Kategori arşivi: Festivaller

Tangerine

Muhtemelen 2015’in en değişik filmi Tangerine. Gerek hikayesi, gerek çekim, tekniği, gerek kullandığı ekipman, gerekse karakterleri bakımından oldukça farklı. Filmin ilk dakikalarındaki hengame ve belirsizlik her ne kadar filme odaklanmamda sorun yaratsa da filmin akışındaki dengesizliğe ayak uydurunca film bana keyifli bir izlenim sundu.

Filmin her şeyine özenildiği belli. Renkleri film karakterlerini temsil eder şekilde oldukça renkli. Kullanılan müzikler ve seçilen sahneler birbirine uyumlu ve oldukça güzeller. Filmi izledikten sonra hakkında biraz araştırma yaptım. Film i-phone ile çekilmiş. Tabi öyle almış eline çekmiş değil. Okumaya devam et

The Diary of a Teenage Girl

!f İstanbul’u geride bırakalı bir hafta oldu ama ben yoğunluktan dolayı filmleri oturup yazamamıştım. Aslında yazacak onlarca film varken bende if filmlerini biraz öne alayım sıcağı sıcağına (!) dile getireyim dedim. Atık blogu takip edemediğim doğrudur. Umuyorum bunlar geçici bir yoluna sokayım işleri…

Gelelim The Diary of a Teenage Girl’e. Filmin yönetmeni Marielle Heller. IMDB geçmişine baktığımızda bu yönetmenin ilk senaryosunu yazdığı ve yönettiği film. Bundan önce bir kaç yapımda oyunculuk yapmış. Yani oyunculuk geçmişi yönetim geçmişinden daha fazla bir yönetmen var karşımızda. Tabi Marielle Heller’in oyunculuğunu izlemediğim için bir yorum yapamayacağım ama filmdeki oyunculuklar kesinlikle çok başarılıydı. Buna belki aradaki empati sebep olmuş olabilir. Senaryo ise Phoebe Gloeckner‘ın romanından uyarlanmış. Okumaya devam et

Turbo Kid

Malumunuz if İstanbul başladı. Bende kendi çapımda festivalin filmlerinden bir seçki düzenledim ve hayatıma bir aksiyon soktum. İlk izlediğim film ise Turbo Kid.

Turbo Kid François SimardAnouk WhissellYoann-Karl Whissell‘ın 2015 yılında çekmiş olduğu garip bir film. Yönetim ekibi aynı zamanda filmin senaryosunu da yazmış. Gerçi üç kişi bu filmi mi çıkarmış demeden edemeyeceğim ama çıkarmışlar. Garip bir film dedim, filmin atmosferi, müzikleri, olayları vs… oldukça değişik. Ve film açıkçası kesimini belli etmiş ve sadece 80’leri sevenler için yapılmış. 80’lerin b-movielerine ilgisi olmayanlar için film biraz eziyet olabilir. Okumaya devam et

Trash / Çöplük

 

Festivelde izlediğim en iyi film buydu diyebilirim size. İşlenişi, hikayesi, aksiyonu, eğlencesi her şeyi ile çok başarılıydı. Oyunculuklarda aynı şekilde. Filmi belkide sempatik yapan baş rollerinde de sevimli çocukların olmasıydı. Tabi hikayenin gizemi çocuklarla birlikte bir gizemin peşinden koşmak oldukça keyifliydi. Filmin siyasi bir film olduğunu da düşünürsek, siyasi aksiyonların içerisinde bu filmin yeri oldukça başka ve film kendini sıkılmadan emrakla izlettiriyor.

Filmin yönetmen koltuğunda usta yönetmen  diğeri var. Ben aslında bu filmi yönetmenin tarzına göre biraz hareketli buldum. Film ise Andy Mulligan‘ın romanından uyarlanmış. Kitabın elbette artıları vardır ama film başarılı bir uyarlama olduğunu keisnlikle belli ediyor. Okumaya devam et

The Salvation / İntikam

Filmi inceleme arayışım oldukça farklıydı. Festivalde iyi filmlerin biletleirnin tükenmesi olağan bir bir durum. Bende kim ne izlemezde yer bulunur diye düşünürken, ben de bu filmi gördüm. Aslında filmi değil de baş rol oyuncusu Eva Green‘i. Tabi Eva Green deyince akan sular durur. Filmi izlemek için karar aldım. Filme biraz daha dikkatle bakınca, filmin werstern filmi olduğunu, üstelikte Danimerka yapımı olduğunu gördüm. Danimarka ve western evet herkese garip gelebilir.

Nasıl olur ne olur diye düşünürken (anlık düşünceler tabi bunlar) filmi izleme zamanı geldi. Açılış çok fazla bilgisayar efekti kullanıldığını gösteriyordu. Genelde western kalıplarına bağlı kalarak filmin başında küçük bir açıklama yapılmıştı. Bu hikayeyi de özetliyordu. Okumaya devam et