Kategori arşivi: Bilimkurgu

buralarda yokken izlediklerim

Yazılacak filmler o kadar birikmiş ki yapacak onlarca işin arasında bunu da yapmak oldukça zor oluyor. Güya güz başında film izleme olayına ara verecek vaktimin çoğunu yazmaya adayacaktım. Lakin o da olmadı. Bir değişiklik şart ama nasıl olacak bilmiyorum.

Neyse filmlere geçelim öyle çok uzatmak istemiyorum anlatımları ama bakalım. Zaten bir çok izleneni kaybettim.

Distorted (2018)

distortedFilm hakkında aslında aklımda bir şey kalmamış. Hem de John CusackChristina Ricci gibi isimler filmde olmasına rağmen. Film klasik bir konu olmamasına rağmen o kadar klasik işlenmiş ki öyle akılda kalıcı bir yeri yok.

Yüksek güvenlikli bir eve taşınan Lauren burada garip şeylerin döndüğünü fark eder. Ancak eşi bu durumu onun psikolojik bozukluğa verir ancak işin gerçek boyutu da vardır. Burada ki insanlar bir şekilde kontrol edilmektedirler. İzlenmese hiç bir şey kaybedilmeyecek bir film. ** Yönetmen: Rob W. King Oyuncular:  Christina RicciBrendan FletcherVicellous Shannon Senaryo: Arne Olsen https://www.imdb.com/title/tt6143850/

Welcome the Stranger (2018)

welcome the strangerNe izlediğim konusunda pek bir fikir sahibi olamadım. Ne anlatıyordu, ne yapmaya çalışıyordu pek emin olmadım. Bir kız, abisinin evine habersiz gider. Ev abisine annesinden kalmıştır. Aralarında miras muhabbetleri dönerken, bir de abisinin sevgilisi çıkar ortaya. Onunla da uğraşırken evde olup biten garip olaylar vardır. Bu olaylar da annesi ile alakalıdır.

İzlenmese de olur. ** Senaryo – Yönetmen: Justin Kelly Oyuncular: Abbey LeeCaleb Landry JonesRiley Keough https://www.imdb.com/title/tt5716280

Hou lai de wo men (2018)

hou laide womenGüzel bir kurguya sahip Çin yapımı film. Yıllar sonra karşılaşan iki sevgilinin ilişkilerini masaya yatırmalarını ve nerede yanlış yaptıklarını aramalarını anlatıyor film. Oyunculuklar başarılı. Kurgu ise klasik romantik filmlerin dışında filmi izlerken dink tutacak şekilde. Oyunculuklarını, görselliğini beğendim filmin.

Özetle tavsiye edebileceğim bir film. **/ Yönetmen: Rene Liu Senaryo:  Wei AnShing-Ming Ho Oyuncular: Boran JingDongyu ZhouZhuangzhuang Tian https://www.imdb.com/title/tt8033592

Skyscraper (2018)

skyscraperAksiyonu bol ancak klasik aksiyondan öteye gitmeyen bir film. Ultra akıllı (bu nasıl oluyorsa) bir gökdelenin güvenliğinden sorumlu Will Sawyer’ın ailesi binaya suikast düzenlendiği sırada içeride olunca Sawyer, ailesini kurtarmak her şeyi göz önüne alır. Tabi bu durum filmde teknik yada teorik hiç bir şeyin olmaması ve mantıksız da olsa aksiyonla örtbas etmesine sebep oluyor.

Aksiyon meraklıları için izlenebilir bir film. *** Yönetmen – Senarist: Rawson Marshall Thurber Oyuncular:  Dwayne JohnsonNeve CampbellChin Han www.imdb.com/title/tt5758778

Tau (2018)

tauKendini merakla izlettiren bir film Tau. Ancak o kadar çok havada kalan şey var ki bunları düşündükçe insanın biraz tadı kaçıyor. Mesela insanlar neden buraya işkence / öldürülmek için getiriliyordu bu havada. Tamam adam psikopat ama bir dayanağı olmalı. Genç bir kadın kaçırılır ve teknolojik bir eve kapatılır. Burada kendisi ile bir deney yapılmaktadır. onu kaçıran adam haricinde evi yöneten Tau adındaki yapay zekadır. Kadın yapay zeka ile iletişme geçerek kendini kurtarmak için plan yapar.

İzlenebilir bir film. Konu olarak iyi ama belirttiğim gibi çok havada. *** Yönetmen: Federico D’Alessandro Senaryo: Noga Landau Oyuncular: Maika MonroeEd SkreinGary Oldman https://www.imdb.com/title/tt4357394/

Midnight Sun (2018)

midnight sunGüneşe çıkamayan 17 yaşındaki kızın hikayesini anlatıyor film. Eğlenceliymiş gibi giderken birden dram dozajı artıyor. Yine de duygu sömürüsü yok. Katie çocukluğundan beri dışarıya çıkamamaktadır ve pencereden gördüğü bir çocuğa aşıktır. Günün birinde gece dışarıya çıkar ve bestelediği şarkıyı okurken sevdiği çocukla tanışır. Birlikte takılmaya başlarlar ancak Katie çocuğa hastalığını söylemez. Günün birinde ise zamanı unutur ve gün ışığına yakalanır.

İçinizi çok fazla darlamayacak romantik bir film arıyorsanız izleyebilirsiniz. Bu arda film Taiyô no uta adlı Japon filminden uyarlama.  *** Yönetmen: Scott Speer Senaryo: Kenji BandoEric Kirsten Oyuncular: Bella ThornePatrick SchwarzeneggerRob Riggle https://www.imdb.com/title/tt4799066/

The Outsider (2018)

the outsiderFilm kendisini izlettiriyor izlettirmesine de nispeten biraz durağan. Hikayenin işlenişinden tutun, kurguya varıncaya kadar bazı içe sinmemezlikler mevcut. Ancak filmin eski Japonya’da geçmesi atmosferi merakta bırakan hikayesi biraz olsun filmi izlenebilir kılıyor. Son dakikada izleyiciyi ters köşe yapmaya çalışıyor ve başarıyorda. Tabi bir de Amerika’nın Japonya üzerindeki baskısını görebiliyoruz. Amerikalı bir adam Japon mafyasına girer film burada olan biteni konu alır.

Boş zamanda izlenebilir bir film. Yönetmen: Martin Zandvliet Senaryo: Andrew Baldwin Oyuncular: Jared LetoTadanobu AsanoKippei Shîna https://www.imdb.com/title/tt2011311

The Strangers: Prey at Night (2018)

the strangers preyat nightFilmin başında gerçek bir hikayeden uyarlama diye not düşülmüş. Aslında böyle filmlerden uzak dururum ama neyse izleyeyim dedim. Aslında farklı bir şey yok. Bir aile üç psikopat tarafından sıkıştırılır ve öldürülmeye çalışılır ve biz de bu can pazarına tanıklık ederiz.

İzlenmese de olur bir film. ** Yönetmen: Johannes Roberts Senaryo: Bryan BertinoBen Ketai Oyuncular: Christina HendricksMartin HendersonBailee Madison  https://www.imdb.com/title/tt1285009/

Düğüm Salonu (2018)

düğüm salonuAynı düğün salonunun iki farklı salonunda yapılan iki ayrı düğün iki eski sevgilinin düğünüdür. İkisi dışarıya çıktıklarında karşılaşırlar ve eski defterler açılır. Derken birden bire öpüşürler ama bu düğün fotoğrafçısı ve küçük çocuk tarafından görülür. Arada şantaj dönerken bu durumdan kurtulmaya çalışır çiftler. Geçmiş aralanırken her şey de gün ışığına çıkar.

İzlenebilir eğlenceli bir film. *** Yönetmen: Hakan Algül Senaryo: Şahin Irmak Oyuncular: Sahin IrmakIrem SakGonca Vuslateri https://www.imdb.com/title/tt8045670

Leobeulli Horeobeulli (2018)

leobeulli horeobeulliEğlenceli bir K-Drama. Philip ve Eul-Soon kaderleri bribirine bağlanmış iki kişidir. Philip ünlü bir oyuncu Eul-Soon ise senaristtir. Ancak birinin hayatı iyi olursa diğerinin hayatı kötü olmaktadır. Bu ikisi birbirine aşık olur ama aralarındaki bu bağ çözülmesi gereken sorunları da bir bir çözülmesi gerekmektedir.

Eğlenceli keyifli bir dizi. İzleyin derim. **/ Yönetmen: Ji Byung HyunKang Min Kyung Senaryo: Park Min Joo Oyuncular: Jeong Jae EunDong-hoon HaSun-Hee Hwang https://www.imdb.com/title/tt8628658

 

buralarda yokken izlediklerim

Love, Simon (2018)

love, simonKeyifli, eğlenceli, sürükleyici bir film olmuş Love, Simon. Her şeyden biraz var filmde. Gizemi yerinde, dramı yerinde… Süresi bana biraz uzun gibi geldi ama sıkmadan izlettirdi. Filmin dozajı iyi ayarlanmış. Film aslında bir gençlik filmi bu çerçevede hareket ederken ana karakterin içinde bulunduğu durumu açıklaması ve kendisine karşı toplumun tepkisi klasik ama bilinçli bir şekilde aktarılmış.

Ana karakterin içinde bulunduğu durum dedim ana karakteri gay olarak tanımlayıp bunu bir gay filmi olarak lanse etmek istemedim. İçinde yaşanan tüm duygular aslında her heteroseksüelin yaşayabileceği şeyleri yaşaması. Tabi buna internetten yüzünü bile görmediği birine aşık olması dahil. Film Simon ile birlikte yaşanan merak duygusunu da izleyiciye geçiriyor. Aslında konuyu özetlemek gerekirse, Hikaye, gay bir lise öğrencisi olan Simon’ın bu tercihini ailesine ve diğerlerine açıklamasını ve karşılaştığı zorlukları anlatıyor. Filmde abartıdan çok oldukça doğal olabilecek her şey anlatılmış. Filmin en sevdiğim kısmı da buydu.

Yazı giderek uzuyor. Yönetim açısından filmde bir ekstra görmedim. Kurgusu iyi, oyunculuklar oldukça başarılı. Belirttiğim gibi aslında süresi biraz daha kısa olabilirmiş. Evet, film gaylerin o ilk anda kendilerini açıkladıktan sonraki durumlarını, arkadaşlık ilişkilerini anlatmış ama bunu dramatize etmeden eğlenceli bir şekilde yapmış. Film bu konu ile ilgili bir kaynak olamaz ama keyifle izlenebilir. */ Yönetmen: Greg Berlanti Senaryo:  Elizabeth BergerIsaac Aptaker Oyuncular: Nick RobinsonJennifer GarnerJosh Duhamel https://www.imdb.com/title/tt5164432/

Ittefaq (2017)

ittefaqBaşarılı bir Hint gizem – suç filmi Ittefaq. Muhtemelen Türkçeye çevirirsek filmin adını “ittifak” olarak çeviririz. Zaten aynı anlamı taşıyor. Film kendini başarılı bir şekilde izlettiriyor ve kurgusu ile birlikte merak içinde de kalıyorsunuz. Arada klasik Hint danslarında olmaması hikayeye dikkatinizi daha fazla vermenizi sağlıyor. Finalde ise hadi bir ter köşe daha yapalım demişler. Bu olmalı mıydı biraz tereddütte kaldım. Yine de akıcı kendini izlettiren bir filmdi.

Filmin kurgusu oldukça iyiydi zaten gizemi bu şekilde ayakta tutuyordu. İkili sorgulama sahneleri, sorgular arasındaki geçişler ve farklı bakış açıları aslında başkalarının hikayelerini tek taraflı dinlediğimizde nasıl yanılgıya düşebileceğimizi gösteriyordu bize. Bu açıdan da filmi başarılı bulduğumu söylemeliyim.

Başarılı bir yazar eve geldiğinde karısını ölü bulur ve polise haber verir. Polis geldiğinde yazara baskı kurar ve onu cinayeti işlemekle itham eder. Baskı karşısında yazar kaçar ve polis kovalamaya başlar. Yazar sonunda bir apartmana girer ve burada bir kadından yardım ister. Burada bayılır kendine geldiğinde ise polisler evdedir ve bir de ceset vardır. Cesette kadının kocasıdır. Kadın yazarı kocasını öldürmekle suçlar ve her ikisi olayı anlatmaya başlar. Tabi hikaye içinde hikayeler vardır.

İzlenebilecek başarılı bir film. **** Yönetmen – Senaryo: Abhay Chopra Oyuncular: Sidharth MalhotraSonakshi SinhaAkshaye Khanna https://www.imdb.com/title/tt6692354/

The Outsider (2018)

the outsiderFilm kendini izlettiriyor izletmesine de çok fazlada tatmin etmiyor. Jared Leto‘ya bu rol oturmuş mu onda da emin değilim. Evet iyi oynamış, iyi iş çıkarmış ama daha sert yüz ifadeli birisi sanki daha iyi olurdu. Neyse Leto’ta her şeyiyle oynamış ana karakteri ancak karakterde biraz sorun vardı. Evet karakter zaten sorunlu bir karakter ama hakkında en ufak bir şey bile bilmeyişimiz karakteri anlamakta zorlanmamı hatta anlayamamamı sağladı. Yani amacı ne bir türlü çıkaramadım.

Bu bağlamda filmde bir amaç bulamadı. Zaten dışarıdan gelen yakuza, samuray filmi çok izlemişken bu filme gerek var mıydı tartışılır. Her şey bir oyun muydu, Amerikalı abimiz ne ayaktı anlayamadım. Gelen olarak yavaş giden, çekim olarakta pek haz etmediğim film oldu. Kısaca filmin özeti şu şekilde:

İkinci Dünya savaşı sonrası Amerikalı Nick bir Japon hapishanesinde yatmaktadır. Buradaki tek yabancıdır. Neden yatar, suçu nedir bilmeyiz. Bu esnada beraber kaldığı mahkumlardan biri intihara teşebbüs eder ve Nick onu kurtarır. Sonra diğer mahkumla bir anlaşma yapar. Adam harakiri yapacak, Nick onun ölmesine izin vermeyecek, adam hastaneye çıkınca adamları onu kaçıracaktır. Bunun karşılığında da Nick’i içeriden kısa sürede çıkaracaktır. Planlanan olur bir süre sonra Nick kendini yakuzaların içinde bulur hatta kendisi de bir yakuza olur. Tabi onların içine girme hikayesi girdikten sonraki karmaşa hepsi anlatılır. Tabi Nick’e nasıl bu kadar güvendiler de en üst kademeye  kadar çıkardılar o ayrı bir konu. Buna pek anlam veremedim.

Neyse hızla akmayan, son dönem çokta iyi olmayan Netflix yapımlarından biri. Çok boşunuz varsa izleyebilirsiniz. *** Yönetmen: Martin Zandvliet Senaryo: Andrew Baldwin Oyuncular: Jared LetoTadanobu AsanoKippei Shîna https://www.imdb.com/title/tt2011311/

Ghost Stories (2017)

ghost storiesSon dönem izlediğim filmler arasında başarılı bulduğum bir film Ghost Stories. En azından beni biraz olsun şaşırtmayı, bir iki sahnesi ile de germeyi başardı diyebilirim. Ancak ne bir korku filmi olarak korkutucu, ne de bir gerilim filmi kadar geriyor. Biraz dramı fazla diyebiliriz filmin.

Aslında filmin tanıtımından mıdır nedir üç ayrı hikaye izleyeceğimi düşünüyordum filmin başına oturduğumda evet izledim de ama hiç bir hikayenin sonu yoktu. Bu gariplik beni biraz daha filme bağladı. Nihayet final aslında o kısa hikayelerin birbirine nasıl tutturulduğunun açıklaması oldu.

Hayaletlerin varlığını araştıran bir yazar bu işe bulaşmasını sağlayan ve aniden ortadan kaybolan bir yapımcıdan mesaj alır ve onla görüşmeye gider. Adam ona araştırması için üç hikaye verir. Bu şekilde gerekten hayaletler var mıdır görecektir. Bu hikayeleri de biz izlemeye başlarız.

Filmin renkleri, ışıkları, oyunculukları oldukça güzeldi. Bilhassa ışık ve renkleri çok beğendim. Hikaye sevdiğim türdendi ama çok yeni bir şey katmıyordu izleyene. Yine de keyifle izlenebilir. Tavsiye ederim. */ Yönetmen – Senaryo: Jeremy DysonAndy Nyman Oyuncular: Andy NymanMartin FreemanPaul Whitehouse https://www.imdb.com/title/tt5516328/

Early Man (2018)

early manGarip bir Türkçe çeviri örneği var karşımızda yine. Ne alakaysa Early Man, Türkçeye çevrilirken, “Taş Devri Firarda” olarak çevrilmiş. Hadi “taş devri”ni anladım “firarda” ne ya. Filmin konusunda bile firar ile ilgili bir şey yok. Neyse, animasyon da günümüze atıflar çok ama sadece animasyon olduğu için izlenimi keyifli. Yoksa çok başarılı olduğunu söyleyemeyeceğim. Tabi birde ben filmin konusunu direkt Cem Yılmaz’ın AROG filmine benzettim. Onda da geçmişe döndüğü sahnelerde yapılması gerekenler hatta karakterler bile bu filmdekilere benziyordu. Aslında bu şekilde filmi de özetlemiş oldum.

Taş devrinde bir kabile yaşamaktadır. Bir gün bulundukları yerlere garip yaratıklar tarafından saldırı olur. Sonra öğrenirler ki bu saldırı Bronz Çağına geçmiş insanlar tarafından yapılmıştır ve onları topraklarından ederler. Topraklarını geri almak içinse atalarının duvarlara yazdığı ama onların anlam veremediği bir oyun oynamaya karar verirler. Bu oyun futboldur. Ancak ne acıdır ki Bronz çağındakiler futbol konusunda çok iyilerdir. Ancak evlerini geri almak için başka seçenekleri yoktur.

Animasyon tekniği açısından değişik bir şey yoktu filmde. Göndermeler yerindeydi ama çocuklara futbol sevdirelimin ötesine geçmiyordu film. **/* Yönetmen: Nick Park Senaryo:  Mark Burton James Higginson Seslendirenler: Eddie RedmayneTom HiddlestonMaisie Williams https://www.imdb.com/title/tt4701724/

Gon-ji-am (2018)

gonjiamDefalarca izlediğimiz bir konunun Güney Koreliler tarafından tekrarı var karşımızda. Her ne kadar korkutup ürkütmese de fena bir izlenim sunmuyor. Filmde yeni hiç bir şey yok. Yönetim, senaryo, sahneler her biri aslında türdeş filmleri ile aynı. Tek fark ise Korece olması.

YouTube üzerinden yayın yapan bir korku kanalı için yeni bir bölüm hazırlıkları yaparlar. Grubun kurucusu ve beraber çalıştığı üç kişi, internetten izleyicileri olan üç kişi yada alır ve uzun yıllar önce terk edilmiş olan bir akıl hastanesine giderler. Burası için klasik hayalet hikayeleri vardır. Amaçları ise burada canlı yayında bir gece geçirmek ve bir milyon izleyici sayısına ulaşmaktır. Hazırlıklar başlar, herkes toparlanır ve binaya girerler. Her katı gezerek hikayesini anlatmaya başlarlar. Burada bir ruh çağırma seansı da gerçekleştirirler. Daha sonra garip olaylar olmaya başlar. Aslında bu olayların bazıları planlıdır ama bunu sadece ana ekip bilir derken olaylar ciddileşince ortalıkta bir can pazarı başlar.

Çok fazla şey vermeyen oyunculukları iyi klasik bir film var karşımızda. **/* Yönetmen – Senaryo: Beom-sik Jeong Oyuncular:  Seung-Wook LeeYe-Won MunJi-Hyun Park https://www.imdb.com/title/tt8119752/

Deadpool 2 (2018)

deadpoolMarvel’in en sevdiğim ve artık beklediklerini başında gelen bir kahraman Deadpool. İkinci filmini de keyifle izledim. Sanıyorum artık boka saran ve tat vermeyen süper kahramanlar evrenine Deadpool ilaç gibi geliyor. Bilhassa Marvel evreninin ve hayatın öz eleştirisini yapması, seksenlere olan göndermeleri benim filmi keyifle izlemeniz sağlıyor.

Tabi süper kahraman filmi olunca film aksiyonsuz da olmuyor. Her ne kadar aksiyon artık alıştığımız klasik aksiyon olsa da araya sıkışan espriler aksiyonu da izlenebilir kılıyor. Bu sebepten dolayı artık alışılagelmiş aksiyon sahneleri bile keyif veriyor.
Wade mutlu mesut sevgilisi ile yaşarken saldırıya uğrar ve sevgilisini kaybeder. Bunun depresyonu içindeyken birden gelecekten Cable diye biri gelir ve gelecekte azılı bir suçlu olacak bir çocuğu öldürmeye çalışır. Wade Cable’ı yakalamak için bir grup toplar ve işe koyulur. Bu şekilde macera başlar.

Oldukça keyifli bir film Deadpool 2. Tabiki görsel ve senaryo açısından çok bir yenilik içermiyor bazı sahnelerde hata genel bağlamda kopukluklar da yok değil. Yine de kendiyle bile dalga geçen bir film için göz ardı edilebilecek bir durum bu. İzleyin derim. **** Yönetmen: David Leitch Senaryo: Rhett ReesePaul Wernick Oyuncular:  Ryan ReynoldsJosh BrolinMorena Baccarin https://www.imdb.com/title/tt5463162/

Jurassic World: Fallen Kingdom (2018)

jurassic world fallen kingdomBir önceki filmin devam niteliğinde çekilmiş ama onun kadar bekleneni vermemiş bir film. Hikaye diğer filmin enkazından ortaya çıkmış. Toparlanmaya çalışırken de mantıksızlıklar almış başını gitmiş. Tam bir temele oturmayan, basit bir konu etrafında adından nasılsa para kazandırır amacıyla yapılmış bir film olmuş.

Eski parkta dinozorlar hayatlarına devam etmektedir ama parkın bulunduğu bölgedeki yanardağ faaliyete geçmiştir. Bu da oradaki tüm türlerin yok olması anlamına gelecektir. Eski park müdiremiz ise dinozorları koruma derneğinin başındadır. Günün birinde bir teklif alır ve eski dinozorları bakıcısını da yanına alarak parka dinozorları kurtarmaya gider. Ancak orada öğrenirler ki dinozorları korumak için değil satmak için istemektedirler. Tabi bunu öğrenen ekibimiz bunun karşısında durur. Bu esnada bu işi yüklenen şirket askerlerin kontrol edebileceği bir dinozorları üzerinde çalışmaktadırlar. Bunun karşısında duracak olanlarda bizim kahramanlarımızdır. Tabi burada bir diğer hususta devreye girer. Genetik çalışmalar sadece dinozorları üzerinde yapılmamış insanlar üzerinde de yapılmıştır.

Bir sonraki bölüm için ise dinozorları dünyada serbest bırakıldı bu şekilde yeni bölümün nasıl şekilleneceğini gömüş olduk. Muhtemelen insanlar ve dinozorla arasındaki bir savaş olası diğer bölümde.

Nedendir bilmiyorum ama bana film daha çok genç nesil için yapılmış izlenimi verdi. Belki eski Jurassic Parkları aradığımdandır ama World serisinde de bence beklenen etkiyi vermemiş.
Aksiyonu bol ve dinozorları seviyorsanız izleyiniz yoksa genel olarak tatmin eden bir film değil. *** Yönetmen: J.A. Bayona Senaryo: Derek ConnollyColin Trevorrow Oyuncular: Chris PrattBryce Dallas HowardRafe Spall https://www.imdb.com/title/tt4881806/

House of Wax (2005)

house of waxHadi vakit geçsin derken izlediğim bir filmdi House of Wax. Gerçi izleyebildim mi çok emin değilim. Boş boş bakmış olabilirimde. Yani o kadar sarmadı film beni. İşin şaşırtıcı tarafı ise filmde Paris Hilton’un oynamış olması. Oynamış demeli miyim bilmiyorum sanırım on dakika gözükmedi film boyunca. Film 1953 yılında yapılmış aynı isimli filmin yeniden çekimi. İlki ile ilgili bir yorum yapamayacağım ama eminim ki bundan iyidir.

Bir kaç arkadaş tatile çıkarlar derken bir kasabaya varırlar. Kasaba yaşayan bir yer gibi gözükür ama kimse de yoktur ortalıkta. Derken adamın birini görürler. O gençlere yardımcı olmaya çalışır ama aslında anlarlar ki o adam da bir katildir ve kovalamaca başlar. Aslında bir başkası daha vardır o da insanları yakalar ve canlı canlı bal mumuna batırır. Aslında şehrin tüm sakinleri bu haldedir. Bizim gençlerde kendi paçalarını kurtarmaya çalışırlar.

Korkutmaya bunun yanında artı vermeyen boş bir filmdi. Amacı ve nereye gideceği belli değildi. Filmin sonunda bak devamını da getiririz karesi de getirilmiş ama umarım gelmez. Yönetim ve oyunculuklarda pek işe yaramazdı. * Yönetmen: Jaume Collet-Serra Senaryo:  Charles BeldenChad Hayes Oyuncular: Chad Michael MurrayParis HiltonElisha Cuthbert https://www.imdb.com/title/tt0397065/

buralarda yokken izlediklerim

3G – A Killer Connection (2013)

3g a killer connectionÇokta esprisi olmayan Hint korkusu açlığım gidermek maksadıyla izlediğim bir film 3G – A Killer Connection. Hikaye, kurgu oldukça basit. Oyunculuklarda aynı şekilde. Zaten aldığı puanlardan da belli filmin ne olduğu.

Film bir adamın sevgilisini öldürmesi ile başlıyor. Akabinde ana karakterlere geçiyor hikaye. Sheena sevgilisi Sam ile bilikte tatile gider. Burada Sam telefonunu denize düşürür ve ikinci el bir telefon alır. Ancak geceleri bilinmeyen bir numaradan çağrı, mesaj, video almaya başlar. Önce birilerinin dalga geçtiğini düşünür ama sonra kendisinde değişiklikler olduğunu fark eder. Bu durumu Sheena da fark etmiştir. İkisi telefonun eski sahibini araştırmaya başlarlar ve onu delirmiş halde bulurlar. Araştırma devam ettikçe bir ruhun telefonun içinde olduğunu anlarlar ve ondan kurtulmaya çalışırlar.

İzlenmesine çok gerek olmayan ancak Sheena rolündeki Sonal Chauhan için katlanılabilir bir film. Hemcinslerim açısından söyleyeyim. Tabi diğer çocukta Hint yakışıklısıydı ama biraz odundu. / Yönetmen – Senaryo: Sheershak AnandShantanu Ray Chhibber Oyuncular: Neil Nitin MukeshSonal ChauhanMrinalini Sharma https://www.imdb.com/title/tt2404519/

Pengabdi Setan (2017)

pengabdi setanEndonezya ağırlıklı olmak üzere Güney Kore ortak yapımı bir film Pengabdi Setan. İzleme sebeplerimden biri IMDB’de 7.4 gibi bir puan almış. Tabi bu puanı hak ediyor mu tartışılır ama çok kötü de bir film çıkmadı. Zaten film 1982 yapımı aynı isimle Sisworo Gautama Putra‘nın filminden uyarlanmış. Sanırım o süre zarfında biraz toparlamışlar filmi.

Endonezyalıların da Müslüman olduğunu hesaba katarsak onlar bizim gibi pek cinler ile uğraşmıyorlar. Tabii ki uğraştıkları filmlerde var ama her iki konuya da eşit değinmeye çalışıyorlar. Bizde ise şeytanlı film kaç tane var?

Filmin hikayesi oldukça basitti. Yani daha önce gördük. Senaryoda zaman zaman kopukluklar ve anlamsızlıklar vardı. Zaman konusunda sürekli tereddütte kaldım. Ne genel hikayenin geçtiği dönem tam anlamıyla belli, ne de olayların yaşandığı süreç bir zaman arasın. Korku sahnelerinin bir çoğu klişeydi. Atmosfer ve kültür farklılığı bu sahneleri zaman zaman çekici kılıyordu. Genel anlamdaysa korkuttuğunu söyleyemem. Tabi bu esnada oradaki adetleri de görmüş oluyoruz.

Film aslında bizde de arada sırada değinilen arada kalmışlığı anlatmış. Daha medeni bir aile profili onların başlarına gelen derken sosyal olarak dine yaklaşımlar da ele alınmış. Eski bir müzisyen olan kasın ani bir hastalığa tutulmuş ve yatalak haldedir. Çocukları ve kocası ona bakmaktadır. Günün birinde kadın ölür ve gömülür ancak gömüldükten bir süre sonra geri döner. Bu esnada biz de hikayeyi çözmeye çalışırız. Elbetteki dönmesinin bir sebebi vardır. Şimdi yazsam mı bilemedim. İzleyen olur belki.

Özetle meraklısı için izlenebilir bir film. Puanı yüksek diye aldanmayın. *** Yönetmen:  Joko Anwar Senaryo: Joko AnwarSisworo Gautama Putra Oyuncular: Bront PalaraeTara BasroEndy Arfian https://www.imdb.com/title/tt7076834/

Every Day (2018)

every dayFilmin konusunun bana değişik geldiğini söylemem lazım. Beni biraz iten kısım filmin çok fazla ergen olması. Ne bileyim böyle bir konuda biraz daha gizem, biraz daha gerçekçi ve sorgulayıcı bir şey bekliyorsunuz ama maalesef film bu bekleneni vermiyor ve klasik ergen filmi kıvamında ilerleyip bitiyor. Oysa üzerine çok beyin fırtınası yaratılabilirmiş. Bu haliyle filmin ana fikri ‘dış görünüş önemli değil gençler, önemli olan iç güzelliği’ olarak kalmış.

Tabi film ergen filmi olunca aradaki kuşak farkını da hesaba katarsak ben bunların ağzını burnunu kırarım demek istiyorum. Yok aslında bu filmde bunu çok az hissettim. Yine de ana kız karakterinizin bazı tavırları beni zıvanadan çıkardı. Lakin alışıyorsunuz izlerken.

Film doğduğundan beri sürekli başka biri olarak ve aynı yaşlarda uyanan birini anlatıyor. Yok aslında onu anlatsa iyi bir film olabilir. Bu arkadaş bir kıza aşık oluyor ve ona durumu anlatıyor. Derken ikisi güzel vakit geçirmeye başlıyor hemde sürekli başka biri olmasına rağmen. Kız için farklı bir deneyim tabi. Ama bu sürekli değişen abimiz ona asıl sevilecek şeyin beden olmadığını öğretiyor. Tabi burada bir soru daha. Sadece beden mi yaşı bildirir? Yani bizim değişken (hoşuma gitti bu böyle diye eğim) kaç yıldır böyle kendimi bilmiyor pekala acayip yaşlı da olabilir o zaman sübyancı mı oluyor? Yoksa kamuflaj karar vermekte yeterli mi? Film işte böyle değişik konularda dolaşacakken oldukça sığ ergen aşklarında yüzüyor maalesef.

Kurgu ve oyunculuklar fena değildi. Çekimlerde aynı şekilde ancak beni çok tatmin etti diyemem. Bu konuları seviyor ışık çaksın gerisini ben düşünürüm diyorsanız buyurun. *** Yönetmen: Michael Sucsy Senaryo:  Jesse AndrewsDavid Levithan Oyuncular: Angourie RiceJustice SmithDebby Ryan https://www.imdb.com/title/tt7026672/

Unsane (2018)

unsaneFilmin yönetmen koltuğunda başarılı bir isim var. Film geçtiğimiz iff’nde gösterilmişti ama gitme fırsatım olmamıştı. Gerçi son dönem de biraz mesafeliyim bu duruma neyse. Filmin en önemli özelliklerinden biri de iPhone ile çekilmiş olması. Tabi bu sadece sponsorluk açısından faydalı olmuş. Öyle iPhone ile çekilmiş dediysem de elimizdeki telefonla değil tabi ek donanımlar burada önemli. Madem teknik olarak başladık o şekilde devam edelim. Görsel olarak telefon ile çekilmesi bana ek bir duygu hissettirmedi. Sanki ışık biraz daha azdı ama bu bilinçli bir tercih olabilir. Birde görüntü kalitesi sanki günümüzü değil de daha eskileri anımsatıyordu. Bu sebepten dolayı filmin zamanı hakkında tereddütlere düştüm.

Fena bir hikaye yok karşımızda. Ancak filmde o kadar çok olay var ki zaman zaman ana hikaye nedir nasıl ilerleyecek sorusunu soruyorsunuz. Çünkü yan hikayeler direkt bağlantılı gitmiyor filmle. Tabi film gerilim olarak adlandırılırken asıl gerilim saplantı hali mi yoksa hastanelerin üzerimizdeki uyguladığı politikalar mı onu düşünüyorsunuz. Filmin kurgusu iyi yapılmış. Fazla karakter ve her karakterin konusuna odaklanmasına rağmen finalde pek fazla soru işareti kalmıyor aklınızda oldukça gerçekçi. Zaman zaman ise kimin haklı olduğu konusunda tereddüte düşüyorsunuz bu ikilem başarılı bir şekilde ve dozunda aktarılmış.

Oyunculuklar ise başarılı. Bilhassa ana karakter işi iyi kıvırmış. Oysa ilk dakikalarda karaktere pek ısınamamıştım. Gerçi çok sevecen olmayan itici bir karakterdi ama bu duyguyu iyi aktarmış oyuncu. Aslında tüm karakterler için aynı durum söz konusu. Bir türlü bağ bulamıyorsunuz. Kısaca kon ise şöyle:

Sawyer eski sevgilisi tarafından sürekli takip edilen ve şehir değiştirmek zorunda kalan bir kadındır. Yani bir şehirde yeni hayata başlar ama eski sevgilisini sürekli peşinde görür. Bunun için danışmanlık almak için bir hastaneye gider. Buradan çıkacağını düşünürken hastane onu isteği dışında alıkoyar. Sawyer burada da eski erkek arkadaşını görür ama kimseyi inandıramaz. Bu bahane ile hastane onu içeride daha fazla tutar.

Çok beklenti yükseltmeden izlenebilecek bir film. Zaman zaman sinir bozuyor ama çok fazla germiyor. **/ Yönetmen: Steven Soderbergh Senaryo: Jonathan BernsteinJames Greer Oyuncular: Claire FoyJoshua LeonardJay Pharoah

The Ashram (2018)

the ashramGezi ve gizem filmi olması sebebi ile filmi izledim. Ne yalan söyleyeyim afiş bana dikkat çekici geldi. Biraz ansiklopedik bilgi vermek gerekirse Ashram Hintçe’de “dünyanın çatısı” anlamına gelmekte. Aynı zamanda herkesten uzakta yan yana birer oda şeklinde kurulmuş yerlerde yaşayanlara da verilen isimmiş. Filmde zaten bu konuyu ele alıyor.

Jamie’nin beyninde beyin tümörü vardır ve yakın zamanda öleceğini söylemiştir doktorlar. Bu sebepten dolayı hayatını değiştirmiş, çok sevdiği kız arkadaşından üzülmesin diye ayrılmıştır. Bir gün kızdan mesaj alır ve bir daha ona ulaşamaz. Kız Hindistan’da olduğunu haber vermiştir. Jamie kız arkadaşını bulmak için yola çıkar. Gittiği yerlerde sorar soruşturur ve kız arkadaşının bir dağ eteğindeki bölgeye gelir. Burada elini yağını her şeyden çekmiş doğal yaşayan insanlar bulunmaktadır. Jamie kız arkadaşını ararken aslında içinde saklı duran gücü keşfeder ve ne yazıktır ki insanların hırsı burada da vardır.

Sinemagrafi olarak çok şey vermiyor ama biraz mistizm ve bazı öğretilere merakınız varsa izleyebilirsiniz. Tabi belirtmem lazım çok fazla detaya inmiyor film. Ama sıkmıyor da. *** Yönetmen: Ben Rekhi Senaryo: Binky MendezBen Rekhi Oyuncular: Sam KeeleyManoel OrfanakiHera Hilmar https://www.imdb.com/title/tt5596104/

Truth or Dare (2018)

truth or dareFilmin afişini sevmiştim ama film için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim. Bildiğiniz klasik filmlerden çok bir farkı yok. Yani de bir şey vermiyor. Aslında ben hikayeyi anlatayım siz konunun özgünlüğüne karar verin. Bir arkadaş tatile giderler. Derken burada yeni biri ile tanışırlar ve o onları aksiyon olsun diye eski bir eve götürür. Burada Cesaret mi gerçek mi oyunu oynarlar. Oyun bitip evlerine döndüklerinde ise aslında oyunun bitmediği ve bazı kurallarla devam ettiğini öğrenirler. Tabi bu arada bir kaç kişi ölür. Buna rağmen filmde klasik sevişmeler, ergen tripleri ile baş başa kalırız. Filmdeki değişik ama yine esinlenme olan şey oyunu başından savmaktır. Tabi olay yine tekerrür eder.

Tabi hikayede oldukça açık ve saçmalık bulmak mümkün. Bunların içinde final sahnesinde Youtube üzerinden soruyu herkese sorup, herkesin başını yakıp hayatlarına devam etmeleri de cabası. Tabi birde internet üzerinden yayılmasını da ayrı bir değerlendirmek lazım.

Senaryo ve diyaloglar başarılı değil. Aynı şekilde oyunculukların da başarılı olduğunu söylemeyeceğim. Sahneler oldukça sıradan ve bir sonrakini tahmin edebiliyorsunuz. Sıradan olmayan ve sıkan karakterlerin tripleri.

Özetle, korkutmuyor ama yoklukta izlenebilir bir film. Zaten bu ara iyi bir korku çıkmadı gitti. Yönetmen: Jeff Wadlow Senaryo: Michael ReiszJillian Jacobs Oyuncular: Lucy HaleTyler PoseyViolett Beane https://www.imdb.com/title/tt6772950/

Tam jeong deo bigining (2015)

tam jeong deo biginingAslında bu filme bir şeyler yazsam mı bilemedim. Çünkü tam olarak filme odaklanamadım. Bunun sebebi olarak filmi Türkçe dublajlı izlemiş olmamı düşünüyorum. Öyle burun kıvırmayın etkisi çok büyük. Ne efektler var ne mimikler. Düz konuşma dinliyorsunuz sanki dublajda. Bu filmde de böyleydi. Hızlıca özete geçeyim.

Bir çocuğu olan ve karısından çekinen kitapçı polis olan arkadaşının cinayetten suçlanması sebebi ile umutsuz bir polis ile bir araya gelerek cinayete çözmeye çalışır. Tabi bu sırada cinayetlerin sayısı artar ve bunların arasında bağlantı olduğu ortaya çıkar. Bu iki huysuz adam zorda olsa birbirleri ile çalışmaya başlarlar. Tabi bu durumda akabinde komik olayları yanında getirir.

Öncelikte dublajlı izlemeyin diyeyim. IMDB’den de fena puan almamış. Şans verilebilir. Oyunculuklar başarılıydı, hikaye de değişik merakta bırakıcı. *** Yönetmen – Senaryo: Jeong-hoon Kim Oyuncular: Sang-Woo KwonDong-il SungYeong-hie Seo https://www.imdb.com/title/tt5031892/

Extinction (2018)

extinctionSon dönem Netflix yapımları arasında konu olarak çok beğendiğim ama olmamış bir film Extinction. Olmamış kısmı çok fazla klişe barındırıyor olması. Artık olaylar ve ana fikirler o kadar kalıplaşmış ki iyi olabilecek filmi bu şekilde rezil etmişler diyebilirim. Tabi öyle çok rezillik film değil. Yine de izlenebilir. Şimdi hikayeyi anlatarak yoruma başlayayım.

Bir adam sürekli insanlara yapılan saldırılar ile ilgili rüyalar görmektedir. Öyle ki bu durum zaman zaman işlerini aksatmasına bile sebep olur. Karısı da onu sürekli doktora gitmesi konusunda uyarır. Bu arada filmin gelecekte geçtiğini belirtmem lazım. Burada karı koca demişken casttan bahsedetim biraz. Ben cast alışmasını hiç başarılı bulmadım. Oldukça alakasız castlar vardı. Ana karakterler evli olmasına rağmen birbirlerine yakışmıyorlardı aynı şekilde çocuklarda. Tabi filmin sonuna doğru buna bir kulp buluyorsunuz ama bence şart değildi. Pekala uyumlu bir çiftte işi işi götürebilirdi. Birde oyunculuklar çok donuk ve başarılı değildi. Evet buna da film fonunda bir kulp uyduruyorsunuz o da başka.

Derken bir gece adamın rüyasında gördüğü saldırı gerçekleşir ve yaratıklar herkesi öldürmeye başlar. Adam ailesini alarak kaçmaya ve korunmaya çalışır. Bu esnada bir yaratığı ele geçirir ve aynı kendi gibi göründüğünü görür. Tabi bu kaçma kovalamaca sahnelerinde o kadar çok klişe var ki anlatamam. Başına buyruk çocuk mu dersin, çok mühim bebek mi dersin, kendi ailesi için başkalarını heba eden mi dersin, bir metreden adam vuramayanlar mı ararsın tüm klişeler var.

Ailemiz bir şekilde toplanma alanına gider ve aslına bu esnada bu gelenler kim olduklarını öğrenirler. Hikayeyi güzel yapan kısım da bur zaten. Şimdi burada bunu söylemeyeceğim çünkü izlemenizi istiyorum. Filmin tüm saçmalıklarına rağmen bir ana fikri var ve bu fikir insanı düşünmeye itiyor. Aslında yapay zeka ile nereye gelebileceğimizi ve insan algılarının nasıl değiştiğinin tanığı oluyorsunuz. Filmin başı ile sonundaki düşünceniz tamamıyla birbirine zıt oluyor.

Film dönem hakkında ayrıntı vermiyor ve biterken devamı gelebilir gibi bitti. Muhtemelen gelecektir biraz daha sıkı dokunursa iyi bir film olabilir. Şimdi hikaye biraz daha açıklayıcı olsun diye, Humans ve Westworld’un bir dönem sonrası diyebilirim.

Son bir ek, bu adam rüyasında bu olacakları nasıl gördü, olmuş muydu, yoksa rutin olan bir şey miydi?

**/ Yönetmen: Ben Young Senaryo: Spenser CohenBrad Kane https://www.imdb.com/title/tt3201640/

Occupation (2018)

occupationFilmi üç beş arkadaş toplanmış çekmiş diyeceğim ama bildiğin kalabalık kadrolu iyi para harcanmış bir film. Sanıyorum yapımcının parası boldu. Saban yapmış gerçi yapımcılığı. İyi filmlerini biliyor muyum emin değilim. Ama bu filmde oldukça amatör ve kendi içinde alakasız. Ne varsa atmışlar filmin içine. Hadi absürt olur ama o şekilde kendi ciddiyetinde ilerler bu filmde o da yok.

Bir ailenin gezisi esnasında küçük bir kasabada mola vermesiyle başlıyor film. Ailenin ergen kızı kasabada olan bir maça gider ve izlemeye koyulur. Derken birden elektrikler gider ve uzaylılar tarafından saldırıya uğrarlar. Tabi savaş alanına dönmüş sahadan herkes kaçmaya başlar. Bizim ailenin anası ve kısı ile bilikte, bir kaç oyuncu ve eşleri de onlara katılır. Gurup hayatta kalmak için ormana gider. Bu esnada çok uzaylı da devirirler. Sonra bunlar ekibi büyütür derken askerlerle uzaylılara karşı bir suikast planı yapıp uygulamaya koyulurlar. Elbette mutlu son.

Ben bu kadar dağınık hikaye, gereksiz diyalog ve olayları bir arada pek görmedim. Görmüşümdür elbet ama son dönemde bu kadar kalabalık olması garip geliyor. Filmin ucuz kahramanlıklarını geçtim neresinden tutsanız elinizde kalıyor. Oyunculuklarda aynı şekilde. Bir de uzadıkça uzuyor film. Zaten süresi de uzun ama bunu rahat ikiye üçe katlıyor.

Bilim kurgu olsa da bulaşmayın derim. IMDB puanı sanırım çalışanlar yüzünden artmış. * Yönetmen:  Luke Sparke Senaryo: Luke SparkeFelix Williamson Oyuncular: Dan EwingTemuera MorrisonStephanie Jacobsen https://www.imdb.com/title/tt6774786/

Buralarda yokken izlediklerim

A.I.C.O.: Incarnation (2018)

aico

Netflix animelerinden biri A.I.C.O.: Incarnation. Oldukça da ilginç bir konuya sahip. Hikaye biraz daha ayrıntıya girebilir miydi bilmiyorum ama ufak tefek kurguda eksiklikler var gibi geldi.

Hikaye 2035 yılında geçiyor. Yapay yaşam formu araştırması yaparken “patlama” denen bir olay yaşanır ve “Madde” adı verilen bir organizma şehrin büyük kısmına yayılır ve bir çok insanın ölmesine sebep olur. Madde zaman zaman aktif hale gelse de genelde kontrol altındadır. 15 yaşındaki Aiko’da bu patlamada ailesini kaybetmiştir. Bir süre sonra ailesinin bu patlamanın merkezinde olduğunu öğrenir ve oraya doğru yola çıkar. Bu esnada kendisinin de yapay bir madde olduğunu öğrenir. Oldukça ilginç İzlenebilir bir anime. **** Yönetmen: Kazuya Murata, Senaryo: Yuuichi Nomura https://myanimelist.net/anime/36039/AICO__Incarnation

Dark Crimes (2016)

True CrimesFilmin oyuncuları arasında Jim Carrey‘i görünce birde konusu suç olunca izlemeden edemedim filmi. Ancak filmin beklediğim gibi çıkmadığını da satırlarımın başında belirtmeliyim. Evet oyunculuklar, kadro iyiydi ama film o kadar yavaş akıyor ve kurguda da sıkıntılar vardı ki film zaman zaman akmak bilmedi.

Filmin senaryosu  David Grann‘in The New Yorker dergisinde makalesinden esinlenerek yazılmış. Bir tık daha amosfer yükseltilebilirmiş. Yıllar önce bir cinayet soruşturması yürüten dedektif buradaki başarısızlığından dolayı çok fazla arka planda kalmıştır. Yılar sonra bir yazar bu cinayetin tüm ayrıntılarını içeren bir kitap yazar ve dedektif bu konuyu tekrar araştırmaya başlar. Olayın içine girdikçe yeni şeyler ortaya çıkar ama dedektif toplum gözünde zor durumda kalır.

İzlenebilir bir film True Crimes aslında. Dediğim gibi biraz sıkıcı ilerliyor. *** Yönetmen: Alexandros Avranas Senaryo: Jeremy BrockDavid Grann Oyuncular: Jim CarreyMarton CsokasCharlotte Gainsbourg 

A Wrinkle in Time (2018)

a wrinkle in timeKlasik Walt Disney yapımı var karşımızda. Yani tonlarca para dökülmüş ama ele avuca gelir bir şey çıkmamış ortaya. Çocuk filmi desem değil, büyük desem o da değil. Kurguda o kadar eksikler var ki ne oldu diye sorabiliyorsunuz arada. Çocuk kitabı uyarlamasıymış, okumadım ama bence yazık olmuş kitaba. Sadece hikaye ve kurgu değil görsel olarakta film tatmin edici değil.

Bunlara rağmen film yer yer büyük laflar ediyor. Hikayedeki dört düzen sağlayıcı çocukların anlamayacağı -eğer çocuk filmiyse- o kadar derin büyük laflar ediyor ki zaman zaman metaforlar izlerken büyüklerin bile beynini yakabiliyor. Ancak çoğu filmin düzensiz akışında tüm bunlarda havada kalıyor.

İki kardeşin babaları birden ortadan kaybolmuş yıllardır haber alınamamıştır. Ancak çocuklar onun geleceğini düşünürler. Derken bir gün garip görünümlü kadınlar ortaya çıkar ve babalarını kurtarmak için başka dünyalarda maceraya atılırlar. Boş vakitte izlenir belki. *** Yönetmen: Ava DuVernay Senaryo:  Jennifer Lee Oyuncular: Storm ReidOprah WinfreyReese Witherspoon https://www.imdb.com/title/tt1620680/

A Quiet Place (2018)

a quie tplace

Son dönem korku filmleri arasında oldukça başarılı bir film Sessiz Bir Yer. Bunun sebebi ise filmde çok fazla bilinmeyen olması. Bir de artık korku filmlerinde o kadar aşırı gürültü var ki bu filmin oldukça sessiz olması insanı tedirgin ediyor. Yani sürekli bir şeyler olacakmış hissi ile ekranın başında duruyorsunuz.

Hikaye ilgi çekici değişik bilinmeyen üzerine odaklanırken sizde bu dünya hakkında sorular sormaya başlıyorsunuz. Bu sorular nispeten cevap bulsa da bir çoğu havada kalıyor. Bir çok yerde de filmin mantık hataları ile karşılaşıyorsunuz. Bu hatalar da o kadar çok ki, artık bir yerden sonra sorular yormaya başlıyor.

İnsanlar sessiz bir şekilde yaşamaktadırlar. Bunun sebebi sese duyarlı ama kör yaratıkların olmasıdır. En ufak ayrıntıyı bile duymaktadır bu yaratıklar. İşte burada da soru işaretleri çıkmaya başlıyor ortaya. Buna rağmen belirttiğim ortam sessizlik, oyunculukların iyi olması atmosferi yaşamanızı sağlıyor. İzlenebilir.

**/ Yönetmen: John Krasinski Senaryo: Bryan WoodsScott Beck Oyuncular: Emily BluntJohn KrasinskiMillicent Simmonds https://www.imdb.com/title/tt6644200/

Black Panther (2018)

blackpantherŞimdi film ABD’de çok yankı uyandırdı. İlk siyahi süper kahraman adı altında lanse edildi ama biz maalesef filmde öyle süper kahramanlık görmedik. Süper kahramanlıktan çok aile içi taht kavgası vardı karşımızda. Tabi sonraki bölümlerle birlikte hikaye nasıl gelişir, nasıl bir düşman profili karşılarına çıkar bilmiyorum ama bundan öteye gitmez diye bir düşünce var aklımda. Film yine WB yapımı ve bol bütçeli. Güzel de gişe yapmış. Ancak hikayede havada kalan kısımlar mevcuttu. Görsel olarak çoğu aksiyon sahnesinde animasyonlar göze batıyordu. Hikaye temelleri Afrika kökenli halka dayanıyor ama bunu bildik bilim kurgu ile harmanlamak biraz zor olmuş. Öyle bir teknoloji geliştirmişler ki bunu herkesten saklamayı başarmışlar. Bu ayrıntılar tabi çok fazla verilmemiş.

Filmi iki bölüme ayırabiliriz. İlk bölüm daha genel giderken ikinci bölüm biraz daha ailevi meselerle ilerliyor. Aslında aksiyonu bol olmasına rağmen bana filmin süresi çok uzun geldi. Sanki iki bölüm çekilecek filmi kesmişler biçmişler bu hale getirmişler gibi. Bu sebepten sanıyoruz az önce dile getirdiğim gibi havada klan çok yer vardı.

Oyunculuklar fena değildi. Bu konuda pek bir şey diyemeyeceğim. Yine de tutarlı bir şey kalmıyor elimizde filmden. İzlerken vakit geçiyor ama sonrasında akılda kalan etkileyici bir tarafı yok. Hikaye ise artık yeyip yuttuğumuz klasiklikte. Yeni bir şey sunmuyor bize. Sunduğu tek şey karakterler. İzlenebilir ama çok şey beklenmemeli. *** Yönetmen – Senarist: Ryan Coogler Oyuncular:  Chadwick BosemanMichael B. JordanLupita Nyong’o https://www.imdb.com/title/tt1825683/

Pacific Rim: Uprising (2018)

pacific rimu prisingİlk film ne kadar iyiyse -ki o filmi de baya gömmüşüm- bu film o kadar kötü diyebilirim. Tamamen para kazanma amacıyla yapılmış bir film. İlk filmdeki gibi hikaye oldukça havada. Yani savaş üzerinden on yıl geçmiş tüm asıl karakterler ölmüş. Robotları kullanacak adam bile kalmamış ortalıkta. Ama bu robot sanayisi bile özelleşmiş, Çinlilerin eline geçmiş. Dünyayı hep Amerikan mamulleri kurtaracak değil ya? Yinede Amerikalılar olmazda olmaz.

Aradan on yıl geçmiş ilk filmdeki kahramanımız bir kazada ölmüştür. Oğlu da onun gibi başarılı bir pilottur. Burada pilot demem doğru mu bilemedim. Ama genlerinden kahraman olan kahramanımız ordudan ayrılmış kaçakçılık yapmaktadır. Derken küçük bir kızla karşılaşır ve askerlere yasa dışı robot kullanımından dolayı yakalanırlar. Bu esnada yaratıklar saldırır ve bilin bakalım kim kurtaracaktır dünyayı.

İşte bu kadar klişe bir hikaye var elimizde. Temel olarak hiç bir şey yok. Hikaye, kurgu havada. Tek keyifli kısım robotların kavgası ama yine robotlar gidip uzak doğu dövüşü sergiliyorlar. Sanıyorum bu olaydan kurtulamayacağız biz. Aksiyon sırasında çoğu yerde animasyonlar göze çarpıyor. Bu da tam olarak izlenim keyfi vermiyor. Oyunculuklar iyi değil. Zaten eski karakterlerden arındırılmış olması ve her daim ön planda gençlerin olması ergen tiriplerini izlememizin ötesine geçirmiyor filmi. Yönetimi ise pek başarılı bulmadım. Özetlemek gerekirse vaktimiz geçsin filmi. Fazla şey beklemeyin. **/* Yönetmen – Senaryo: Steven S. DeKnight Oyuncular:  John BoyegaScott EastwoodCailee Spaeny https://www.imdb.com/title/tt2557478/

Çocuklar Sana Emanet (2018)

çocuklar sana emanetFilmin yönetmeni  olduğu için merakla izledim. Onun filmi olmasaydı izler miydim? Aslında evet bilirsiniz benim bu filmlere nasıl meraklı olduğum. Ama film  imzalı olunca ben bile hataya düşüp çıtayı yüksek tutabiliyorum. Hiç bir zaman bu filmler için zaman kaybı demedim öyle olduğunu da düşünmüyorum. Bir şeyler bırakıyor insanda ister istemez. Bu film sende ne bıraktı derseniz, Assos’u ne çok sevdiğimi. Sonrasını bilmem.

Hikaye sanki benim hikayelerime benziyor. Bir fikir var akılda şöyle çok güzel olsa fevkalade olacak ama önüne yada arkasına bir şeyler örmeye başlayınca bir türlü oturmuyor. Bir şeyler eksik kalıyor. Bu filmde de aynı şeyleri hissettim. Hadi ben biran önce bitsin diye acele ediyorum gişe kaygım yok ama bu filmde biraz aceleye gelmiş ve öylece bırakılmış. İzlerken sanki dağınıklıklar bütününe bakıp ince iplerle bir araya toplanmasına tanık oluyorsunuz. Her parçanın duygusu ise farklı. Sonra finale de alakasız bir şey çıkıyor ortaya.

Kerem ünlü bir mimardır. Bir gün kafa dinlemeye Assos’a doğru yola çıkarlar. Köye yaklaştıklarında bir kaza yaparlar ve kazada önlerine çıkan bir çocuk ve karısı ölür. Buna alışmaya çalışan Kerem bir süre sonra garip olaylarla karışlaşmaya başlar. Sonra bu durumu çözmek için şaman bir kadının yanına giderler.

Zaman zaman bazı sahneler gerse de korku sahneleri oldukça klişeydi filmdeki. Yani bakıldığında ne tam bir gerilim ne de tam bir korku olmuş. Aslında daha iyi olmasını beklerdim. *** Yönetmen – Senarist: Çagan Irmak Oyuncular:Engin AkyürekHilal AltinbilekSerif Sezer  https://www.imdb.com/title/tt7748432/

Lost in Space (2018-)

lost in spaceŞöyle fragmanına bakında ele avuca gelir bir Netflix dizisi gibi gelmişti bana ama daha ilk bölümlerinden hayal kırıklığına uğradığımı anladım. Yine de belki döner kendini kurtarır diye sezon sonuna kadar izledim. Ancak nafile. Koca bilim kurgu dizisi, bir kötü kadının, bir çocuk tribinin uğruna geçip gitti. Tabi ailevi olayları, hiç mi hiç hesaba katmıyorum. Zaten tüm gezi bir ailenin yaşantısına odaklanmış durumda. Ailevi buhranlar, birliktelik, kötü insanlar dünyada değil de uzayda sadece.

Dünya artık yaşanılacak gibi değildir ve seçilmiş bir insan topluluğu bir koloni kurmak amacıyla  uzaya gönderilir. Yolculuk esnasında uzaylı robot olduğunu anladığımız robotlar insanlara saldırır ve bir çok kişi bu yolculukta hayatını kaybeder. İnsanlar küçük gemilere binerek kaçarlar. Bizim ailemizde dünya benzeri bir gezegene düşer. Ama benzemiyordur da bu da işin aksiyonu. Burada olan biten anlatılır dizide de.

Sezon finali itibariyle yeni bir gezegene doğru yola çıkarlar. Umuyorum ikinci sezon gelmez ve kurtuluruz. İzlemem sanırım. Bu arada IMDB’den nasıl bu kadar yüksek puan almış bilemiyorum. Dizi akmıyor adeta. ** Yaratıcılar: Irwin AllenMatt SazamaBurk Sharpless Oyuncular:  Molly ParkerToby Stephens https://www.imdb.com/title/tt5232792/

Cenaze İşleri (2017)

cenaze işleriŞimdi ben bu filmi niye izledim? Kendime sordum. Aslında vakit vardı hadi izleyeyim de arada bir Türk filmi de olsun dedim. Komedi filmi olduğunu biliyordum ama güldüm mü tartışılır. Bir iki sahnede ince göndermeler vardı. Belki göndermelerin sayısı daha fazla olabilir bir çoğu artık ezberlediklerimizin ötesine geçmiyordu.

Hikaye ise oldukça düz ve basitti. Çok fazla düşünülmemiş, klasik karakterlerin bulunduğu, klasik olay örgüsünün yaşandığı bir filmdi. Mezar kazıcısı olan kahramanımız mesleği ve parasızlığı yüzünden sevdiği kız ile bir türlü evlenemez. Derken zıp çıktı arkadaşı ona bir teklifle gelir. Ölü bir adamı direkt gömecektir. Şeytana uyan bizim eleman bu teklifi kabul eder ama getirdikleri adam ölü değil baygındır. Eleman alır adamı evine götürür ve mafya arası hesaplaşma içinde kalır.

Olay bu. Yönetim ve oyunculuklar tatmin edici değil. Klişe ama kendi içinde tutarlı bir hikayesi vardı yinede. İzlemeseniz de olur derim. * Yönetmen – Senaryo: Korhan Uğur Oyuncular:  Melis Cemre ÇınarErgun KuyucuMelih Selçuk https://www.imdb.com/title/tt8445796/

Tomb Raider (2018)

tomb raiderBen aslında macera filmlerini severim. Böyle bilinmeyene doğru aksiyon dolu yolculuklar fevkalade keyifli olur. Tomb Raider’da pek oyun oynamayı beceremesem de eskiden oynamaya çalıştığım sayılı oyunlardandır. Ancak bu 2018 model Tomb Raider eminim ki devamı gelecektir ne menem bir şey arkadaş. Neresinden tutsak elinde kalıyor. Ana hikayesi mi dersin, yeni hikayesi mi dersin içindeki çelişkileri mi dersin bilemedim. Aksiyon oldukça klasik, bu tarz filmlerde olan aile ilişkileri oldukça klasik, üstüne üstlük merakla beklediğim o gizli yerlerin tüm korunmak için yapılmış bulmacaları onlar da klasik. Film beni bir dakika bile şaşırtmadı.

Filmi aksiyon izlettiriyor. İzlettiriyor izlettirmesine de artık milyonlarca kez izlediğimin bir tık ötesine geçmiyor. Eli kesilecek diyorum oluyor, kıçını vuracak diyorum oluyor. Yaklaşık iki saat süresince film yeni ya da farklı hiç bir şey sunmuyor. Böyle robot gibi izliyorsunuz.

Babası Lara’yı küçük yaşta terk edip gitmiştir. Çok zengin olan Lara tüm serveti kenara itmiş fakir hayat sürmektedir. Artık kayıp olan babasının ölümü ilan edilecektir. O sırada babasından bir not bulur ve araştırdığında onun gizli notlarına ulaşır. BU notlar eşiğinde babasını bulma umuduyla Çin’e gider. Çin’de babasına da yardımcı olan bir ismi arar. Aynı isimde başka biri vardır gerçek elemanın oğlu ama adam ayyaştır. Derken Lara ile birlikte birden dünyanın en iyi denizcisi olup bahsi geçen adaya doğru ilerlerler. Burada ise onları yeni macera bekler.

Ben ayrıntıya girdikçe hikaye daha da klişeleşecek. Zaten sonrasını tahmin etmişsinizdir. Eh aksiyon olsun vakit geçsin derseniz buyurun ama çok Şey beklemeyin. ** Yönetmen: Roar Uthaug Senaryo: Geneva Robertson-Dworet Oyuncular: Alicia VikanderDominic West https://www.imdb.com/title/tt1365519/

Looking Glass (2018)

looking glass‘in oyunculuğunu pek sevmem ama nedendir hep filmini de izlerim. Garip bir durum benim için. Bu da Cage’in yine işe yaramaz filmlerinden biri. Hikaye oldukça klişe. Bir yerde kafa karıştırayım demiş ama olmamış. Kurgu iyi değil aynı şekilde çekimlerde. Oyunculuk derseniz ‘in aynı yuz ifadesiyle sürekli karşı karşıyasınız siz düşünün.

Bir çift çocuklarının ölümünden sonra uzak diyarlarda motel işletmeye başlar. Moteli satan garip bir adamdır. Çift buraya alışmaya çalışırken erkek olan yani Ray motel odalarının arkasında odaları gören bir cam keşfeder ve her gece burada motelde kalan konukları izlemeye başlar. Bu sırada motelin havuzuna birileri ölü domuz atar. İşi araştırınca yıllar önce motelde bir cinayet işlendiğini öğrenir. Derken yeniden cinayetler işlenmeye motelde kalanlar ölmeye başlar. Hikaye böyle devam eder.

Film ne yapak istediğini kendi de bilememiş. Bir katil var ama o mu bu mu derken zaman zaman gizem dozu o kadar gereksiz artıyor ki gerçekten e diyorsunuz. Ve olan biten olayın konu ile ilgili pek alakasını göremiyorsunuz. Yani her şey havada. Başlıyor bitiyor ve arada sıkıldığınızla kalıyorsunuz. * Yönetmen: Tim Hunter, Senaryo: Jerry Rapp Oyunuclar:  Nicolas CageRobin Tunney https://www.imdb.com/title/tt6083648

Mercy (2014)

mercyFilm Stephen King‘in “Gramma” adlı kısa hikayesinden uyarlama. Tabi çok başarılı bir uyarlama olduğunu söyleyemeyeceğim. Öyle ki King adı geçmesine rağmen filmi hatırlamakta biraz zorlandım. Bana yakışmayan bir durum bu. Ama yine hemen hemen her King uyarlaması gibi bu uyarlama da pek başarılı olmamış, televizyon filmi kıvamında. Gerek senaryo gerek yönetim gerekse oyunculuklar tatmin edici değil.

Yalnız yaşayan bir anne iki çocuğunu alır ve hasta olan annesine bakmak için eski evlerine taşınırlar. Çocuklar buraya alışmaya çalışıp ev işlerine yardım ederken, eski bir kitap bulurlar. Bu kitap bir büyü kitabıdır. Kitapta ise bazı figürler belirir. O esnada garip şeyler olmaya başlar. Bu kitabı ve anneannelerinin geçmişini araştırdıkça kötü güçlerle olan bağlantılarını keşfederler.

Çok başarılı bir film olduğunu söyleyemeyeceğim. Ben Stephen King hatırına izledim. Çok etkilemiyor ama sıkmıyor da. ** Yönetmen: Peter Cornwell Senaryo: Matt Greenberg Oyuncular:  Frances O’ConnorShirley KnightChandler Riggs https://www.imdb.com/title/tt2481496/

Yok Artık (2015)

yok artıkİkinci filmi daha çok izlemişim aslında. Yazdım mı bilmiyorum belki yazma gereği duymamışımdır. Ancak ilk film yani bu film ikinci filmden daha iyi orası kesin. Bir kere oyuncu kadrosu ve oyunculuklar daha iyi. Hikayeler yere basıyor ve yer yer güldürüyor. Zaten filmi oyuncular izlettiriyor bu konuda bir sıkıntısı yok.

Birden fazla hikaye var filmde. Bir anlatıcı eşliğinde bunları dinliyoruz. Tabi filmin sonunda bu hikayelerin neden anlatıldığı güzel bir şekilde ortaya çıkıyor ve gülümseme bırakıyor insanın dudaklarında. Öyle çok fazla beklenti ile izlenecek bir film değil. Boş zamanda terci edilebilir. *** Yönetmen: Caner Özyurtlu Senaryo: Serkan Altunigne Oyuncular:  Berkay AkinMurat AkkoyunluGüven Murat Akpinar https://www.imdb.com/title/tt4800046/

buralarda yokken izlediklerim

Yazacak o kadar film birikti ki mümkün olduğunca az laf yapıp çok film yazmak istiyorum. Ayrıntıya girmek istiyorum ama sanırım giremeyeceğim. Neyse affola.

Moana (2016)

MoanaMoana nedense bana Natsuo Kirino’nun Tanrıça Günlüğü‘nü hatırlattı. Belki de oradaki tanrılar ile buradaki tanrıları özdeşleştirdim. Film içinizdekini keşfedin temalı insanı gaza getiren bir film. Bu filmlerin çocuklar için yapıldığını biliyorsunuz. Her birindeki ego aşılamasını düşünsenize.

Film tabuları kıran ve kendi kabilesinin ufuklarını açan onları kurtararak bir kız çocuğunun başından geçenleri anlatıyor. Film eğlenceli. Yer yer müzikal kısımları beni sıksa da keyifli bir izlenimi var. Lakin benim filmden keyif almam, Tanrıça Günlüğüne benzetmemden de olabilir. Kurgusu, görseli iyi. İzleyebilirsiniz gönül rahatlığıyla. *** Ron ClementsJohn Musker  https://www.imdb.com/title/tt3521164/

Finding Dory (2016)

finding doryFinding Nemo’dan sonra neden Dory’i neden arıyoruz bilemedim. Nemo’nun tekrarı gibi olmuş bu film. İzlerken zaman zaman tekrar eden diyaloglardan ve olaylardan sıkıldım. Hikaye bir türlü ilerlemedi. Görsel olarak fena sayılmazdı ama tam anlamıyla animasyon olsun, Nemo’nun da ekmeğini yiyelim tarzı yapılmış bir animasyondu. *  Andrew StantonAngus MacLane https://www.imdb.com/title/tt2277860/

Curvature (2017)

curvatureİlginç konusuna rağmen sıkıcı bir şekilde ilerleyen bir film Curvature. İlginç dedim de ana hatlarıyla bakıldığında aslında çokta bizi şaşırtmayan bir film. Hikaye daha usta ellerde, daha iyi bir şekilde kurgulanıp aslında çok güzel sunulabilirmiş. Kadın kahramanımızın mühendis sevgilisi bir şekilde ölür. Bir sabah uyandığındaysa bir telefon ona kaçmasını söyler. Kadın telefondakinin kendisinin olduğunu anlar. Sevgilisi bir zaman makinesi yapmıştır ve bundan sonraki yaşanacak olaylardan kendini kurtarmak için zamanda yolculuk yapmıştır. Biz de bu hikayeyi izleriz.

Kurgusu zayıf, senaryo daha iyi olabilirmiş, oyunculuklar ise düşük bütçeli filme göre iyi. İzleyip izlememek size kalmış. ** Diego HallivisBrian DeLeeuw https://www.imdb.com/title/tt4720596/

Taeksi woonjunsa (2017)

a taxi driverOldukça başarılı bir Kore filmi var karşımızda. Gerçek bir hikayeden alınmış ve ekrana çok başarılı bir şekilde. Aslında bu filme ayrı bir yer ayırmak gerekirdi ama burada kaldı maalesef. Neyse ki Bi Köşe‘de yer verebilirim kendisine. Filmde o kadar çok tanıdık, olay, söz, yaklaşım var ki izlerken bizden de çok fazla şey bulacaksınız.

1980 Mayısında onlarca üniversite öğrencisinin, işçinin ve sivilin hayatını kaybettiği Gwangju Katliamı’nı gözler önüne seriyor film. Tüm burada yaşanan olaylar ise televizyonlar tarafından gerektiği gibi verilmemekte ve dünya basını buraya sokulmamaktadır. Bir taksici yardımıyla alman muhabir Jurgen Hinzpeter olay yerine girer ve Gwangju da olan biteni tüm dünyaya yayınlar.

Taksici de olayları televizyondan izleyen, buradakileri komünistlikle suçlayan biridir ancak olayların içine girdiğinde ise aslında durumun hiçte televizyonda gösterildiği gibi olmadığıdır. Filmin sonunda gerçek Jurgen Hinzpeter ortaya çıkıyor ve bu taksiciyi sürekli aradığını söylüyor ama taksiciyi bir türlü bulamıyor.

Filmin oyunculukları, çekimleri oldukça başarılı. Zaman zaman ajitasyon düzeyi artsa da genelde olayı direk anlatma konusunda sabit kalınmış. Filmin süresi daha da kısalabilir, gereksiz sahneler çıkarılabilirdi. Buna rağmen kesinlikle izlenmesi gereken bir film Taeksi woonjunsa. ****/* Hun JangYu-na Eom https://www.imdb.com/title/tt6878038/

Salinjaui gieokbeob (2017)

salinjaui gieokbeobYine oldukça başarılı bir Kore filmi var karşımızda. Yani ne diyeyim bu Koreliler film işini beceriyor. Filmin kurgusu, hikayesi, oyunculukları, işlenişi oldukça başarılı. Bir seri katil yaşlılığı ile birlikte alzaymır olmaya başlar. Ne yaptığını unutan bu adam geçmişe dönük hatıraları ile boğuşmaya başlar. Bu esnada kızının da bir seri katil tarafından kaçırıldığını öğrenir ve onu bulmak için tek başına çabalar. Ancak bunu yapmaya çalışırken, geçmiş ve günümüz birbirine karışır.

Keyifli vakit geçirmek biraz kafa karışılığı yaşamak için izleyebilirsiniz. Shin-yeon WonJo-yun HwangYoung-ha Kim (kitap) https://www.imdb.com/title/tt5729348/

Don’t Hang Up (2016)

dont hang upFilmi sırf ibreti alem olsun diye izlemek lazım. Bunu haricinde bir ergen korkusu gibi başlayıp bundan rahatça sıyrılıyor. Yine de klişe sahnelere yer verilmiş ama o kadarda sıkıcı değil. Kurgu fena değil, oyunculuklar da aynı şekilde.

İbreti alem oldun diye dedim şöyle açıklayayım: Telefonda insanlara eşşek şakası yapan gençler bunları kayda alır ve internet üzerinden yayınlar. Bu duruma prank diyorlarmış bende yeni öğrendim. Ancak bu olaylar üzerine bir gün onların başına birileri musallat olur. Başta onlar da şakalandıklarını sanırlar ama olay hiçte öyle değildir. Hayatta kalmak için uğraşmaya başlarlar bu dakikadan sonra. **/* Damien MacéAlexis WajsbrotJoe Johnson https://www.imdb.com/title/tt3610746/

Je ne suis pas un homme facile (2018)

i am an easy manBu tarz filmleri hep ilgimi çekmiştir. Televizyonda bir kısmına denk gelince hadi tamamını izleyeyim dedim. Zaten filmde bu sene içerisinde sinemadaydı. Ancak ben bu filmi bir sinema filminden çok bir televizyon filmi olarak gördüm. Yani çok şey kaçırmamışım.

Film bir yerde kadın haklarına onlara yapılanlara eğilse de dediğim gibi çok sönük kalmış. Christophe kadınlara kötü davranan, onları bir eşyaymış gibi gören biridir. Günün birinde küçük bir kaza geçirir ve uyandığında kendini kadın egemen bir toplumda bulur. Burada kadınların tüm rollerini erkekler üstlenmektedir. Christophe bu dünyada Erika ile tanışır ve Erika’sa onun bu dünyadaki karşılığıdır. İkisi arasında bir ilişki başlar. **/* Eléonore PourriatAriane Fert https://www.imdb.com/title/tt6857988

Bhaagamathie (2018)

bhaagamathieFilm değişik ve güzel bir film. Sonunda ters köşe de yapıyor ama iki saat yirmi dakika olan filmde o kadar çok olay yaşanıyor ki nasıl anlatsam bilemedim. Halkın yakınında olduğunu söyleyen bir siyasetçi ne zaman bir yerlerde miting yapsa, yanındaki tapınaklardan çok değerli heykeller çalınmaktadır. Polis bunu incelemeye başlar. Aynı zamanda başkan tarafından sevilmeyen bu adam için de bir yolsuzluk soruşturması başlatılır. Bu soruşturmalar kapsamında adamın yanında çalışmış hapiste olan sekreteri bir sorgulama için ıssız hayaletli olduğu söylenen bir villaya sorgulanmaya getirilir.

Bu tekin olmayan evde sorgu yapılırken evde garip olaylar olmaya başlar. Polisler kurdukları kameralardan bir şeylerin uçuştuğunu, sorgulamak için getirdikleri kadına şiddet uygulandığını görürler. Sorgu ile birlikte birde bu evdeki güçlerle baş etmeye çalışırlar. Tabi olayın aslı da bu şekilde ortaya çıkar. ****  Ashok GAnushka Shetty https://www.imdb.com/title/tt6727296/

Yeom-lyeok (2018)

yeom-lyeokBu yazıda biraz fazla Kore filmi oldu. Oldun Amerikan filmi olunca sıkıntı değil de Kore filmi olunca mu sıkıntı? Yine izlerken çok keyif aldığım bir film Yeom-lyeok. Anlatımı, oyunculuklar, oldukça başarılı. O kadar çok ortak yönümüz var ki bu Korelilerle, yönetiminden tutun da, insanların yaklaşımına kadar her şey birebir. Ya da ben bu tarz filmleri sadece Korelilerden mi izliyorum bilemedim. Belki de daha özgür oldukları için bunları çekebiliyorlar.

Güvelik görevlisi olan bir adam bir gün dağdan su içtiğinde süper güçlere sahip olur. Başta ne olduğunu anlayamaz ve bu gücünü sihirbaz olarak çalışmak için kullanır. Derken bir gün terk edip gittiği kızı onu arar ve annesinin öldüğünü söyler. Adam cenazeye gider ve bundan sonra kızının yanında olmaya karar verir. Burada eski karısının ölümünün onları çalıştırdıkları dükkanından atmak isteyen şirketin adamları tarafından olduğunu öğrenir. Kız babasını istemez ama ona yakın olmak için olayların içinde istemeye istemeye bulur. Süper güçlerini kullanarak yerlerinden çıkarılmak isteyen bu azınlığa yardım eder. Yani aslında bizde de bilindik bir hikaye.

Oldukça eğlenceli, keyifli bir film. İzleyin derim. Bizim içinde bir ayna. **** Sang-ho YeonSeung-ryong RyuEun-kyung Shim https://www.imdb.com/title/tt6890582/

Berlin Syndrome (2017)

berlin syndromeFilm IMDB’den 6.3 almış an itibariyle ama neye bu kadar puan verdiklerini anlayamadım. Bana öyle çokta etkileyici gelmedi. Hatta zaman zaman sıkıldım diyebilirim. Film bir roman uyarlamasıymış, eminim ki filmin bize veremediği bazı duygular vardır ve bu puan yüksekliğini romana bağlıyorum.

Clare Havel, gezgin bir fotoğrafçıdır. Bu durağı ise Berlindir. Şehirde dolanıp fotoğraf çekerken burada Andi Werner adında bir genç ile karşılar. Gece Andi’nin evinde giderler ve birlikte olurlar. Clare sabah evden çıkamaz ve Andi’nin unutarak kapıyı kitlediğini düşünür. Ancak durum hiçte göründüğü gibi değildir. Andi onu kimsenin yaşamadığı bölgedeki evine alıkoymak için getirmiştir. Clare evde kaldıkça aslında kendinden başla kızlarında bu durumu yaşadığını fark eder. Gerilim ve korku öğeleri dışında psikolojik yönü daha ağır olan bir film Berlin Syndrome. Bana beklediğimi vermedi açıkçası. **/* Cate ShortlandShaun GrantMelanie Joosten (roman), Teresa Palmer