Dede Korkut Hikayeleri: Deli Dumrul

Film öncesi: Barış Aksak’tan yeni bir Dede Korkut Hikayesi uyarlaması. İlki Salur Kazan gerçekten kötüydü. Bakalım bu film ne olacak.   Film Arası: Salur Kazan’dan daha eli ayağı düzgün bir film olmuş bana öyle geldi. Gerçi tarza alışmışta olabilirim. Diyaloglar ve göndermeler nispeten daha iyi.  Ancak o bildiğimiz Burak Aksak diyalogları yok. Filmlere,  dizilere,  reklamlara atılan atıflar sadece küçük gülümsemeler bıraktırıyor. Daha fazlası yok. Hikaye ise Beşir bir çekilse işlenmiş.  Kostüm için fazla çaba harcanmamış aynı şekilde mekan ve mekan tasarımı da oldukça basit.  Aslında bir film olmaktan öte bu seri televizyon filmi ya da dizisi olabilirmiş. Pek özelliği yok.  Oyunculuklar iyi. Zaten kadro fena sayılmaz. Ancak karalterlerde dolgunluk olmadığı için oyuncukuklar da anlık diyalıglarla birbirine bağlanmış.  Sinema salonunun sesinde sıkıntı vardısöylemeden geçmeyeyim. Okadar para alınca film için sinema salonları bu da bana dert oluyor. Perde arkasındaki ana kolon,  patates,  soğan algısı gibi veriyor sesi.  Film Sonu: İkinci bölümde yani …

Aoi Bungaku

Doğrusunu söylemek gerekirse Aoi Bungaku çok ağır bir anime. O bildiğimiz animelerden çok daha kasvetli ve ağır işleyen hikayelere sahip. Hikayelere dedim bunun sebebi, Aoi Bungaku’nun hikayesinin altı Japon edebiyat klasiğinden uyarlanmış olması. Ben uyarlamaları ve çizgileir çok başarılı buldum. Tabi tarz olarak farklı olduğundan ilk bölümlerde adapte olmakta biraz zorlandım ama sonrası çorap söküğü gibi geldi. Benim en sevdiğim hikaye ise son hikaye oldu. Her yönden kasinlikle serinin en iyisiydi diyebilirim.

Phantom

2013 yapımı Todd Robinson imzalı filmin kadrosunda Ed Harris, David Duchovny ve William Fichtner var. Zaten film bu üç ismin yüzü suyu hürmetine izlenilmeye başlıyor. Filmin ilk dakikalarından hikayenin gerçek bir olaydan uyarlandığı ve Rus donanmasında geçtiği yazıyor. Tabi Amerikalıların, Rusların baş rolde oynadığı bir filmi nasıl çektiğini merak ediyorum bende. Yönetmenin geçmişine baktığımızda belgeseller ve televizyon filmleri görüyoruz. Bu filmin senaristliğini de yapması itibari ile film acaba nasıldır diye düşünmeden edemedim. Kadro iyi ancak bence film yine de bir televizyon filmi ötesine geçememiş.

Zaman Makinesi 1973

İzlerken biraz tereddütte kaldığım filmlerden biri oldu Zaman Makinesi 1973. İyi film mi, kötü film mi dilemedim. Aslında ortalama bir film. Ancak izlemesi keyifli. Zaman Makinesi 1973 bende böyle garip tarifsiz duygular uyandırdı izlerken. Zaman yolculuğu içeren filmlere oldum olası hastayım. Yani bu temalı filmlerin en leşini koysanız merakla izlerim. Bu filmde tema olarak izlemem için büyük sebepti. Tabi filmin yönetmeninin de usta bir isim olan Aram Gülyüz olması izlemem için artıydı. Filmin senaristi Kemal Kenan Ergen‘i de televizyonda bir çok iş yapmasına rağmen Kaygısızlar ile sevmiş benimsemiştim. Tabi senaristin diğer işleri içerisinde sıradan işlerde var. Filmin kadrosuna baktığımızda sevdiğim isim Gürgen Öz bulunmakta. Kadroda Seda Bakan ismini gördüğümde biraz tereddütte kalmıştım ama oyunu fena değildi. Ancak karaktere çok fazla oturduğunu düşünmüyorum. Nedense Seda Bakan ismini duyunca biraz tereddütte kalıyorum ama son dönemlerde beni sürekli yanıltıyor. Bir de kadroda sevdiğim isim Ali Yoğurtçuoğlu vardı.

Noah

Filme nasıl başlasam bilemiyorum. Darren Aronofsky çok sevdiğim ve takdir ettiğim bir yönetmen. Açıkçası bu sebepten dolayı film hakkındaki beklentilerim biraz fazlaydı. Ancak kim olursa, ne olursa olsun beklentileri yükseltmemem gerektiğini de biliyorum. Ancak şöyle bir baktığımda Noah için Darren Aronofsky‘nin en kötü filmi diyebilirim. Şimdi hakkında yapılan spekülasyonları, izlenmemesi, yasaklanması gerekliliği kısmına pek girmiyorum. Girmiyorum ama söylemeden de edemeyeceğim. Arkadaşım bastırın parayı istediğiniz gibi çektirin filmi. Yok neymiş Hristiyan inancına göre çekilmiş, Musevilikte varmış hikayesine girmeyin. Neyse.

Caligula

1974 yapımı Tinto Brass filmi 37-41 yılları arasında Roma İmparatorluğunun 3. imparatorluğunu yapmış, Gaius Julius Caesar Augustus Germanicus‘un hayatını anlatmakta.Despotluğu, acımasılığı, şiddet merakı, tuhaflığıyla tanınan kısaca Caligula adıyle bilinen hükümdar, yeri gelmiş Poseidon’a bile savaş açmış. Film ufak tefek olsa d bu ayrıntılara girmiş ancak genel olarak pornografiye dönen erotizmi baz almış. Filmin yapımcıları arasında Playboy yer almakta. Bu sebepten dolayı Tinto Brass ile birlikte yönetmenlik anlamında başkalarından da yardım almış. Film görsel olarak oldukça güzel. Dekorlar başarılı. Zaten o dönemde bilgisayar efekti kullanılamadığını düşünürsek, yüzlerce figüran, kostüm, mekan tasarımı insanı mest ediyor. Müzikler çoğu yerde filmin atmosferine uygun.

Argo

85. Akademi Ödülleri’nde En İyi Kurgu, En İyi Uyarlama Senaryo ve En İyi Film ödüllerini kazanmış olan filmin yönetmen koltuğunda Ben Affleck bulunmakta. Hikaye 1979 yılında İran İslam Devrimi esnasında Tahran’da meydana gelen rehine krizi olayını anlatmakta. Olaylar patlak verdiğinde  ABD büyükelçiliği halk tarafından basılır. Burada bulunan 6 ABD’li diplomat Kanada Büyükelçiliğine sığınır. Film bu altı kişinin Tahrandan kaçırılışını anlatmaktadır. Film 2007 yılında CIA  operasyon sorumlusu olan Tony Mendez’in yazdığı “The Master of Disguise”isimli kitap ve Joshuah Berman’ın konu hakkında Wired isimli dergide yazdığı “The Great Escape” isimli makale ile halka duyurulmuştur. Film ise bu eserler baz alınarak beyaz perdeye taşınmış.

Back to Top