bir, iki, üç… saymaya yeni başladığım söylenemez, ancak bazı şeyleri saymaktan öte çare yok. nasıl anlatmalı, iç içe geçmiş kelimelerden soyutlanıp. bilinçsizce benliğime düşen bunlar. sadece sayıyorum. günleri, ayları, yılları. her adımımda yaklaştığım, yakınlaştığım sonum tarifsiz duygular kazandırıyor bana. nasıl söylemeli nefes aldığım yer tarifi imkansız olanaksızlıklar diyarı. 
hepsi benim kurmacam. hayallerimle bu kadar yaşamamalıyım. artık neyin gerçeki neyin hayal olduğundan bi haberim. bu guvarlar gerçek mi? yada o kurguladıklarımdan ibaret mi? herkes ister ama bazen hayallerimi gerçekleştirmenin verdiği korku var üzerimde. istediklerimi yapabilmek… aslında bu, bu kadar korkutucu olmamalı. kim hayallerinden korkar ki? aklımın köşesi, hayallerle orantılı bu diyor. yanlışta değil hani. hayallerin akışını değiştirmek lazım sanırım. yeni çizgiler atıp, yeni şeyler çizmek… nasıl başarmalı bunu…
sıkıldım şimdi…
artık kendimden bile…

7 Comments

  1. noreply@blogger.com (si-men!)

    belki de hayaller gerçek olduğunda, o iki hayat bir noktada kesiştiğinde sen de gerçekte yaşamaya başlarsın kurgu yerine, olmaz mı?

  2. noreply@blogger.com (petunya-egzotica(candies))

    Hayaller, gelecekteki yaşantımızın provalarıdır…(Söyleyeni hatırlamıyorum, bir zaman okumuştum)

    o nedenle hiç durmadan güzel hayaller kurmalı:)

  3. noreply@blogger.com (kişisel depresyon anları)

    @ petunya-egzotica(candies)
    hayaller gerçek olsa ya da biz hayal olsak…
    güzel hayal kurmayıda öğrenmek laızm ah keşke öğreten olsa…

    @ si-men!
    susma hakkımı kullanıyorum… 🙂

fikrin nedir?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top
%d blogcu bunu beğendi: