Paranorman

Son dönemde izlediğim en başarılı zombi filmi diyebilirim Paranorman. Yalnız diğerlerinden biraz farkı var. Bu da filmin stop motion ve animasyon olarak çekilmesi. Yani animasyon olunca işin içinde biraz da komedi var. Yani karşımızda bir korku komedi var. Film, Coraline gibi başarılı bir stop motiona imza atmış Laika şirketi tarafından yapılmış. Karakter mimikleri, mekanlar, ışık her şeyi mükemmel diyebilirim. Tam anlamıyla bu konuda dört dörtlük bir animasyon var karşımızda. İzlerken oldukça keyif aldım diyebilirim. Tabi animasyon olarak paranormal olayları görmek, korku ve komedi dozunun yerinde olması izlerken beni oldukça keyiflendirdi.

Ranpo jigoku

    İfade etmesi zor bir film Ranpo jigoku. Bırakın benim ifade etmemi, kendini izleyiciye anlatması bile zor filmin. Herkese hitap etmeyecek cidden zor bir J-Korku var karşımızda. Aslında bu türe korku yakıştırmasını yapmak doğru değilmiş gibi geliyor bana. Uç sinemanın örneklerinden biri Ranpo jigoku. Başarılı bir örnek hemde.   Film ayrı yönetmenlerin elinden çıkmış, dört hikayeye dört ayrı yönetmen eşlik etmiş. Ancak bu dört hikaye birbirinden çokta farklı değil her hikaye birbiri ile iniltili. Hikaye ayrımlarında geçmeden filme biraz teknik açıdan bakmakta fayda var. Film görsel olarak oldukça başarılı. Her bir kare hesaplanmış özenilerek çekilmiş. Her bir hikayenin görüntü yönetmeni aynı mıdır emin değilim ama, her biri başarılı.     Kamera açıları bildiklerimizden aykırı. Köşelere yerleştirilmiş ve sadece belli bir kısmı gösteren görüntü kullanımı filmin gizemine uygun etki bırakıyor izleyicide. Gizemin dozunu biraz daha arttırıyor. Müzikler ve kullanım yerleri de aynı şekilde başarılı. Hikayelerin yönetmenleri farklı olmasına rağmen farklı elden çıkmış etkisi yaratmıyor …

Nekeddo burâddo: Megyaku / Naked Blood

1995 yılında çekilip sinemada gösterime giremeden 1996 yılında ise video filmi olarak piyasaya çıkmış bir film Nekeddo burâddo: Megyaku. Film gore sahneleri sebebi ile adından çok bahsettirmiş ve Japon korku sineması kitaplarında yerini almış. Hisayasu Sato yönetmen koltuğunda. Diğer filmlerine baktığımızda da bu filmin parçalarını görüyoruz ancak bu filmde film ile oldukça tanınmış Hisayasu Sato. Hisayasu Sato‘yu izlemek biraz yürek ister. Aslında yürekten çok mide iser desek yeridir. Genellikle cinsel sapkınlık, tecavüz, şiddet, sadizm ve işkence üzerine çektiği filmlerle görürüz kendisini. Bütün bu manyaklığını ellinin üstünde filmle bize göstermiştir. Ancak filmlerin bir çoğu video piyasasına hitap ettiği için dijital kopyalarını bulmak biraz zor. Ben de elimde olan bir kaç filmi ile birlikte açılışı bu filmle yaparak devamını getirmeye çalışacağım… Hisayasu Sato filmleri genelde konu ve kurgu bakımından ahım şahım filmler değildir. Oldukça basit konu ve kurgularla bezelidir filmleri ancak filmlere yerleştirdiği gore sahneleri ve insanı rahatsız eden kareler filmin olmasına etkendir. Nekeddo burâddo: Megyaku’da da …

Alien vs. Ninja

Son dönem izlediğim B-movielerin içerisinde beni ziyadesi ile eğlendiren film Alien vs. Ninja. Öyle ki bazı sahneleri tekrar tekrar izledim. Bir sahneye gülerken bir diğerini kaçırmak beni bu sahneleri defalarca izlemeye itti. Film kendi çapında oldukça başarılı. Yönetmen ve senarist Seiji Chiba. Kendisini aklımda bir köşelere kazımış bulunmaktayım. Gelelim filmimize. Alien vs. Ninja ilk dakikalarında çok fazla tat vermiyor. Ormanlık alanda ninjaların didişmesi ile başlıyor film. Doğrusunu söylemek gerekirse de, bu ninjalar öyle pekte göz dolduran ninjalar değil. Zaten filmde biraz da zaman sorunu var. Ninjalarımız öyle zırhlı mırhlı, deri pantalonlu geçmiş değil de sanki gelecek ninjaları gibi. Ancak çok az gördüğümüz köye de bakarsak geçmişte geçen bir film Alien vs. Ninja. Neyse bu duruma pek takılmıyorum. Ninjalarımız düşman ninjalarla didişirken gökyüzünden bir ateş topu ormana düşer. Ninjaların başı bunun sebebini bulması için bizim ninja ekibini gönderir. Ninjalar ortalığı kolaçan ederken kendilerinden çok hızlı bir şeyle karşılaşırlar. Ekibin yarısını bu yaratık telef etmiştir. Geriye …

Versus

Pek sevdiğim Japon yönetmen Ryûhei Kitamura‘nın adından bahsettirdiği film Versus. Öncelikle söylemek gerekir ki film herkesin izleyeceği türden bir film değil. Önce B-Movie sevmelisiniz. Sonra filmde karşınıza çıkacak şeylere gerçek hayatta mantık aramayacaksınız. Birde mideniz sağlam olacak. Peki Verusu bu kadar önemli yapan nedir? Öncelikle Versus, bütün öğeleri başarılı bir şekilde bünyesinde barındırmaktadır. Bildiğiniz ve hayal edebileceğiniz tüm aksiyon ve korku filmlerine çomak sokmakta. zombi, ninja, büyü, fantastik olaylar yaratıklar, aksiyon, şiddet, uçuşan vücut parçaları, aşk, romantizm… yani fazlası nasıl sayılır bilmem. Tabi bütün bunların yanı sıra anlam vermeye çalışıp, bir türlü anlam veremediğimiz konusu, saçmalıklar içinde eğlenmemizi sağlıyor film. Ancak tabi her bünye için değil… İki hükümlü polisin elinden kaçmıştır. Bunlar yakuzalarla buluşacak ve yakuzaların onları götürmesi ile birlikte hayatlarına devam edeceklerdir. Yakuzalar yanlarında da bir kız getirmişlerdir ve iki kaçak mahkuma patronları gelene kadar burada bekleyeceklerini söylerler. Zaman bu şekilde geçer. Derken yakuzalarla, mahkumlar arasında bir arbede çıkar ve yakuzalardan …

Westbrick Murders

Bir B-movie kuşağından daha merhaba diyerek başlayayım yazıma. İzlediğim b-movieler içerisinde en çok diyalog olan (bir o kadarda boş), sıradan bir hakiye sahibi bir film Westbrick Murders. Bunun yanı sıra bol standart video efektli çekimler, fazla dekor, malzeme parası gitmesin diye yapılan basit animasyonlar bizi filmde karşılayan. Animasyon dediysem de çizgi roman çizimleri… Velhasıl filminizin kahramanlarından biri işe yeni başlamış genç çaylak polis, Matthew’dir. Matthew usta ortağı ile birlikte kasabanın en kötü şöhretli katil çifti, Billy ve Barbara ile karşılaşırlar. Çatışmada, eski polis ölür ve oku korumadı diye olay Matthew’in üstüne kalır açığa alınır. Bu arada Matthew, bu iki manyak katilin elinden ilk kurtulan olmuştur. Billy ve Barbara bıraktıkları işi bitirmek için, Matthew’in evini basarlar ve eşini öldürürler. Matthew bu kezde kurtulmuştur. Kuyruğunu kıstırıp babasının çiftliğine geri döner. Ancak babası Matthew’i almaz kaçmaması gerektiğini ima eder ona… Matthew ise intikam için geri döner… Billy ve Barbara ise Westbrick şehrinde dehşet saçmaya devam etmektedirler. …

Nude Nuns with Big Guns

Filmin ismini okuyunca insanın aklına, o seksenlerden, doksanlardan kalma porno filmleri geliyor. Ancak film öyle düşündüğünüz merak içerisinde okuduğunuz gibi porno değil. Lakin B-movielere özgü şiddet ve erotizmle bezenmiş. Hatta erotizmin dozu biraz fazla kaçmış. Tabi filmde rahibelerden söz ettiğimizde bu biraz normal. Film Hristiyanlığı ve Katolik kilisesini oldukça şiddetli bir biçimde eleştiriyor. Tabi bu eleşti kilisenin iç yapısı olduğu kadar, toplumsal yapısına da göndermelerde bulunuyor. Filmde kilisenin eş cinselliğe karşıtlığının yanı sıra, erkek egemen toplumun temellerini atmasına nasıl yardımcı olduğu da anlatılmak istenmiş. Tabi filmi izlediğinizde bunları anlamıyorsunuz. Karşınıza çıkan intikam alan bir rahibenden başkası değil. Kilise ise rahibelere çıplak bir şekilde uyuşturucu yaptırıyor. Tabi dağıtımını da onlara bağlı ancak kiliseden çok çok uzak tipler. Baş roldeki intikamcı rahibemiz, kilise tarafından bir başka rahibe ile aşk yaşadığı gerekçesi ile kiliseden kovulur. Tabi kiliseden kovulmakla kalmaz, onu uyuşturucu bağımlısı yaparak genel eve bırakırlar. Buraya kilisenin bir adamı gelerek bu rahibeyi iyice döver. …

Back to Top