Siliyor muyuz WhatsApp’ları?

Şimdi ben muallakta kaldım son durum nedir? Her yerde o kadar çok yazı, yorum, söyleşi vardı ki artım takip etmek zor olmaya başladı benim için. Ama sanıyorum herkes Telegram’a geçiyor sürekli biri katıldı mesajları gelmeye başladı. Ben yıllardır Telegram kullanıyorum. Bunun yanında Kakao, WeChat, Tango, Kik, Viber gibi bir çok mesajlaşma uygulamasını da kullandım. Hal böyle olunca benim bilgilerim Çin’inden tutun Rusya’sına oradan tutun Hint’ine kadar var. Vallahi hayatımda değişen ne oldu hiç? Zaten bunların tamamı verileri toplanıyor mu? Yazılımsal olarak Apple, Google telefon ve internet tarafında, Çin’de genel olarak donanım tarafında bilgileri toplamıyor mu? Biz stalklarken iyi ama iş bunu takibe gelince ama… Bir şey ücretsiz ise o şey sizin üzerinizden para kazanır. Tabi Fecebook bunu bir kademe yukarı taşıdı. Hem reklam verdi, hem bilgileri sattı. WhatsApp diyoruz ama biliyorsunuz ki hepsi Facebook’a bağlı. O zaman neden instagram’ı kapamıyorız. Asıl kapanması gereken o. Ona buna yürümüyor muyuz oradan? Gerçekçi …

yılın ilk yazısı ve bir kitap: Aynadaki Porno Yıldızı

Yılın ilk yazısını yazmak için bir hafta bekledim. Bir bakayım yeni sene yeni ne getirecek diye beklemeye başladım. ilk sekiz günün getirisi bolca isteksizlik ve uyku oldu. Tabi devamının böyle gelmeyeceğini umuyorum. Buna en büyük etkenlerden birinin de sürekli evde olmak olduğunu biliyorum. Odalar arasında gezinsem de artık duvarlardaki her çatlağı ezberlemiş olmam bana pek değişiklik yaşatacakmış gibi gelmiyor. Bir yandan yeni bir şeyler alma duygusu peydahanıyor sürekli. Tamamen eve yeni bir şey sokmak ve onla ilgilenmeye çalışmak amacım. Yoksa ihtiyacım olduğundan değil. Bir taraftan da ihtiyacım olmayanı almama dizginimle çatışmaya giriyorum. Çünkü alınan “gereksiz” her şey bir sonrakini tetikliyor. Sürekli bir başkasına ihtiyacın varmış gibi hissettiriyor. Bu handikaptan çıkmanın en kolay yolu elbetteki okumak. Okuyunca, okunan kitabın dünyasına girdikçe insanın yaşadığı yer birden değişiyor. O rutinden çıkıp, başka bir hayata kendinizi atıyorsunuz. Sebeplerden birini bu belirleyerek Beril Erbil‘in Aynadaki Porno Yıldızı‘na başladım. Aslında daha önce başlamak gibi bir durumum …

2020’nin son yazısına gelmişken beklentisizlik üzerine bir yazı

Yeni gelen yılın bir öncekinden bir farklı yok aslında. Rakam bir arttı diye dünya silkinip kendine gelmiyor. Tamam genel devinimde biraz yana yatıp hız kesiyor olabilir ama bunun bizim bir şeyleri anlamlandırmamız için yapmıyor. Biz ise bir şeylere yeniden başlamaya çok meraklıyız. Bu sebepten her pazartesi rejime başlıyor, özel günler belirleyip onu kutluyor üstüne üslük bunlara anlam yükleyip beğenmediklerimize karşı savaş açıyoruz. Aslında tüm insanlık olarak tek istediğimiz sadece yeniden başlamak. Hiç birimiz mutlu değiliz çünkü. Genetik olarak mutlu olmaya programlanmamışız. Dış etkenler insan genetiğini ne kadar değiştirir bilmem ama bizde değişmiş. Dayatılan doğrular, öğretilen öğretiler genetik olarak mutluluğu almış götürmüş bizden. Mutlulukta var olan bir duygudan çok öğrenilen bir şey olmuş. Mutluluk, mutsuzluk bir tarafa yaşanan olaylar ile birlikte bir de beklentisizlik girdi devreye. Yaptığı her planın bozulacağını öğrenen insanoğlu artık beklentiyi düşürerek sıfıra kadar yaklaştı. Burada ‘insanlar planlar tanrı kahkahalarla güler’ gibi polemiklere girebiliriz ama Tanrının bu durumla …

Back to Top