Filinta

Kış dönemi izlediğim dizilerden biri de Filinta’idi. Ben eskiden beri tahammül sınırları içerisinde olan Osmanlı dönem filmlerini keyifle izlerim. Hep keşke eski romancılarımızın romanları dizi olsa diye dile getirirdim hep. En son Çalıkuşu‘nun uyarlamasını izlemiştik. Tabi o da hikayesinden sapan diziler arasındaydı sonuçta bir süre sonra final yaptı. Filinta ise her ne kadar bir roman uyarlaması olmasa da Osmanlı döneminde geçtiği için dikkatimi çekti. Tabi birde işin büyüklüğü dizi için plato kurulması, yurt dışından efektçiler yönetmenler getirilmesi dikkatimi çekti. Dizinin TRT’de yayınlanıyor olması itibari ile bütçesi konusunda yapılmış polemiklere pek girmeyeceğim. İnanıyor musun diye sorarsan, “olabilir” diye yanıt veririm. Lakin şu an için bunlar benim konum dışı. Zaten atı alan Üsküdar’ı geçmiş, ben dilimi yorsam da bu pek bir işe yaramayacak. (kendime karşı çok tereddüt yaşadım, sanki vicdan azabı çekiyorum şu cümle için.)

Aşk Yeniden

Kore dizisi merakımı takip edenler bilir. Yine tam bir Kore dizisi arayışına girmiştim ki Aşk Yeniden’in fragmanları dönmeye başladı. Fox bu işi yapıyor bu dizinin de Kore uyarlaması olma ihtimali var dedim. Beklemeye koyuldum. Öyle ki fragmanlar Kore dizisini aratmıyordu. Tabi diziyi izleme fikri oluşması sebeplerinden biri de fragmanlardaki müzikleriydi. Sayısı azdı ama özgün dizi müzikleri güzeldi. Nitekim dizi başladı ben de izlemeye koyuldum. Sonuçta bıraktığım dizi de çok. Bunu da bir süre sonra bırakabilirdim. Dizi iyi başladı. Hikaye nispeten klasiğe kaysa da karakterlerin klasiği eleştirir tavırları hoşuma gitmişti. Karakterler iyi oluşturulmuştu. Çok uç gıcık karakterler de vardı, çok sakin sevimli karakterler de. Oyunculuklar iyiydi. Bilhassa son bölümlerde de Buğra Gülsoy‘un oyunculuğu oldukça tatmin edici ve iyiydi. Gizi bir yerde Türk milletinin yoksun olduğu mimik olayında tavan yapmıştı.

The Flash

Benim Flash ile tanışmam çocukluk dönemlerine 90’lara dayanır. O zaman televizyonlarda Flash vardı. Tabi akabinde bunun bir DC Comics çizgi romanı olduğunu öğrendim ve o dönemin şartlarıyla çizgi romanları okumaya çabaladım tabi ki herkes gibi. Son dönem bir Flash vardı neden onu tekrar çekmiyorlar diye düşünürken karşıma 2014 yapımı Flash çıktı. Bu duruma çok mutlu olduğumu söylemeliyim. Başlarda yadırgamadım desem yalan olur. Beni bıraktığım dönemlerde daha az teknolojik olan Flash günümüze uyarlanmış, eskiden sadece radyo ve televizyon, gazete ile haber alınırken işe cep telefonları ve internet girmiş. Tabi biz bu kadar gelişirken Flash’ın geri kalması olmazdı. Sonuçta aynı şekilde onlarında da zamanda ilerlemesi gerekiyordu. Bu yadırgama bende çok kısa sürdü.

P’tit Quinquin / Küçük Serseri

Bir yandan blogun eksiklerini tamalamaya çalışırken bir yandan da film yazmaya devame deyim. Listedeki bir diğer filmde 34. İstanbul Film Festivali‘nde gösterime girmiş P’tit Quinquin / Küçük Serseri. Aslında bu yapım için film demek pek olmaz. Çünkü P’tit Quinquindört bölümden oluşan münü bir dizi. Dizinin senaristi ve yönetmeni ise 31. İstanbul Film Festivali‘nde de Hors Satan filmini izlediğimiz Bruno Dumont.

Mimi

Şöyle bir Kore dizisi izleyeyim dedim. Öyle uzunda olmasın, korku öğeleri de olsun diye araştırığ duruken Mimi’ye rastladım. Tamam çok şey istmemişim biliyorum ama bu Mimi’de izlediğim en en kötü Kore dramaları arasında yerini alacak. 

Gap Dong

Gap Dong çok beğenerek izlediğim en iyi Kore Filmleri sıralamasında başlarda tutuğum bir film olan Salinui Chueok / Memories of Murder / Cinayet Günlüğü‘nün devamı niteliğinde çekilmiş bir dizi. Tabi bu kadar iddialı ve iyi bir filmin devam niteliğinde bir dizi çekilince bende kollarımı sıvayıp izlemeye başladım. Ancak film ne kadar iyiyse dizi de o kadar kötü. Bunu baştan söyleyeyim. Tamamen filme olan saygı ve sevgimden dizinin eziyetine katlandım.

Constantine

Senenin en çok beklediğim dizilerinden biri de Constantinedi. malumunuz üzre Constantine DC Comics’in ünlü korku çizgi romanı Hellblazer‘dan uyarlanmış. Tabi diziden önce Francis Lawrence yönetmenliğinde film olarak karşımıza çıkmıştı Constantine. Her ne kadar dizi filmin adını kullanarak devam etse de bçlüm sayısının fazla olması banna çizgi romana daha yakın olabileceğini düşlündürdü. Bu sebepten dolayı film ile bir kıyaslamaya girmeyeceğim.

Back to Top