Kategori arşivi: belki roman olur

(10) Hissedemediğim bir rüzgar var ortalıkta.

Bana dokunmadan geçen. Sesini duyuyorum. Kapıları dövüşünü izliyorum. Ürkek bir dal gibi salınıyor karşısında. Her şey bir hikayenin başlangıcı gibi, karmaşık, olağan üstü.
Bedenimi saran bu kavurucu sıcaklığa anlam veremiyorum. Yüzüstü kalacakmış gibiyim. Yüzüme bir daha bakılmayacakmış gibi…
Bunu hissediyorum sadece. Pis kokular eşliğinde.

(9) Kanlı yollar.

Biraz daha sakin bugün. Düşüncelerim beni terk etmiş gibi. Sonsuz saadet bu olsa gerek. Düşüncelerin insana külfetten başka getirisi yok. Yollar biraz daha boş, etrafımdan akıp giden insanların hayatları da aklımı kurcalamıyor pek. Sadece burnumda derin bir koku. Sabahın saatlerinde portakal gibi başlayan, ilerleyen saatlerinde cesede dönen… Derin ağır bir koku… Çürümüş ceset, kurumuş kan… Gözümün ucunda uzanan kanlı yollar…

(8) Belki özlemiştik.

Belki inanmıştık belki de hayalini kurduğumuz her şey büyük bir aldatmacadan ibaretti. Bu sebeple yalanlara alıştırdık kendimizi, hiçbir şeyin doğru olmadığını bildiğimizden ve yalanlar söyledik insanlar gibi kanarak. İkili bir müsabakanın eşliğinde… Bazen taraf bazen taraftar ama en çokta kaybeden olarak çıktık hayatın önüne. Bir darbe ile yıkılmayacak kadar güçlü olduğumuza inanarak. Neyse ki öldük … Neyse ki daha fazla alışmadan dünyaya…