Dönüşmek

30 derece. Evimde bulunan iki termometre de aynı sıcaklığı gösteriyor. Muhtemelen ikisi de doğru. Aslında sıcak değil de nem asıl insanı bunaltan geyiklerine girmeyeceğim. Bir ev gece bile azcık olsun serinlemek mi? Gerçi otuz derece derinlemesine hali olabilir. Ya da bu termometreler bozuk. Ikisi birden mi? Sonuçta ikisi de Çin malı. Çin malları kötü olacak biye bir kaide yok ama, sonuçta ucuz etin yahnisi pek olurmuş. Yoksa yavan mi? Atın ciftesi mi pekti? Of neyse Ramazan Ramazan ağzım dilime (dilim ağzıma? Buza yapışması gibi birşey mi?) yapismisken yemek muhabbeti pek bir sarstı beni. Son dakikalar. Sonuçta bir oda olmayınca bu son dakikaları yavaslatarak geçirmenin bir önemi yok. Yatağa uzanıp bir saat kadar kestirmek alevler içinde yanan vücudumun sogumasina etki etmese de, üzerime sanayi tipi vantilatoru çevirsem bu iş tamamdır. Her şey güzel. Yastığı biraz yükselttim mi sahil kenarında bir ağacın altında esen rüzgara kendimi bırakmış gibi keyif alabilirim bu işten. …

Erken, düşler

Düşlerim kurulmuş bir saatten ibaret. Kimin saati, kim kaça kurmuş, habersizim. Sadece vakti geldiğinde haykiriyorum. Sadece, elimin tersi ile susturmaya çalışıyorum, haykırışlarımı erken saatlerinde. Bana gelmiyor biliyorum. Sabahın erken saatleri aci… akşamın erken saatleri aci… Bu erkenlerde var bir şeyler. Erkene alışık değilim belkide… Erkenler mi çalıyor bizi? Kalıplara mi sokmaya çalışıyor? Erken bir hayat, erken bir gün, erken bir sevgili? Ve en temelinde erken bir aile? Nasilim? Bende mi erken kalıyorum, kötü mü oluyorum, kötü taklidi mi yapıyorum, erken, ergen bir oyuncu gibi? Bir şeyler… Tuhaf ama bir şeyler, açıklamakta zorlandığım…

Back to Top