buralarda yokken izlediklerim

Seriye devam edelim bari. Aslında oturup yazmam gerek diyorum ama nerede… Tembellik, tembellik, tembellik… Belki bu şekilde parmaklarım daha fazla ısınır yazmaya. The Gateway (2018) Filmin konusunu okuyunca dedim ki işte budur. Işınlanma, paralel evren üzerine bir film. Bu paralel evren üzerine yapılan filmlerin düşük bütçellileri de fena olmuyordu. Bir merak …

Loving Vincent

Filmden nasıl bahsetmeliyim bilmiyorum. Daha baştan filmin kesinlikle izlenemsi gerektiğini söylemeliyim. Eğer sinemada izlerseniz bu size ayrı bir keyif verecektir ve kesinlikle büyük ekranda izleyin.  Filmin ayrıntısına girmeden izlediğim salonda netliğin tam olmadığını belirtmem lazım. Projektörü biraz ayarlamaları lazımdı. Tabi bu kazandığım deneyimden, aldığım ketiften hiç bir şey keşfettirmedi. Filmin …

Wonder Wheel

Wonder Wheel yada Türkçe adıyla Dönme Dolap, Woody Allen’ın en iyi filmi değil. Ancak seksen küsür yaşına gelmiş birinden de beklenebilecek oldukça iyi bir yapım. Ben filmin atmosferini çok beğendim. tamamen 50’lerin havası vardı filmde. Gerek görsellik, gerekse müzikler ortamı gayet başarılı bir şekilde yansıtıyordu. Asıl hikaye rutine dönen hayatlarımızı göz …

Martıların Efendisi

Filmi değerlendirmeye nereden başlasam bilmiyorum. Aslında teorik olarak ilk cümlelerde olayı patlatıp yazının devamının okunmasını sağlamam lazım ama sanırım böyle yeteneklerim yok. İki üç cümleye sıkıştıramıyorum anlatmak istediklerimi. Bu sebeptendir ki Martıların Efendisi yazısı da biraz uzun olabilir. Filmi şayet yazarken sıkılmazsam biraz detaylı inceleyeceğim. Bunun sebebi uzun zamandan sonra …

Ayla

Filmi uzun süredir bekliyordum. Zaten diğer filmlerden de filmi izleme çabamı görmüşsünüzdür. Buna en büyük etken Kore kültürünü sevmem. Hiç bir zamanda Kore Savaşından dolayı da bir ilgim olamdı hatta savaş hakkında bu film haricinde pek film izleyip okuduğumu da söyleyemeyeceğim. Zaten savaş filmlerini sevemem ve pek fazla izlemem. Neyse gelelim …

Back to Top