Araf

‘Ben yanarım yane yane’ cümlesinin devamı elbette aşk boyadı beniyle devam etmeyecek. Öyle ki bu bir film eleştirisi yazısı olacak. Kendimle çok savaştım, bu yazıyı yazayım mı yazmayayım mı diye, sonuçta bu filmin iyi olduğu konusunda herkese telkinler veriyordum. Ama cıka cıka ne çıktı? Yani insanlar sende ne kaypakmışsın kardeşim? …

Uzun Kollu İletişimsizlik

Yanımızdan geçiyor hayatın kırıntıları. Bilmediğimiz yüzlerde, hissiyat oyunlarına bürünüyoruz. Küçük gurur oyunları oynuyoruz kendimize. Ardından bir fıçı biraya yenik düşüyoruz. Acı çektikçe olgunlaşacağımızı düşünüyoruz. Ve küçük yalan büyük bir girdap sürüklüyor bedenimizi. Haddinden uzun kollu kıyafetlerle örtüyoruz ellerimizi, tırnaklarımızın ucunu kemirmeye başlıyoruz, kendi ağıtlarımızın içinde, tanrımıza ulaşmaya çalışarak. Konuşamıyoruz konuşmaya …

Fiili Yalnızlığımın Geçit Törenleri

Keskin salak gülümsememi çıkarmalıyım artık yüzümden. Hayata her gün yeni bir umutla başlamak; ruhsuz, suratsız, kişisel albenilerden çok, vasıfsız insan topluluklarının parçası olmaktan alı koymalıyım kendimi. Her şey biraz daha karanlığa itiyor beni. Karanlık yaklaştıkça benliğime açılan kapılardan bir bir giriyorum. Saf beyazın huzuru orada. Sarı benekli odamın duvarlarında hayaletler …

Back to Top