karantina döneminde izle(me)yebileceğiniz 5 içerik

Biz karantina bitecek derken yeni yeni formüllerle yeni yeni karantinalar geliyor. Aslında ben iç dökme günü deyip bu konuda biraz sallayacaktım ama meğer film günüymüş. Öyle ki hayatımızda çok bir şey değişmeyeceği için bu iç dökme olayını sonraki haftaya saklamaya karar verdim. Sanıyorum iktidar değişene kadar bu karantina devam edecek. Biz bu güzel günleri de evde geçireceğiz. Ah bir de zorunlu verilen izinler var ya sırf günlerimizi harcayalım diye. Neyse moralimizi mümkün olduğunca yüksek tutuyor ve film ve dizilerimize geçiyoruz. Şimdi diyeceğim ki size boş verin bunları, bunlarla vakit kaybedeceğinize kendinizle vakit geçirin diye ama olmayacak. Hani imam durumuna düşmek istemem. Neyse hadi başlayalım. Zaten bunları yazmak baya uzun sürüyor. The Haunting: Bly Malikânesi Netflix’de yayınlanan dizi The Haunting of Hill House’un aslında ikinci sezonu. Dizi antoloji serisi gibi olunca izliyorsunuz siz de. Tabi birinci sezon kadar iyi olduğunu söyleyemeyeceğim. İlk sezon biraz daha korku ağırlıklı giderken bu sezon tamamen …

Karantina döneminde izleyebileceğiniz yada izlemeyebileceğiniz 5 içerik 5. Bölüm

Gün geçmiyor ki sıkıntıdan patlamayalım. Artık sinema ve film platformlarını açıp hiç bir ey bulamamak gibi bir dürtüye de girdiğime göre sonumun ne olacağını bilmiyorum. Üye olmadığım platform kalmadı desem yeridir. İzlediğim bir kaç youtuber (bu arada “youtuber” kelimesinin altının çizilip öneri olarak “rutubet” doğrulamasının verilmesi ilahi bir mesaj mı acaba?) da artık kabak tadı vermeye başladı. Arkadaş biz evden çıkamıyoruz bunlar geziyor sinir olaya başladım. Sanki bu korona sadece bize var. Geçen gün bir yerde okumuştum “bu yasaklar sadece evde oturanlar için var diğer türlü çıkanlar bir türlü çıkıyor” diye. Ne güzel demiş. Eline poşet alan ortalıkta dolanıyor. E, nerede şimdi yasaklar? Ceza? Çok garip olaylar bunlar. Bazen diyorum korona olsak ta kurtulsak diye. Neyse fazla lafı uzatmadan ben içeriklere başlayayım. Bu arada bende garibim arkadaş. Kıçımı kaldırıp yazmak için bilgisayar başına oturmak zor geliyor ama oturunca da bir türlü gevezeliğimden kurtulamıyorum. Bekleyen o kadar şey var ki aslında. …

Karantina döneminde izleyebileceğiniz yada izlemeyebileceğiniz on içerik 2. Bölüm (Not:Netflix içermez -1)

Seriye devam edeyim ama bu sefer içinde Netflix içerikleri olmasın istedim. Zaten onlar her yerde. arada farklı platformlara da değinmek lazım değil mi? Anlamadığım Netflix nasıl bu kadar ailemizin içine girdi, bizden oldu. Çok ilginç değil mi? Bazı şeyleri çabuk benimserken bazılarını reddediyoruz. Mesela neyi mi reddediyoruz? İnsan eşitliğini, hayvan haklarını, doğayı yok etmemeyi.Sosyal mesajımı da verdikten sonra buyurun başlığın ana konusuna geçiş yapalım. Bu arda blogta yazı formatını değiştirsem mi diyorum ama bilemedim. Buranında kendine özgü 15 yıllık bir geçmişi ve karakteri var. Artık neyse o olsun… The Thinning Şimdi biliyorsunuz ki Acun tarafından Exxen diye bir platform yaratıldı ve kullanıma sunuldu. İşte bu dizi de orada değil Youtube Orginal’da. O zaman niye böyle giriş yaptın derseniz, asıl mesele Exxen’in de Youtube Orginal gibi hareket etmeye çalışması yani Youtuber’lara iş yaptırması. Bu filmde adam Youtuber çok takipçisi var diye yapılmış filmlerden birisi. Öyle demeyin Google kullanıcıları %81 oranın da …

Karantina döneminde yada her zaman izleyebileceğiniz yada izlemeyebileceğiniz on içerik 2. Bölüm

Serinin ikinci bölümünden herkese merhaba. Ne güzel bir giriş yaptım değil mi? Bu arada düşünmüyor da değilim acaba bunları yazmak yerine makaleler köşe yazıları mı yazsam. Bilemiyorum, o kadar sıkkınım ki, bu olaylara o kadar anlam veremiyor bir değer yükleyemiyor ki, insan görünümünde bir droidten farksız gibiyim. İnsanlardan uzak kaldıkça insanlığımızdan oluyoruz. Gerçi insanlarla oldukça da kaybediyoruz o da başka bir mesele. Sanıyorum her türlü kaybediyoruz. Mühim olan kimseye zarar vermemek.Genel olarak saçmalamamı da yaptıktan sonra başlayalım o zaman. W – Two Worlds Apart Kore yapımı dizi biraz gerçeklikle oynarken aynı zamanda elinden romantizmi de bırakmamış klasik olarak. Klasik diyorum K-Dramalarda aşk olmazsa olmaz son dönemlerde. Bu hikaye de Yeon-Joo ve Kang Chul ana kahramanlar. Aslında dizi olarak hikaye buna odaklansa da asıl kahraman Yeon-Joo’nun babası. Kendisi Kore’nin en çok okunan webtton’unun çizeridir ve bu webtoon uzun yıllardır devam etmektedir. Ancak webtoon’da olan olayların istediği gibi gitmediğini anlayan çizer ana …

buralarda yokken izlediklerim

Two Pigeons (2017) Farklı konusuyla dikkatimi çeken bir film oldu Two Pigeons. Aslında bir korku filmiymiş edasıyla başladım filmi izlemeye çünkü her yerde tür olarak bu şekilde belirtilmiş ancak yanından bile geçmiyor. Eh tabi film süresi boyunca korkmayı bekliyorsunuz o ayrı. Film psikolojik bir film ve sisin de psikolojinizi bozmaya yetiyor. Oyunculuklar fena değildi. Kurguda havada kalan bir çok şey vardı. Mesela evdeki cılız karakter ve aslında bunu güvercinler ile nasıl bağdaştırırız meselesi aklımı kurcaladı. Eminim ki bir şeylere dayanıyordur. Durun yoksa aslıda iki kişinin de aynı kişi olduğundan mu bahsediyor.Yoksa kötü talih mi? İlginç bir kara komedi örneğiydi film. Genç emlakçı yalnız ya yaşamaktadır. Ancak o evde olmadığı süre içerisinde evinde yaşayan başka bir adam vardır. O evde yokken saklandığı yerden çıkar ve evin keyfini sürer. Bir gün emlakçının kız arkadaşı Ona taşınınca durum garip bir hal alır. Ve garip şeyler olmaya başlar. Farklı ve bence izlenebilir bir film. …

buralarda yokken izlediklerim

Love, Simon (2018) Keyifli, eğlenceli, sürükleyici bir film olmuş Love, Simon. Her şeyden biraz var filmde. Gizemi yerinde, dramı yerinde… Süresi bana biraz uzun gibi geldi ama sıkmadan izlettirdi. Filmin dozajı iyi ayarlanmış. Film aslında bir gençlik filmi bu çerçevede hareket ederken ana karakterin içinde bulunduğu durumu açıklaması ve kendisine karşı toplumun tepkisi klasik ama bilinçli bir şekilde aktarılmış. Ana karakterin içinde bulunduğu durum dedim ana karakteri gay olarak tanımlayıp bunu bir gay filmi olarak lanse etmek istemedim. İçinde yaşanan tüm duygular aslında her heteroseksüelin yaşayabileceği şeyleri yaşaması. Tabi buna internetten yüzünü bile görmediği birine aşık olması dahil. Film Simon ile birlikte yaşanan merak duygusunu da izleyiciye geçiriyor. Aslında konuyu özetlemek gerekirse, Hikaye, gay bir lise öğrencisi olan Simon’ın bu tercihini ailesine ve diğerlerine açıklamasını ve karşılaştığı zorlukları anlatıyor. Filmde abartıdan çok oldukça doğal olabilecek her şey anlatılmış. Filmin en sevdiğim kısmı da buydu. Yazı giderek uzuyor. Yönetim açısından filmde …

buralarda yokken izlediklerim

3G – A Killer Connection (2013) Çokta esprisi olmayan Hint korkusu açlığım gidermek maksadıyla izlediğim bir film 3G – A Killer Connection. Hikaye, kurgu oldukça basit. Oyunculuklarda aynı şekilde. Zaten aldığı puanlardan da belli filmin ne olduğu. Film bir adamın sevgilisini öldürmesi ile başlıyor. Akabinde ana karakterlere geçiyor hikaye. Sheena sevgilisi Sam ile bilikte tatile gider. Burada Sam telefonunu denize düşürür ve ikinci el bir telefon alır. Ancak geceleri bilinmeyen bir numaradan çağrı, mesaj, video almaya başlar. Önce birilerinin dalga geçtiğini düşünür ama sonra kendisinde değişiklikler olduğunu fark eder. Bu durumu Sheena da fark etmiştir. İkisi telefonun eski sahibini araştırmaya başlarlar ve onu delirmiş halde bulurlar. Araştırma devam ettikçe bir ruhun telefonun içinde olduğunu anlarlar ve ondan kurtulmaya çalışırlar. İzlenmesine çok gerek olmayan ancak Sheena rolündeki Sonal Chauhan için katlanılabilir bir film. Hemcinslerim açısından söyleyeyim. Tabi diğer çocukta Hint yakışıklısıydı ama biraz odundu. / Yönetmen – Senaryo: Sheershak Anand, Shantanu Ray Chhibber Oyuncular: Neil Nitin Mukesh, Sonal Chauhan, Mrinalini …

Back to Top