Gore-B 1: Braindead

Üst Kültür Yazısı Geçen senenin bilmem kaçıncı haftası, artık içinde bulunduğumuz günü devirmiş ertesi günün saatlerinden çalmaya başlamışız. Kafalarsa “zombi” kıvamında. Masada kimyasal nitelikli hiçbir ürün kalmamış, önümüzdeki tabakta anlık durumumuza uygun iç organlar, bir yandan usulca kemiriyoruz. Neden varlar hala hiçbir fikrim yok. Öyle iç organ dediysem ciğer, et falan… Belki biraz dalak ya da içine artık bizim bilmediğimiz başka ne kattılarsa. “Ya” dedim önümdeki tabaktaki ciğerle oynayarak, “ben bu gore sinemasına bayılıyorum, bir de B-movilere.” Uzaktan bir ses “Gore ne ya?” dedi. Ses çatallıydı sanki, yoksa tekti. “Hani şöyle kafa, kol, bacak uçar hala olay devam eder ya” dedim. “Süper eğlenceli.” O an bir sessizlik oldu. Kaç kişi bu sessizliğe katıldı bilmiyorum. Tüm mekan mı? O an tüm gözler ‘iğrenti’ ifadesi ile bana baktı. İğrenti ifadesi nasıl mı olur? Çene gerilir, onunla birlikte tüm yüz, gözlerin çevresindeki deriler o gerginlikle botoksa kafa tutarken, pinpon topu gibi ortaya çıkan …

karantina döneminde iz…

Memlekette neler olup bitiyor bende tutturmuşum izleyip izlemeyeceğiniz, okuyup okumayacağınız şeyler diye yazılar yazıp duruyorum. Kimin umurundaysa artık. Gerçi bu memlekette olup bitmeyen bir şey yok ki? Bu kadar aksiyon ve hareketten sonra neden ölümlerin tamamına yakınının kalpten olmadığını düşünmeden edemedim. Demek ki biz evrimleşmişiz bu konuda. Kalbimiz saat gibi maşallah ve hiç bir şey bizi sekteye uğratmıyor. Hal böyle olunca ben de “ko götüne rahvan gitsin” diyor ve yazıma devam ediyorum. Wolfwalkers The Secret of Kells ve Song of the Sea gibi güzel yapımlara imza atan Tomm Moore ve Ross Stewar’dan yeni bir animasyon Wolfwalkers. Film Moore’un “Irish Folklore Trilogy”sinin sonuncu filmi. Hikaye ve çizimler o kadar başarılı ki hayran kalarak izliyorsunuz. Film zaten bu senenin Oscar’larına aday oldu ama bence klasik çizginin dışında olduğu için ödül alamadı.Robyn Goodfellowe, babasıyla birlikte İrlanda’ya yerleşir. Babası burada bulunan son kurt sürüsünü yok etmek ile görevlidir. Robyn’de babası gibi olmak istemektedir ancak …

karantina döneminde izle(me)yebileceğiniz 5 içerik

Biz karantina bitecek derken yeni yeni formüllerle yeni yeni karantinalar geliyor. Aslında ben iç dökme günü deyip bu konuda biraz sallayacaktım ama meğer film günüymüş. Öyle ki hayatımızda çok bir şey değişmeyeceği için bu iç dökme olayını sonraki haftaya saklamaya karar verdim. Sanıyorum iktidar değişene kadar bu karantina devam edecek. Biz bu güzel günleri de evde geçireceğiz. Ah bir de zorunlu verilen izinler var ya sırf günlerimizi harcayalım diye. Neyse moralimizi mümkün olduğunca yüksek tutuyor ve film ve dizilerimize geçiyoruz. Şimdi diyeceğim ki size boş verin bunları, bunlarla vakit kaybedeceğinize kendinizle vakit geçirin diye ama olmayacak. Hani imam durumuna düşmek istemem. Neyse hadi başlayalım. Zaten bunları yazmak baya uzun sürüyor. The Haunting: Bly Malikânesi Netflix’de yayınlanan dizi The Haunting of Hill House’un aslında ikinci sezonu. Dizi antoloji serisi gibi olunca izliyorsunuz siz de. Tabi birinci sezon kadar iyi olduğunu söyleyemeyeceğim. İlk sezon biraz daha korku ağırlıklı giderken bu sezon tamamen …

Karantina döneminde izleyebileceğiniz yada izlemeyebileceğiniz 5 içerik 5. Bölüm

Gün geçmiyor ki sıkıntıdan patlamayalım. Artık sinema ve film platformlarını açıp hiç bir ey bulamamak gibi bir dürtüye de girdiğime göre sonumun ne olacağını bilmiyorum. Üye olmadığım platform kalmadı desem yeridir. İzlediğim bir kaç youtuber (bu arada “youtuber” kelimesinin altının çizilip öneri olarak “rutubet” doğrulamasının verilmesi ilahi bir mesaj mı acaba?) da artık kabak tadı vermeye başladı. Arkadaş biz evden çıkamıyoruz bunlar geziyor sinir olaya başladım. Sanki bu korona sadece bize var. Geçen gün bir yerde okumuştum “bu yasaklar sadece evde oturanlar için var diğer türlü çıkanlar bir türlü çıkıyor” diye. Ne güzel demiş. Eline poşet alan ortalıkta dolanıyor. E, nerede şimdi yasaklar? Ceza? Çok garip olaylar bunlar. Bazen diyorum korona olsak ta kurtulsak diye. Neyse fazla lafı uzatmadan ben içeriklere başlayayım. Bu arada bende garibim arkadaş. Kıçımı kaldırıp yazmak için bilgisayar başına oturmak zor geliyor ama oturunca da bir türlü gevezeliğimden kurtulamıyorum. Bekleyen o kadar şey var ki aslında. …

Karantina döneminde izleyebileceğiniz yada izlemeyebileceğiniz 5 içerik 4. Bölüm

Yine, yine, yeniden karantinaya girdiğimiz dönemlerde en iyi yapacak şey okumak ya da izlemek. İzlemek tabii ki daha kolay gelsin gitsin ne güzel. Aynı karantina gibi. Bir gün var bir gün yok. Başka ülkeler artık mahkeme kararıyla sokağa çıkma yasaklarını kaldırırken bizdeki saçma yasaklara kimse dur demiyor. Hani kapanacaksak kapanalım, kapanmayacaksak kapanmayalım da hem bir bu konuda bir aksiyon almayıp saçma sapan yasaklar uygulamak sadece insanın canını sıkıyor. Zaten bu konuda herkes bir şeyler dediği için ben fazla uzatmayacağım. Popüler olaylardan uzak duruyorum hep. Ya uzak durmak değil de boş geliyor bana. Neyse arada bir de Twich yayınına soyunduk öyle Türkiye’de memlekette iş sektörü falan derken baya bir geyiğe dönüyor iş. Biraz ciddileşirse buradan da paylaşırım. O kadar şey yapmama gerekirken ben bunlarla uğraşıyorum işte. Tembellik de diz boyu. Neyse ya ben buraya dert yanmaya değil izleyebileceğiniz bir şeyler anlatmaya gelmiştim. Tamam susuyorum. Tamam tamam sustum… (hatırlayana) O zaman başlayalım. …

Karantina döneminde izleyebileceğiniz yada izlemeyebileceğiniz 5 içerik 3. Bölüm

Sanıyorum bir önceki verdiğim listedeki film ve diziler bitirmiş ve yenilerine ihtiyaç duyuyorsunuzdur. Ya hayatımız ne değişik bir hal aldı. Eskiden film ve dizileri kültürel bir faaliyet olarak değerlendirirken şimdi zaman öldürme aracı değerlendiriyoruz. O kadar dizi ve film olduk ki dünyamız gerçeklikten iyiden iyiye kopmaya başladık. Zaten sosyal yaşantının da olmaması bir çeşit hayal dünyasının içerisinde ya da tam tersi hayalsizlik dünyası içinde realitenin sorgulanmasına sebep oluyor. Bu şekilde ne günün ne de hayatın bir tadı kalmıyor. Malum bugün 14 Şubat. Yani kapitalizmin sevgililer günü. Daha çok harcamamız daha çok tüketmemiz gereken bir gün. Zaten bunu yapmıyor muyduk? Daha çok yapalım ne olacak ki? Bu vesileyle kuru bir kutlu olsun mesajı bırakayım buraya. Şimdi bunu yazarken aklıma geldi de neden acaba ölüm günleri bu kadar popüler değil? Acaba hediye alıp para harcamadığımız için mi? Evet başlarda oluyor ama bir süre sonra unutuyorsunuz. Ölünce hafızalarda pek kalmıyorsunuz. Yani olası bir …

Karantina döneminde izleyebileceğiniz yada izlemeyebileceğiniz on içerik 2. Bölüm (Not:Netflix içermez -1)

Seriye devam edeyim ama bu sefer içinde Netflix içerikleri olmasın istedim. Zaten onlar her yerde. arada farklı platformlara da değinmek lazım değil mi? Anlamadığım Netflix nasıl bu kadar ailemizin içine girdi, bizden oldu. Çok ilginç değil mi? Bazı şeyleri çabuk benimserken bazılarını reddediyoruz. Mesela neyi mi reddediyoruz? İnsan eşitliğini, hayvan haklarını, doğayı yok etmemeyi.Sosyal mesajımı da verdikten sonra buyurun başlığın ana konusuna geçiş yapalım. Bu arda blogta yazı formatını değiştirsem mi diyorum ama bilemedim. Buranında kendine özgü 15 yıllık bir geçmişi ve karakteri var. Artık neyse o olsun… The Thinning Şimdi biliyorsunuz ki Acun tarafından Exxen diye bir platform yaratıldı ve kullanıma sunuldu. İşte bu dizi de orada değil Youtube Orginal’da. O zaman niye böyle giriş yaptın derseniz, asıl mesele Exxen’in de Youtube Orginal gibi hareket etmeye çalışması yani Youtuber’lara iş yaptırması. Bu filmde adam Youtuber çok takipçisi var diye yapılmış filmlerden birisi. Öyle demeyin Google kullanıcıları %81 oranın da …

Back to Top