölüm ile yaşam, Doğu ile Batı ve bilim ile mistik inançlar arasında asılı kalmış modern insanın temel meseleleridir.

Yazar: Murat Gülsoy
Yayınevi: Can Yayınları
Dil: Türkçe
Sayfa: 200 s.

Comments

facebook'ta yorum yazın

fikrin nedir?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.