belirsiz aralık…

Sadece neden olduğunu bilmiyorum. Çabalamadan bir şey olmaz farkındayım. Ancak isteklerim , hayallerim o kadar çok ki hangisine çabalayacağımı bilmiyorum. Bu sebeptendir ki kendimi tembelliğe vurmak bana daha mantıklı geliyor. Asıl olay bu mudur? Batsam da, çıksam da hepsi zirvede olmalı. Çıktıysam eğer düşüşüm bir yaprak gibi salına salına olmamalı. Bir örs gibi inmeli başıma. Ya da çıkışım merdivenle değil, asansörle olmalı… Yüzlerce örnek aklımdaki. Bir şeyleri kaybetmeye başladığımın farkındayım. Onlar da azar azar terk ediyor beni. Muhtemelen farkına vardığımda yitirmiş olacağım hepsini. Ardından yapacak bir şeyim olmayacak. Yine sessiz, yine sakin, yine hiçbir şeyi kırmamaya çalışarak oturacağım bir köşeye. Bazı insanlar imrenerek bakacak, bazılarının ise hayatımdan bile haberi olmayacak. En yakınımdakilerin bile… Gereken sadece vakit ayırmak mı? Şimdiye kadar çizdiğim çizgi, yürüdüğüm yol, kendi doğrularımı savurduğum adımlarım, kazandıklarım, kaybettiklerim. Ardıma baktığımda gördüklerim ne? Sessizliğimi seven insanlar mı, kendimi ifade etmekten korkan ben mi? Yeni bir kapı aralanabilir mi, güce dayanmadan duvarları yıkarak? Yoksa üstümü toz içinde mi bırakmalıyım, elime kalpleri alarak. Biraz planlı yaşam. Çalışmak her şeyi öldürüyor ya, başta sen olmayı… Geri kalanda ne yapmalı? Görevler mi oluşturmalı zevklerden yola çıkarak… Evlenmeye çalışarak yük mü bindirmeli omuzlara… Belki biraz daha sessiz kalmak gerek… Susmak… Konuşmamak yada aklına geldiğince var olmak bu hayatta… Bir kez daha ekleyebilir miyiz bunu, son demeden daha…

fikrin nedir?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.