Büşra

Şimdi yine bir Türk filmi başlığı görenler içlerinden “yine nasıl geçirmiş” diye düşünecek (tabi seri bir şekilde takip edenler var ise). Ancak bu konuda ön yargılı olmadığımı da blog geçmişini ve beyin kıvrımlarını araştırdıklarında göreceklerdir. Sadece gördüklerimi yazmakla mükellef olduğumu belirtmek isterim. Ne diyeyim, o kadar abartıya bu kadar abartısız yapmasalar diyorum…

Filmimize dönelim, dönelim dönmesine de nereden başlayacağımı bilmiyorum. Zaten yukarıdaki ilk paragrafın amacı da bu girişe çanak tutmaktır bir şekilde. Film bildiğiniz üzre Bahadır Boysal’ın aynı adlı çizgi romanından uyarlanmış. Çizgi romanı okumadım, Leman’da rastladığım bir kaç bölüm ise açıkçası dikkatimi çekmemişti. Peki bu film neden yapıldı sormak gerek. Elbetteki bunun sebebi dönemde türban tartışmasının sürekli alevlenmiş olması. Eh nereden ekmek yersek oraya gidelim olayı önemli olan.

Öncelikle filmi sınıflandıramıyorum. Drama desem değil, komedi desem değil. Bir karikatür uyarlaması olmasına rağmen karakterlerin hiç birisi karikatürize değil. Ah bir karakteri atlamamak lazım. Bunlara ek olarak romantik bir film mi, bir aşk filmi mi, o hiç değil. Film senaryo bakımından kesinlikle sınıfta kalmış. Diyaloglar, sahne geçişleri, anlatım, ışık konusunda da film sınıfta kalmış. Film yalnızlık altında ana karakterleri toparlamaya çalışmış aksi takdirde filmde sürekli yalnızlıktan bahsetmez ve girişte yalnızlığın sözlük anlamını bize vermezdi. Sanıyorum yalnızlıkta birleşen iki uç karakterin anlatımı yapılmaya çalışılmış.

Ancak bu anlatımlar yapılırken keşke bilene danışsalarmış. Her ne kadar Bahadır Boysal “baş örtülü oyuncu vardı da biz mi oynatmadık” dese de, hadi oyuncuyu bulamadınız oyuncu koçu bulabilirdiniz. Film tek bir pencereden görünenleri yazmış. Aslında türbanlı karakterler de aynı, en uç dinsize yakın karakter de. Tek fark sadece birinin başının sargılı olması.Tek bir bakış açısı anlatılmaya çalışılan tek şey.

Filmin kurgusu da ilginç. Filmin başında yok olan bir hayalden bahsediliyor ancak esas oğlanımız sadece ayağına bıçak yemiş, yani öleceğini düşünmüyoruz. Keza ölmüyor da. Bu zaten bize filmin sonunda ne olduğunu söylüyor. Akabinde gelen tinercilerin koşmaları zaten hikayede olacak bitecekleri bize ayrıntılı bir şeklide veriyor. Filmin daha başında finali çözen izleyici ise acaba ortada ne oldu mantığı ile filmi izlemeye devam ediyor. Ancak karşımıza çıkan pekte tatmin edici türden değil…

Sahne devamı olarak Büşra kızımız bir staj baş vurusunda bulunuyor gazeteye. Gazetenin editörü hatta patronu diyeyim, baş yazarı sayılacak kişi ile oturmuş Büşrayı da alıyor içeri öz geçmişini versin diye. Ancak senaryo yazarları bilmez mi ki bu işler direkt yöneticiye çıkıp olmuyor. Eğer Büşra’da bir torpil varsa birebir görüşmeyi ayarlayabilecek, neden reddediliyor? Tabi bu soru işaretlerimizin  başını oluşturuyor. Diğer bir bölüm ise umursamaz tavırda olan esas oğlanımızın durumu açıklamaya ihtiyaç duyması ve olayı türbana getirmesi. Neyse nasıl olsa bir şekilde bu karakterlerin tanışması gerekmekteydi.

Sonra karakterlerin şöyle geçiş merasimi görürüz. Zaten bu bize karakterlerin ne olduğunu ne olabileceğini verir. Bu arada jenerikte akmıştır ve bizde seyirlik bir şeylerin olmasını bekleriz. Aslında biraz derine inildiğinde film karakterlerin zıt tavırlarını irdelemeye çalışmakta. İpsiz sapsız, Yaman’ın imana gelmesi; kapalı, muhafazakar Büşra’nın olduğundan farklı yöne kayması, Ferit ise uyumlu görünen karakteri ile oldukça uyumsuz olması, yoga hocası Alara yogaya aykırı davranması. karşımıza çıkanlar direkt zıt karakterler.

Bu arada aileler ne kadar muhafazakar olsa da, bir çoğunun görücü usulü ile evlenmediğini artık biliyoruz. Burada Ferit ile Büşran’ın evlendirilmeye çalışılması türbanın ve inancın gerekleri gibi gösterilmiş. Keza filmde türban göze sokulmak için, her türlü şekle girilmiş. Market sahnesinde her iki dünür adayının başlarının sarılma şekli direkt dikkat çekici tipten. Anlıyoruz ki Ferit karakteri zengin bir karakter. Aile uyumundan bahsediyoruz Büşra ile evlenmesi için. Ancak Büşra ne giyim ne de takındığı tavırlarla bunu bize vermiyor. Genel çerçevede zengin türbanlılara bakarsak Büşra gibi çapulcu bir şekilde giyinmez.

Yaman ile Büşra aşkına da değinmek lazım. Aşk ne zaman başladı nasıl başladı durum buraya nasıl geldi kestiremiyoruz. Tak bakışta aşk mıdır, düşüncelerin ışığındaki bir aşk mıdır sezilemiyor. Tamam gençler görmüş birbirlerini beğenmişler ona da bir söz söylemiyorum. Tabi tesadüflerle sürekli görüşmelerini de.

Algılamadığım olaylar var. Bir diğer kısım ise tesettür defilesi. Tamam iyi güzel de hangi defilede mankenlerimizin soyunma odası bir perde ile ayrılmıştır podyumdan. Hani perde bir yıkılsa da herkes görse için hazırlanmış bir sahne. Eh tabi bir aksiyon lazım filmde. Akabinde gidilen maskeli parti ve Nazinin davranışı. Yoga hocasının intikamı.

Birde Büşra ile arkadaşının beraber yaşama olayı ile ilgili diyalogları ilginç. Memleketimden başı açık her kızımız erkek arkadaşları ile rahat rahat yapıyor sanıyorum ki Büşra ben sizin gibi öyle erkeklerle yaşayamam tarzı bir cümle kuruyor. Burada denmek istenen denir? Başınız açık herkesle yatıyorsunuz mu? Yani Büşra’nın sözünden çıkarılan Türkiye’nin ahlakını ayakta tutan bu türbanlı arkadaşlar mıdır? Bir diğer anlamadığım konu ise neden bu içi çok yakın arkadaş, sürekli türbanı inancı konuşuyorlar. Bunların başka işi yok mu?

Anlamadığım çok nokta var filmde. Tabi bir de aslında her birine değinmek yazının uzayacağı anlamına gelir. Bu kadar uzatmakta istemiyorum. Filmin en güzel sahnelerinden birisi de iki erkek karakterin kavgaları. Taksimin göbeğinde boş bir sokak buluyorlar bir Allah’ın kulu geçmiyor. Onuda geçtim hazırlanmış bir meyhaneye gidiyor her yeri dağıtıyor, masalarda mezeler hazır ne garson var, ne bir Allah’ın kulu. Sonra sahibini olduğunu düşündüğümüz, bir amca geliyor, dağıtmışsınız burayı diyor, çekip gidiyor. Amca sanıyorum ertesi günden hazırlamış mezeleri kapıyı açık bırakmış çıkmış gitmiş. Hadi amca sen patronsun garsonların nerede. Ancak burada belirtmeliyim ki filmin en iyi diyaloğu geçiyor.

Ferit: Bu boku nasıl içiyorsunuz lan
Yaman: Azar azar…

Filmde bir azman kargaşası var. Film zamanını yitirmiş. Büşra istenmeye gidiyor. Ailesine bağlı olan Büşra bu duruma karşı çıkıyor aile melek gibi. Birde elinden fincanları düşürme sahnesi var ki düşürmüyor bırakıyor. Bir de baba ses çıkarmıyor bu durum karşısında damat çemkiriyor. Onu da geçtim bu olaydan sonra gecenin bir yarısı Büşra o haliyle dışarıya çıkıyor. Nasıl çıkıyor anlayamadım. Birde ne zaman isteme olayı oluyor sonra ne zaman buluşuyorlar Yaman’la, hangi vaktin ezanı okunuyor kaçıyor Büşra? Sonra ne zaman dövüşüyorlar yazmaya başlıyorlar tekrar buluşuyorlar. Hepsi öyle seri gelişiyor ki, günü geceyi ayırt edemiyoruz. Bıçaklanma sonrası kimse yokken birden nasıl onlarca insan ortaya çıkıyor? Neden hiç biri müdahale etmiyor da çember yapmış bakıyorlar. Sabaha karşı o kadar insan nereden geliyor kim geliyor? Büşra adamın ayağını sararken türbanını kullanıyor iyi bir fikir de bonesini neden çıkarıyor. Oradaki insanlar da türbanlı diye mi yardım etmiyorlar.

Kafam çok karışık. Kesinlikle bir beyin fırtınası içindeyim. Müzikler olur olmaz yerlere serpiştirilmiş anlam gütmeden. E final dansıyla da imkansız aşka gönderme yapılmış. Oldukça başarılı (!). Özensiz yapılmış bir film. Danışılmamış edilmemiş. Bilinmeyen konularda ahkam kesilmeye çalışılmış. Ortaya da filmin sonunda ee denecek bir yapım çıkmış karşımıza. Ferit karakteri kesinlikle karikatürize olmuş. Bence diğer karakterlerinde olması gereken cinsten. Şimdi yazıyı keseyim diyorum ama aklıma gelenler uzatıyor. Hadi bir şeyler anlatalım da ne anlattığım belli olmasa anlayan anlasa cinsinden film onuda başaramamış. İnsanlar kendi bilgi, görgüleri ile filmi bir şekilde yorumluyorlar.

Kesinlikle olmamış bir film…

Yönetmen: Alper Çağlar

Senarist: Bahadır Boysal, Alper Çağlar

Oyuncular:


Çosku Cem Akkaya
Ferit

Tayanç Ayaydın
Yaman

Çiğdem Batur
Alara

Gülay Deniz
Melek

Mine Kılıç
Büsra

Kaan Urgancoğlu
Titrek

Linkler:

www.busrafilm.com/

http://www.imdb.com/title/tt1601814/

fikrin nedir?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top
%d blogcu bunu beğendi: