Kategori arşivi: Dizi

Ano hi mita hana no namae o bokutachi wa mada shiranai

Bir süredir anime izlemiyordum. Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşım felaket dram yüklü, salya sümüklük anime var deyince ben de kayıtsız kalamamış ve izlemeye başlamıştım. Evet o animenin ismi Ano hi mita hana no namae o bokutachi wa mada shiranai. Kısaca Ano Hana. İngilizcesi de Anohana: The Flower We Saw That Day.

Benim duygusuz anıma gelmiş olacak ki bu anime bende derin yaralar bırakmadı. Evet başarılı bir dramdı ama kesinlikle daha iyilerini izlemiştim. Yinede izlenmesi gereken başarılı animeler arasında Ano Hana. Okumaya devam et

30 sai no hoken taiiku

Bir süredir anime izlememiştim. Bunun eksikliğini hisseden bünyem vakit bulunca bir animeyi gömme ihtiyacı duydum. Araştırmalarım sonucunda da 30 sai no hoken taiiku’yu (Health and Physical Education for 30-Year-Olds) izlemeye karar verdim. Animenin kısaca konusu şu şekilde.

30 yaşına gelmiş Hayao Imagawa henüz hiç kimse ile birlikte olmamış bakir bir erkektir. Animeye göre 30 yaşına gelmiş bakir bir erkek için cennetten onun bekaretini kaybetmesine yardımcı olması için iki tane tanrı gönderilir. Bu tanrıların adı Daigoro ve Macaron’dur. Daigoro ve Macaron aslında iki kardeştirler. İkisi de Hayao’nun bekaretini kaybetmesi için ellerinden geleni yaparlar. Hatta kendilerini bile öne sunarlar. Hayao ise sevdiği kadınla birlikte olmak ister. Bu dakikadan sonra Daigoro ve Macaron onun kız ayarlamasına yardım eder. Okumaya devam et

Münafık

Son dönem Türk sinemasında korku demeyeyim ama o türe yakın olan gerilim filmleri içerisinde izlediğim an kaliteli yapımlardan biri Münafık. Tabi başta da belirttiğim gibi korku demiyorum bu filme. Çünkü korkudan çok bir psikolojik gerilim ve dram filmi. Tabi işi ilginç hale getirmek için biraz doğa üstü olaylar kullanılmış ama filmin en olmamış yanı da bu olayların tam anlamıyla kurgulanamamış olması.

Filmin renkleri ve mekanları çok güzeldi. Görüntü yönetimi olarakta iyi bir film çıktı karşıma. Filmin ana karakterlerinin oyunculukları, sahnelerde kullanılan müzikler ve efektler oldukça başarılıydı. Çok korku filmi olmamasından mıdır nedir fazla gürültüye maruz kalmadık. Bu da benim açımdan keyifli bir film izlemesi oldu. En azından kimin ne dediğini anladık. Okumaya devam et

Mr. Robot

Şöyle sağ tarafta yığılmış bir sürü yazılacak film beklemekte. Bu ara izleme işine biraz ara verdim. Biraz daha okumak, araştırmak ve biraz daha yazmak için. Tabi bloga film yorumlar yapmak için değil bu yazma meselesi. Zaten son dönem dizileri de izlemeyi bıraktım muhtemelen hepsini bir çırpıda çıkarırım aradan içinde bulunduğum tarifsiz ruh halini düzelttiğimde.  Neyse susuyorum başlı başına yazı olma yolunda gidiyor bu gevezeliğim.

Mr. Robot yaz dönemi ne izlesem deyip karşılaştığım bir diziydi. Diziye biraz bakında, bilgisayar, hackerlar falan derken yavaş yavaş satmaya başladı. Tabi bir de konuşulan, yapılan her olayın gerçeklik payının olması diziye daha sıkı sarılmamı sağladı. Bu arada oyunculuklar, görsellik, müzikler, yönetim kısası dizide her şet beni izle diyordu. Okumaya devam et

Humans

Yaz dönemi ne izlesem diye araştırırken denk geldiğim konusu itibari ile de izlemeye karar kıldığım dizilerin başındaydı Humans. Diziyi seçmemdeki en büyük etkenlerden biri de bir İngiliz dizisi olmasıydı. Tabi İngiliz dizisi olması sebebi ile de dölüm sayısı en çok canımı sıkan tarafıydı dizinin. Son olarak izlediğim ve görsel olarak hayran kaldığım Utopia bu düşüncelerimin oluşmasına sebepti.

Humans, Utopia kadar canlı görselliğe sahip olmasa da kesinlikle tatmin edici. Görüntü yönetmeninin iyi iş çıkardığını söylemeliyim. Aynı şekilde dizinin yönetim aşaması da çok başarılı. Kamera açılarından tutun hareketlerine kadar dizinin yönetimini beğendim. Tabi bir de İngilizlerin olmazsa olmazı müzikler var. Dizinin müzikleri çok iyi aynı şekilde kullanımı da. Dizinin gerçekten sanat bilen ve bu iş için var olduklarını görebiliyorsunuz. Okumaya devam et