büyük!

bir şeyler büyüyordu içimde. sonunun üzüntü olacağını bildiğim. belki de o kadar üzüntünün üzerine bir mutluluk inşa edilebilirdi? gevrek gevrek gülüp ben de çalıntı binalar kurabilirdim… ancak bir yanım, beklide hiç sevmediğim yanım içimde basan frene. sanki damarımı çeker gibi asabiyetsiz bir acıyla… aynada yüzüme söylediklerim, uyumaya çalışırken kendime itiraf ettiklerimle bir olsa, üç ayrı kişiyken biz, üç ayrı hazla… ağlasak, gülsek ve kararsız kalsak… ancak ne kadar uzak gülmek sarf ettiğim cümlelerde bile… bu ayrı bir doyumsuzluk mu? yada beklenileni hissedememe mi? ne kadar konuşsam nafile. üstüne bastığım toprak ben… aynı yerde aynı acıyla… değişmek, değiştirilmek, yeniden kurulmak umuduyla, trampet çalan tavşanım gibi… şimdi çöpler arasında…

2 Comments

fikrin nedir?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top
%d blogcu bunu beğendi: