B-Gore 7: İstenmeyen tüyler için: Hot Wax Zombies on Wheels

İstenmeyen tüyler son zamanların baş belalarından biri. İnsanlar bunlar için kadar çok para harcıyor ki anlatamam. Tabii nedense bunun bir de takıntı olma durumu var. Bende de var bu takıntı, yok desem yalan olur. Yolu yarılamışız ama diğer yarısı için aklımdan bazı şeyler geçmiyor değil. Maazallah bu yolda kendimi feda edecekmişim gibi gözüküyor. Aklımdaki sorulardan biri de bu tüyler ne zamandan beri “istenmeyen” tüy oldu. Yani biz bu tüylere neden ve nasıl savaş açtık. Beynimize “bu tüyler kötüdür, onlardan kurtulmamız lazım” algısını sokan ne? Kim? Nasıl? Ve bir sürü soru işaretli cümleler. Bu konuda birçok araştırma yaptım, aradım, taradım, okudum, izledim ve sonunda işin aslını öğrendim. Bunun sebebi sonra olayın aslında nasıl başladığını nasıl çıktığını buldum. Yvonne Wayne adındaki bir sıcak bal mumu zombisiymiş. Bu zombi diyar diyar gezip bize meğer bu tüysüzlüğü aşılıyormuş. O zaman biraz daha detaya girelim. Hot Wax Zombies on Wheels Kaliforniya’nın küçük sahil kasabasında her …

B-Gore 6: Güçlünün değil doğrunun yanında: Tokyo Gore Police

Elde avuçta ne varsa özelleştiriyoruz. Tekel, Telekom, kâğıt fabrikaları, o, şu, bu derken iş devletin öz kurumlarına kadar geliyor. Paralel evren mi desem, yakın gelecek mi desem bilmiyorum ama bu mevzu Japonya’da gerçekleşmiş bile. Ben onların yalancısıyım. Ah Tokyo ah! Havasında bir bulanıklık, sokaklar çıkmazlarda, yağmuru kan kırmızı. Koyunları bile bir farklı bakıyor… Devam etmeden önce yazı ve görseller için hassas içerik uyarısı yapmam lazım. Bol kan, havalarda uçan kafa, kol, bacak hassasiyetiniz var ise bu yazıya devam etmeyin. Anlatacaklarım gore’un zirvesi olup hassas bünyeler için biraz fazla gelebilir. -Allah’ım bu cümleleri yazacak mıydım?- Gerçi, gerçeklerini daha şiddetli yaşadığımız bir dünyada bunlara hassasiyet göstermek, ne bileyim biraz garip geliyor bana. Tokyo Zankoku Keisatsu Hikâyenin anlatıcısı Yoshihiro Nishimura. Nishimura bu anlatımla bir efsane yaratmış demek yerinde olur. O Japon animelerinin akıl almaz şiddeti, kan banyosu ve vücut değişimleri bu filme başarılı bir şekilde yansıtılmış. Şimdi kan banyosu deyince Blade geldi aklıma. …

B-Gore 5: Kütüphaneci Bayandan Az Kullanılmış Motorlu Testere: Chainsaw Sally

Kitap kokusu kadar güzel bir şey yok. Yenisinin ayrı, eskisinin ayrı bir kokusu var. Her ne kadar son zamanlarda ortaya çıkan e-kitap zımbırtıları alanı kaplamış olsa da dokunup koklayabildiğin – içimden yiyebildiğin demek de geçti nedense – kitapların olması ne güzel. Gerçi bu e-kitap bizim memlekette pek tutmadı, sanıyorum kaderi matbaa gibi olacak. Yıllar sonra tarihçiler ülkeye e-kitap neden gelmedi diye araştırmalara koyulup bazı varsayımlarda bulunacaklar. Onlara kolaylık yapayım. Arkadaşlar biz kağıt olanı da okumuyoruz ki? Tabii e-kitaplara bu kadar salladıktan sonra bu yazıyı e-dergi için yazıyor olmam tam bir ironi. Durun ya başa sarıyorum söylediklerimi unutun. E-kitap candır gerisi… Acaba onların da bir kütüphanecisi var mıdır? Baytlar arasında dolanan bir tip? Tron geldi aklıma şimdi ne alakaysa… İşin dijital tarafında bir kütüphaneci var mıdır, bilmem ama sizi temiz, nezih cefakar kütüphanecimiz Sally Diamon ile tanıştırmak istiyorum. Gündüz kütüphaneci, gece motorlu testere uzmanı. Hepsi küçük kardeşi Ruby’nin sıhhati için. Chainsaw …

Kiseijuu / Kiseijuu: Kanketsuhen

Yine korku filmi izlemeyi düşünürken uzun zamandır Japon filmi izlemediğimi fark etmemle hem Japon hem korku olsun arayışımda Kiseijuu’yu yani bilinen adıyla Parasyte’ı buldum. Aslında Kiseijuu Hitoshi Iwaaki‘nin Kodansha‘dan çıkan bir mangası. 2014 – 2015 yıllarında da Kenichi Shimizu tarafından animeye uyarlanarak televizyonlarda yerini almış. Ben anime arayışı içerisinde Kiseijuu’yu görmüştüm ama kasmasın diye izlememiştim. Lakin hata yaptığımı anladım. Her neyse. Bizim konumuz ise 2014 ve 2015 yıllarında Takashi Yamazaki‘nin çektiği film. Bu iki filmi aynı anda değerlendirmemin sebebi, aslında iki filmin birbiri ile bağlantılı bir olması. Yani ilk filmde bir şeyler olup bitiyor da ikinci filmde başka şey oluyor değil hikayenin tamamı iki bölüme ayrılmış. Bunun sebebi Amerikan sinemasında rastladığımız gişe açgözlülüğü değil, hikayenin ayrıntılarının es geçilmek istememesi olarak görüyorum. Bu arada sanıyorum mangaya sağdık kalınarak öyle çok fazla aksiyona girip bir kahraman oluşturma davasına gidilmemiş.

Dabbe 6

bazı yerler filmi izlemeyenler için çok acayip bilgiler verebilir…. Yine bir Dabbe’de karşı karşıyayız. Türkiye’nin en soluklu devam filmi olan -üstüne üstlük korku- Dabbe, yine karşılaşılmamış bir şey yapıp karşımıza 160 dakikalık bir filmle çıkmış. Tabi biz aksiyon filmlerinden bu süreye alışkınız ama bir korku filmi için bu süre sanki fazla gibi. Yine de bu süre izlerken beni çok sıkmadı gibi. Nihayetinde olaylar kısır döngüye girerken filmin yönetmeni Hasan Karacadağ farklı bir teknikle çözüme gitmeye çalışmış. Şimdi yönetmenin filmlerini zevkle takip ettiğimi yeri geldiğinde de eleştirdiğimi beni okuyanlar bilir. Tabi bu film içinde gördüklerimi yazacağım. Serinin en uzun filmi olan Dabbe 6 için aslında genel olarak Karacadağ’ın bir şeyler oturttuğunu söyleyebilirim. Ama bu seri ne kadar devam edecek merak ediyorum. Ben artık Dabbe’nin ayyuka çıkması bir kıyametin hazırlanması taraftarıyım. Belki bu filmler onun için hazırlık oluyordur. Doğrusunu söylemek gerekirse her film gelişerek gidiyor.

Tusk / Mors Dişi

Yönetmen Kevin Smith‘in 2014 yapımı filmi Tusk. Filmin ilk dakikasından itiberen sizi çekiyor. Tabi bir de ters köşe yapma durumu var. Filmin ilk dakikalarında hiç aklıma bu şekilde çizgi çizip finali bu şekilde yapacağı gelmemişti. Tabi filmin finali bu şekilde mi olmalıydı biraz düşündüm sanki daha farklı bir son ya da bu son olmzsa daha iyi olur gibi geldi bana. Ama sonuçta yönetmen bu şekilde düşünmüş.

Fasshon heru

Uzun zamandır gore film izlemiyordum. Geçtiğimiz günlerde bu arayı kapatmak için gore film arayışlarına girdim ve karşıma Fasshon heru (Horny House of Horror) adlı film çıktı. Film IMDB’de 4.4 almış ve aslında bu gore diye tanımladığımız bir film için iyi bir puan. Çünkü pek bu türün meraklısı mevcut değil. Ben de buna güvenerek filmi izlemeye koyuldum.

Back to Top