Blood Night

Mary Hatchet kasabada efsane olmuştur. Kendisi küçük yaşında, annesini katletmiş, (bunun neden olduğunu bilmiyoruz) akabinde de akli dengesi bozuk diye tımarhaneye kapatılmıştır. Tabi bu küçük kız zamanla büyümüş, serpilmiş, ancak akli dengesinde bir değişiklik olmamıştır. Kızımızın aklından zoru var ya bir de sürekli anadan doğma gezmektedir. Günün birinde, hastanedeki görevlilerden biri Mary’e tecavüz eder. Bu tecavüz sonunda da Mary hamile kalır bir kız çocuğu doğurur. Yönetim Mary’e kızının öldüğü söylenir.

Bu günden sonra efsaneler şehirde uçuşmaya başlamıştır. Dönem dönem Mary’nin yol kenarında gördüğü, bazılarının ölümüne sebep olduğu gibi hikayeler anlatılır. Hatta bu durum o kadar abartılmıştır ki, onun için cadılar bayramı gibi bir gün bile düzenlenmiştir ve bu gençler arasında çok yaygın olarak kutlanır.

Yine bir kutlama gecesinde bir gurup genç, Mary’nin mezarı başında muhabbet etmeye ve alkol almaya başlarlar. Bu arada eğlence olsun diye bir cadı tahtası alırlar ellerine ve Mary’nin ruhunu çağırmaya çalışırlar. Elbette başarısız olurlar. Burada mezarlık bekçisinden yeni bir hikaye dinlerler. Buradaki işleri bitince ayarlamış oldukları eve giderler. Burada eğlence devam eder. İçki, seks ne ararsan vardır bu partide herkeste çok eğlenmektedir. Ancak bu sırada evden birileri kaybolmaya başlar ve bunlar ölü bulunur. Mary onları katletmeye gelmiştir. …

Filmde izleyicinin aklını karıştırmak için farklı alternatifler sunulmuş. Aklından zoru var gibi görünen mezarlık bekçisi sürekli gözümüze batıyor, bunun haricinde dışarıdan gözleyen gençlerin eyleme başlama  cümlelerinden sonra, ortadan kaybolmalı dikkati o yöne çekmekte pek başarılı olmamış. Parti ekibine katılan sevimli kız ise ne yapsam arasında bir karakter imajı vermiş. Burada kendisinin Mary’nin kızı olduğunu erken anlamamız filmin heyecanını kaçırıyor. Tabi bu arada karakterlerimiz de, katilin kim oluğunu çözmeye çalışır. Bu kızda karar kılarlar.

Evden kaçma çabalarına mezarlık bekçisi yardım eder nedense o da kasabaya inmek yerine eski tımarhaneye götürür onları. Sanıyorum Mary ile bir anlaşması var Ancak kendisi de ölüyordu. Neyse bizimkiler kaçmaya başlar. Kızımızda bunları kovalamaya… Anlarız ki gerçek katil o dur. Annesinin izinden gider. Sanıyorum bunların kanı bozuk. Ancak anne annesi oldukça nezih bir tipe benziyordu. Velhasılkelam küçücük tıfıl bir kız orada onlarca kişiyi doğrar. Bunların arasında iyi yarı sporcular da vardır tabi sayı olarak üstünlükleri de cabası. Sonuçta kız bir çoğunu doğrar. Son olarak görürüz ki annesinden de destek alır.

Amaçsız bir film. Bildiğimiz gençlerin katledilmesi filmlerine bir yenisi daha eklenmiş. Klasik sahneler, klasik bir senaryo. Oyunculuk pek sırıtmıyor bunun da sebebi, senaryo olmadığı için oynanacak bir şeyde olmamasından kaynaklı. Film izlensin diye, bol bol kanlı sahne konulmuş, bunlar erotik sahnelerle de bezenmiş. Ancak hiç biri filmin izlenmesi için bir sebep oluşturamamış. Boş bir film…

Yönetmen: Frank Sabatella

Senaryo: Elke BlasiFrank Sabatella

Oyuncular:

Bill Moseley
Graveyard Gus
Danielle Harris
Alissa
Nate Dushku
Alex
Samantha Facchi
Mary Hatchet
Anthony Marks
Chris
Billy Magnussen
Eric

Linkler:

http://www.bloodnightmovie.com/

http://www.imdb.com/title/tt1161404/

Comments

facebook'ta yorum yazın

6 düşünce on “Blood Night”

  1. ”militiae species amor est: discedite, segnes; non sunt haec timidis signa tuenda viris”
    (ars.2.293/4)
    ”aşk bir tür askerlik sayılır:tembelleri atın gitsin
    bu rütbeler mıymıntı adamlar için düşünülmemiştir”(çev.levent keskin)

    çok özenle hazırlanmış ovidius tezinden…

    1. heceleyerek okuduğum latincesnden sonra akıcı bir şekilde anlayabildiğim çeviriye geçtiğimde kendimi iyi hissettim. özenle hazırlanmış tezin sadece bu kadarını mı paylasıyorsun bizimle? aa olmadı simdi…

    1. eh delinin aklına çomağı sen soktun (böyle miydi bu söz) sen bulacaksın o zaman 🙂

fikrin nedir?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.