Kategori arşivi: Çin Sinemasi

buralarda yokken izlediklerim

Yazılacak filmler o kadar birikmiş ki yapacak onlarca işin arasında bunu da yapmak oldukça zor oluyor. Güya güz başında film izleme olayına ara verecek vaktimin çoğunu yazmaya adayacaktım. Lakin o da olmadı. Bir değişiklik şart ama nasıl olacak bilmiyorum.

Neyse filmlere geçelim öyle çok uzatmak istemiyorum anlatımları ama bakalım. Zaten bir çok izleneni kaybettim.

Distorted (2018)

distortedFilm hakkında aslında aklımda bir şey kalmamış. Hem de John CusackChristina Ricci gibi isimler filmde olmasına rağmen. Film klasik bir konu olmamasına rağmen o kadar klasik işlenmiş ki öyle akılda kalıcı bir yeri yok.

Yüksek güvenlikli bir eve taşınan Lauren burada garip şeylerin döndüğünü fark eder. Ancak eşi bu durumu onun psikolojik bozukluğa verir ancak işin gerçek boyutu da vardır. Burada ki insanlar bir şekilde kontrol edilmektedirler. İzlenmese hiç bir şey kaybedilmeyecek bir film. ** Yönetmen: Rob W. King Oyuncular:  Christina RicciBrendan FletcherVicellous Shannon Senaryo: Arne Olsen https://www.imdb.com/title/tt6143850/

Welcome the Stranger (2018)

welcome the strangerNe izlediğim konusunda pek bir fikir sahibi olamadım. Ne anlatıyordu, ne yapmaya çalışıyordu pek emin olmadım. Bir kız, abisinin evine habersiz gider. Ev abisine annesinden kalmıştır. Aralarında miras muhabbetleri dönerken, bir de abisinin sevgilisi çıkar ortaya. Onunla da uğraşırken evde olup biten garip olaylar vardır. Bu olaylar da annesi ile alakalıdır.

İzlenmese de olur. ** Senaryo – Yönetmen: Justin Kelly Oyuncular: Abbey LeeCaleb Landry JonesRiley Keough https://www.imdb.com/title/tt5716280

Hou lai de wo men (2018)

hou laide womenGüzel bir kurguya sahip Çin yapımı film. Yıllar sonra karşılaşan iki sevgilinin ilişkilerini masaya yatırmalarını ve nerede yanlış yaptıklarını aramalarını anlatıyor film. Oyunculuklar başarılı. Kurgu ise klasik romantik filmlerin dışında filmi izlerken dink tutacak şekilde. Oyunculuklarını, görselliğini beğendim filmin.

Özetle tavsiye edebileceğim bir film. **/ Yönetmen: Rene Liu Senaryo:  Wei AnShing-Ming Ho Oyuncular: Boran JingDongyu ZhouZhuangzhuang Tian https://www.imdb.com/title/tt8033592

Skyscraper (2018)

skyscraperAksiyonu bol ancak klasik aksiyondan öteye gitmeyen bir film. Ultra akıllı (bu nasıl oluyorsa) bir gökdelenin güvenliğinden sorumlu Will Sawyer’ın ailesi binaya suikast düzenlendiği sırada içeride olunca Sawyer, ailesini kurtarmak her şeyi göz önüne alır. Tabi bu durum filmde teknik yada teorik hiç bir şeyin olmaması ve mantıksız da olsa aksiyonla örtbas etmesine sebep oluyor.

Aksiyon meraklıları için izlenebilir bir film. *** Yönetmen – Senarist: Rawson Marshall Thurber Oyuncular:  Dwayne JohnsonNeve CampbellChin Han www.imdb.com/title/tt5758778

Tau (2018)

tauKendini merakla izlettiren bir film Tau. Ancak o kadar çok havada kalan şey var ki bunları düşündükçe insanın biraz tadı kaçıyor. Mesela insanlar neden buraya işkence / öldürülmek için getiriliyordu bu havada. Tamam adam psikopat ama bir dayanağı olmalı. Genç bir kadın kaçırılır ve teknolojik bir eve kapatılır. Burada kendisi ile bir deney yapılmaktadır. onu kaçıran adam haricinde evi yöneten Tau adındaki yapay zekadır. Kadın yapay zeka ile iletişme geçerek kendini kurtarmak için plan yapar.

İzlenebilir bir film. Konu olarak iyi ama belirttiğim gibi çok havada. *** Yönetmen: Federico D’Alessandro Senaryo: Noga Landau Oyuncular: Maika MonroeEd SkreinGary Oldman https://www.imdb.com/title/tt4357394/

Midnight Sun (2018)

midnight sunGüneşe çıkamayan 17 yaşındaki kızın hikayesini anlatıyor film. Eğlenceliymiş gibi giderken birden dram dozajı artıyor. Yine de duygu sömürüsü yok. Katie çocukluğundan beri dışarıya çıkamamaktadır ve pencereden gördüğü bir çocuğa aşıktır. Günün birinde gece dışarıya çıkar ve bestelediği şarkıyı okurken sevdiği çocukla tanışır. Birlikte takılmaya başlarlar ancak Katie çocuğa hastalığını söylemez. Günün birinde ise zamanı unutur ve gün ışığına yakalanır.

İçinizi çok fazla darlamayacak romantik bir film arıyorsanız izleyebilirsiniz. Bu arda film Taiyô no uta adlı Japon filminden uyarlama.  *** Yönetmen: Scott Speer Senaryo: Kenji BandoEric Kirsten Oyuncular: Bella ThornePatrick SchwarzeneggerRob Riggle https://www.imdb.com/title/tt4799066/

The Outsider (2018)

the outsiderFilm kendisini izlettiriyor izlettirmesine de nispeten biraz durağan. Hikayenin işlenişinden tutun, kurguya varıncaya kadar bazı içe sinmemezlikler mevcut. Ancak filmin eski Japonya’da geçmesi atmosferi merakta bırakan hikayesi biraz olsun filmi izlenebilir kılıyor. Son dakikada izleyiciyi ters köşe yapmaya çalışıyor ve başarıyorda. Tabi bir de Amerika’nın Japonya üzerindeki baskısını görebiliyoruz. Amerikalı bir adam Japon mafyasına girer film burada olan biteni konu alır.

Boş zamanda izlenebilir bir film. Yönetmen: Martin Zandvliet Senaryo: Andrew Baldwin Oyuncular: Jared LetoTadanobu AsanoKippei Shîna https://www.imdb.com/title/tt2011311

The Strangers: Prey at Night (2018)

the strangers preyat nightFilmin başında gerçek bir hikayeden uyarlama diye not düşülmüş. Aslında böyle filmlerden uzak dururum ama neyse izleyeyim dedim. Aslında farklı bir şey yok. Bir aile üç psikopat tarafından sıkıştırılır ve öldürülmeye çalışılır ve biz de bu can pazarına tanıklık ederiz.

İzlenmese de olur bir film. ** Yönetmen: Johannes Roberts Senaryo: Bryan BertinoBen Ketai Oyuncular: Christina HendricksMartin HendersonBailee Madison  https://www.imdb.com/title/tt1285009/

Düğüm Salonu (2018)

düğüm salonuAynı düğün salonunun iki farklı salonunda yapılan iki ayrı düğün iki eski sevgilinin düğünüdür. İkisi dışarıya çıktıklarında karşılaşırlar ve eski defterler açılır. Derken birden bire öpüşürler ama bu düğün fotoğrafçısı ve küçük çocuk tarafından görülür. Arada şantaj dönerken bu durumdan kurtulmaya çalışır çiftler. Geçmiş aralanırken her şey de gün ışığına çıkar.

İzlenebilir eğlenceli bir film. *** Yönetmen: Hakan Algül Senaryo: Şahin Irmak Oyuncular: Sahin IrmakIrem SakGonca Vuslateri https://www.imdb.com/title/tt8045670

Leobeulli Horeobeulli (2018)

leobeulli horeobeulliEğlenceli bir K-Drama. Philip ve Eul-Soon kaderleri bribirine bağlanmış iki kişidir. Philip ünlü bir oyuncu Eul-Soon ise senaristtir. Ancak birinin hayatı iyi olursa diğerinin hayatı kötü olmaktadır. Bu ikisi birbirine aşık olur ama aralarındaki bu bağ çözülmesi gereken sorunları da bir bir çözülmesi gerekmektedir.

Eğlenceli keyifli bir dizi. İzleyin derim. **/ Yönetmen: Ji Byung HyunKang Min Kyung Senaryo: Park Min Joo Oyuncular: Jeong Jae EunDong-hoon HaSun-Hee Hwang https://www.imdb.com/title/tt8628658

 

buralarda yokken izlediklerim

Amour (2012)

amourFilmin yönetmen koltuğunda usta isim Michael Haneke var. Tabi ki aynı zamanda filmin senaristi de. 2013’te film, yabacı dilde en iyi film Oscar’ını almış. Kadroda çok iyi. Zaten az da gözükse Isabelle Huppert isminin olması kafi benim için. Bu bağlamda oyunculuklar oldukça başarılı. 

Bir Haneke filminden aksiyon beklemiyorum ama zaman zaman film akmadı sanki. Bir sonuca ulaşacağını hissediyorsunuz ama o sonuç bir türlü gelmiyor. Tabi içerik olarakta boş bir film değil. Zaman zaman kendinizi karakterlerin yerine koyup ben olsam ne yapardım diye düşünüyorsunuz. Ben filmde anlatılanları aşktan çok, fedakarlık olarak tanımlayabilirim. Evet insan yapmayabilir mi o ayrı bir konu ama bu fedakarlıktan öte gitmez. Tabi burada aşkın anlamını tekrar düşünmek gerekir. Sanırım Bi Köşe’ye yeni bir konu çıktı. Filmin en çarpıcı yanı ise bir cinayetin meşrulaştırılması. Aslında o durumda pek acımıyorsunuz. Hatta iyi oldu, kurtardı gibi yorumlar da yapabiliyorsunuz. Çok üstü kapalı yazdım. Kısaca hikayeye değineyim.

Georges ve Anne seksen yaşlarında emekli müzisyen bir çifttir. Bir gün Anne inme iner ve Georges ona bakmaya başlar. Yine müzisyen olan kızından destek almaz, onu hemşirelere emanet etmez. Her gün onunla ilgilenmeye devam eder. İşler başta iyi giderken sonra onun için sıkıntı olmaya başlar. Ancak kafasında kurguladığı bir şey vardır.

Avrupa sinemasını seviyorsanız izleyin derim. **/ Yönetmen/Senarist: Michael Haneke Oyucular: Jean-Louis TrintignantEmmanuelle RivaIsabelle Huppert  https://www.imdb.com/title/tt1602620/

Maide’nin Altın Günü (2017)

maidenin altin gunuEzgi Mola^yı severim. Zaten sevdiğim için de bu filme katlandım. Yoksa yanına bile yaklaşmazdım. Yaklaşmadıklarım da olmuştur. Bu filmin hikayesi de Ezgi Mola’dan çıkmış. Nasıl çıkmış anlamıyorum. Gerçi düşünülen ile ortaya çıkanın nasıl olduğu konusunda tecrübelerim var ama bu film pek piyasaya sürülecek gibi olmamış bence. Filmin neresinden tutarsanız tutun elinizde kalıyor. Senaryo, kurgu, çekimler, oyunculuklar, espriler… Hepsini böyle yan yana dizseniz de film olmuyor. Karakterlerin tamamı havada ve hiç bir derinliği yok. Ne ne sebeple oluyor bir neden sonuç ilişkisi kuramıyorsunuz.

Maide klasik bir ev hanımıdır. Bir gün gün düzenler eve eşi dostu davet eder. Tamda o gün değerli takısını kaybeder ve takıyı bulmak için komşularını izlemeye başlar. Ona yardımcı olan ise uzak bir akrabanın çocuğudur. Dediğim gibi nereden tutsanız elinizde kalan bir film. Daha iyiler mevcut. * Yönetmen: Caner Özyurtlu Senaryo: Serkan AltunigneÇagdas Dinç Oyuncular:  Ezgi MolaMesut can TomayDemet Gül  https://www.imdb.com/title/tt7642878/

Enes Batur Hayal mi Gerçek mi? (2018)

Enes Batur Hayal mi gerçek miEnes Batur’u tanımazdım. Aslında bu filmle tanıdım. Çok şey kaybetmemişim tanımadığım içinde. Film vizyondayken çok fazla izleneni var diye duymuştum ama izlemek gibi bir meraka düşmemiştim. Şöyle vakit geçsin ses olsun diye gözüme çarpınca açıp izledim. Film bir biyografi. Türkiye’de sosyal medyadan parayı götüren bir gencin biyografisi. Bu süreci, yaşadıklarını da film yapmış. Bildiğimiz gördüğümüz dışında çok fazla bir şey yok. Lakin o bildiğimiz, ailemiz tarafından zaman zaman mahsur kaldığımız şeyleri görmek gülümsememe sebep oldu.

Lakin, bu filmden bir film olarak bahsedemem. Mesela yukarıdaki film daha filmdi bunun yanında. Ne ışık, ne senaryo, ne kurgu, ne ses hiç bir şey yoktu bu filmde. Yani film olarak betimleyeceğimiz bir bütün yoktu karşımızda.  Bu filme puan vermek istemiyorum. 🙂 Yönetmen: Kamil Cetin Senaryo: Enes Batur , Busra Nur Karahan Oyuncular: Enes BaturBilal HanciAtakan Özyurt https://www.imdb.com/title/tt7668842

Gifted (2017)

gifted dehaFilmin uzun süre reklamlarını görmüştüm. Dram olması sebebi ile biraz modumun uygun olmasını bekledim. Tabi bu esnada IMDB’deki puanı da biraz beklentimi yükseltmeme sebep oldu. Aslında kötü bir film değil, oldukça iyi bir konuya sahip, ancak konu o kadar sığ geçilmiş ki bunu filmin her karesinde hissedebiliyorsunuz. Yönetmen çekelim de filmi gidelim diye düşünmüş sanırım.

Bunun haricinde oyunculuklar iyi. Bilhassa ufaklık hayran bırakıyor kendine. Bir ödül almasını beklerdim ama aday olup alamamış. Hikayede boşluklar mevcut ayn şekilde kurguda sıkıntılar var.

Küçük Mary dayısı ile birlikte gizlice yaşamaktadır. Ancak kendisi bir dehadır. Annesinin isteği doğrultusunda Mary normal bir insan gibi onlardan dışlanmasın diye okula gider. Burada öğretmeni onun dehasını fark eder ve okula bildirir. Derken iş büyür. Mary ve Frank gizlendikleri yerde ortaya çıkarlar. Mary anneannesi onu almak için dava açar ve kazanır. Ancak Mary, Frank ile mutludur. Tabi Mary ananesine geçince bütün sosyal hayattan uzaklaşır. Frank ise onu geri almak için abalar.

İzleyin derim. **/ Yönetmen: Marc Webb Senaryo: Tom Flynn Oyuncular: Chris EvansMckenna GraceLindsay Duncan  https://www.imdb.com/title/tt4481414/

Thirteen (2003)

thirteenVallahi ilginç bir film Thirteen. Aslıda ilginç diyorum ama şu dönemde de oldukça yaşanılan bir durum karşımızda. Biz her ne kadar bu durumu millet olarak kendimize yakıştıramasaka şu an kapımızda olan bir durum. Peki bu konuda ne yapıyoruz o ayrı bir konu.

Filmde durağan bir sahne bile yok. Bu hareketli duruma bir süre sonra alışıyorsunuz ve aslında karakterlerin yaşadıkları dünyanın hızın sizde yaşamaya başlıyorsunuz. Filmin işlenişi oldukça iyi. Kurgu, diyaloglar sanki gündelik bir hayatı izliyormuşsunuz hissi veriyor size. Aynı şekilde oyunculuklarda oldukça başarılı. O kadar doğal ki tüm duyguları hissettiriyor size.

Tracy kendi halinde bir kızdır. Hep okulun en popüler kızı olmak ister. Bir gün okulun popüler kızı Evie ile arkadaş olur ve bütün hayatı değişir. O zamana kadar yapmayacağı şeyleri yapmaya başlar hep bu popülarite uğruna. Tabi filmin sonu malum. Ancak rahatsısız edici atmosferi iyi yansıtılmış bu film izlenmesi gerekenler arasında.

**** Yönetmen/Senaryo: Catherine Hardwicke Oyuncular:  Evan Rachel WoodHolly HunterNikki Reed https://www.imdb.com/title/tt0328538/

Zhuo yao ji (2015)

zhuo yao jiAslında bu filmin yönetmenini Shrek, Madagascar, Çizmeli Kedi gibi bir çok animasyon filminden tanıyormuşuz. Bu film ile kendi memleketinde animasyon ve gerçek karışık eğlenceli bir film yapmış Raman Hui. Tabi filmi sevmeniz için eski Çini ve hikayelerini sevmeniz gerekli.

Hikaye olarak fena değil. Yer yer süreklilikte sorunlar yaşansa da genel anlamda hikayeden kopmuyorsunuz. Eğlenceli zaman zaman da aşırıya kaçan görsellikleri ile de keyifli bir izlenim sunuyor.

İnsanlar kendi krallıklarında yaşarken, canavarlar da kendi krallıklarında yaşamaktadırlar. Birlikte yaşamalarının üzerinden o kadar geçmiştir ki insanlar artık anlatılanları bir efsane olarak görürler. Canavarlar diyarında ise bir insan ve bir canavarın çocuğu olan sevimli Wuba, hükümdar olacaktır ama peşinde onu istemeyen başka canavarlarda vardır. Canavarlar ülkesinden kaçıp insanlar ülkesine gelince burada da canavar avcıları tarafından yakalanmaya çalışılır. Bu esnada tabi eğlenceli bir macera çıkar ortaya.

Boş zamanınızda eğlenceli bir şeyler olsun isterseniz izleyebilirsiniz. *** Yönetmen: Raman Hui Senaryo: Alan Yuen Oyuncular: Baihe BaiBoran JingWu Jiang  https://www.imdb.com/title/tt3781476

Anon (2018)

anonİlginç konusuyla filmi beğendiğimi söylemeliyim. Ancak film çok daha iyi olacakken, yine Netflix’in klasik film hengamesine kapılmış ve tam olamamış. Konu güzel, işleniş fena değil ama kurguda bazı sıkıntılar var. Tabi filmin yönetmeni ve senaristi Andrew Niccol olunca insan biraz daha beklentiye giriyor. Filmin atmosferini beğendim ancak biraz daha eski İngiltere’den çıkıp günümüze yaklaşsaydı daha iyiydi. Film kendine bir atmosfer yaratmamış, eski ile yeniyi bağlarken de bazı uç noktaları bir araya getirmiş. Bu sebepten dolayı zaman zaman gözüme battı bu durum.

Aslında filmde bir kaç yıl sonra nereye geleceğimiz anlatıyor. Adete uysun diye bende kişisel verilerin korunumu hakkında bir şeyler yazıyorum ama hepsi boş. Olayda tam burada başlıyor Anon’da. Devlet güvenliği gerekçesiyle insanların tüm kişisel bilgileri paylaşılıyor. Bu bilgilerde erişime açık ve kaydediliyor. Yani özel diye bir şey yok. Bu şekilde suçlar en aza indirgenmiş.

Böyle bir dünyada cinayetler işlenmeye başlar ama kayıtlar bu durumu tespit edemez. Çünkü ölen insanların geçmişi izlendiğinde kendilerini ölürken görürler. Bu cinayetleri araştıran Sal Frieland’da oyunun bir parçası olmaya çalışır. Sonu sürpriz olmakla birlikte aslında daha iyi olabilecek, izledikten sonra da geleceğimizi sorgulamamıza yarayacak bir film.

*** Yönetmen / Senaryo: Andrew Niccol Oyunuclar: Clive OwenAfiya BennettMorgan Allen https://www.imdb.com/title/tt5397194/

Interlude (2004)

Animenin açılışı bana çok garip geldi. Karakterler bir sahnede monologa girerek gerçeklikle ilgili değişik şeyler anlatıyorlardı. Bu vesile ile de oturdum izledim. Sanki bana biraz karışık geldi konusu. Daha net toparlansa daha etkili olurmuş ama üstünden yıllar geçmiş. Aslında bu OVA serisi bir mangadan uyarlanmış ama çizerini kısacık arayıştan sonra bulamadım. Sonrasında oyun olarakta piyasaya sürülmüş.

Adını bilmediğimiz ana karakterimiz garip rüyalar gören bir ergendir. Sanki başka bir dünyaya da gidip gelmektedir. Ne olup bittiğine anlam vermeye çalışırken alternatif dünyada bir kızla tanışır. Bu kız bu dünyada yalnız yaşamaktadır. Karşısına çıkan tüm engellere rağmen kızla birlikte ne olup ne bittiğini araştırmaya başlar. Ancak aslında kızla bir araya gelmemesi gerekmektedir. Araştırmaya devam ettikçe yaşadıkları hayat hakkında inanılmaz şeyler öğrenir.

Gerçekliği sorgulatan biraz Inception vari demiyeyim çünkü bu anime daha büyük, onuna yakın bir konuya sahip bir anime. İzlenebilir. **/ Yönetmen: Tatsuya Nagamine Senarist: Akemi Omode Seslendirenler: Houko KuwashimaMami Kingetsu https://goo.gl/BMq9H5

Şahsiyet (2018)

ŞahsiyetŞahsiyet son dönemde izlediğim en iyi Türk dizileri arasında. Tabi bu gibi dizileri televizyonda görmek oldukça zor. O sebepten dolayı hala izlememişseniz buyurun Puhu Tv‘den izleyin. Emin olun ki hiç bir şey kaybetmeyecek üstüne üstlük kazanacaksınız. Şahsiyet nedir aslında öğreneceksiniz.

Dizi, hikayesi, senaryosu, müzikleri, oyunculukları; renkleri, açıları kısacası sinematografisiyle oldukça başarılı. İkinci sezon gelecek mi bilmiyorum ama şu haliyle bile bitse bence zirvede bırakmış olur. Dizinin bölüm süreleri yeterli, her bölüm iyi düşünülmüş iyi yazılmış, ayrıntılara dikkat edilmiş. Bilhassa diyaloglar üzerinde çok düşünülmüş. Tabi dizinin senaryosunu Hakan Günday’ın yazmış olduğunu belirtmem lazım. He ne kadar son bölümlere doğru biraz oldu bittiye getirip finali hızlandırıp keyfimi kaçırsa da vermek istediği mesajı dibine kadar vermiş.

Tabi dizinin son günlerin kanayan yarasını da konu yapması cabası. Ve bu konu öyle güzel işlenmiş mesajlar öyle güzel verilmiş ki her bölümde hayran kalıyorsunuz. Dizinin konusunu anlatmayacağım buyurun izleyin ama bir kaç replik alıntı yapmadan geçmeyeceğim.

“Adalet peşinde koşmak şahsi bir mesele değildir, bir şahsiyet meselesidir.” “Adalet ile hukuğu karıştırıyorsun, tabii hukuk varsa!”

Kesinlikle izlemenizi tavsiye ederim. ****/** Yönetmen: Onur Saylak Senaryo: Hakan Günday Oyuncular: Haluk BilginerCansu DereMetin Akdülger

B: The Beginning (2016)

b beginningNetflix anime işine de el atmış ve izlediğim ilk animesi olan B: The Beginning ile de gönlüme taht kurmuş. Sanıyorum cümle biraz devrik oldu ama bu animeyi, hem konu, hem görsel hemde işleniş olarak oldukça beğendim. Polisiye bilim kurgu biraz iç içe girmiş olay örgüsü dikkatinizi azalttığınız bir bölümde hemen dağılabiliyor ama finale doğru çözülen soru işaretleri ile aslında birden çok bir kaç konu hakkında fikir sahibi oluyorsunuz. Animenin ikinci sezonu da gelecek gibi duruyor çünkü o şekilde bitti. Bakalım bekliyoruz.

Yapılan antik kazılar esnasında tanrı oldukları düşünülen yaratıkların fosilleri bulunur. Bu fosillerden elde ettikleri DNA’lar ile bu yaratıkları yeniden yaratırlar. Tabi ki askeri amaçlı. Bu türden oluşan bir grup hayatını kraliyetin yanında yer alarak düzeni sağlamaya adamıştır. Ama günün birinde cinayetler işlenmeye başlar. Kendini arşive kapatmış zeki polis memuru Keith bu olayı araştırmaya başlar ve bu cinayetlerin sıradan olmadığını anlar. Ve macera başlar.

Olay kurgusu merakta bırakan, hikayenin nereye gideceğini tahmin edemeyeceğiniz bir anime B: Beginning. İzleyin derim. **** Yaratıcı: Kazuto Nakazawa Seslendirenler: Hiroaki HirataHiroki TouchiAsami Seto

Yi Dai Zong Shi / Büyük Usta

Film seçimi yaparken önce yönetmenine baktım. Yönetmen  yani kesinlikle izlenmesi gereken yönetmenler arasında. Tabi Wai’nin bir sitilide var. Kendisini bu zamana kadar hep dramlarda gördük. Açıkçası Yi Dai Zong Shi’nin konusunu ve fragmanını görünce birden garipsedim. Aksiyon filmi ve Wai. Sanki bana pek olmazmış gibi geldi ama filmi izleyince anladım ki pekala olurmuş.

Öncelikle film bir dövüş aksiyon filminden çok bir Wai filmi. Bir çok aksiyon filmi izledik ama bu filmdeki gibi hiç bir zaman ayrıntı görmedik. Wai dövüş sahnelerinde kesinlikle çığır atlatmış ve gerek görsellik gerekse koreografi olarak oldukça başarılı bir filmdi. Okumaya devam et

Huang cun gong yu

Curse Of The Deserted

2010 yapımı Çin filminin yönetmen koltuğunda  var. Filmin senaryosu ise  tarafından yazılmış. Filmin kurgusunun karışık olması izlenimini zorlaştırıyor. Film korku filmi olmasına rağmen aslında filmin korku filmi olup olmadığı rahatlıkla sorgulanabilir. Yönetmen burada romantik, korku tarzında bir iş ortaya çıkarmaya çalışmış ancak her ikisinin de dozunu ayarlayamamış.

Film içerisinde çok fazla bilinmezlik barındırırken sağlam bir temele oturtulamamış. Bu da kopuklukların artıp, izleyicinin odaklanma sorunu yaşamasına sebep oluyor. Filmin karanlık kasvetli havası ne anlatılmak istenen romantizmi veriyor, ne de korku filmi olarak korkabileceğimiz bir ortam sunuyor. Zaten filmde karşımıza çıkan sahneler oldukça basit ve sıradan. Çoğu korkutmayan basit canlandırmalar. Okumaya devam et

Si da ming bu / The Four

四大名捕

Si da ming bu / Four 2012 yapımı Hong Kong – Çin ortak yapımı film. Filmin yönetmen koltuğunda Gordon Chan ve Janet Chun isimlerini görüyoruz. Her iki isimde aksiyon konusunda iki filmler yapmış isimler. Film Wen Ruian‘ın “Si Da Ming Bu” isimli romanından uyarlanmış. Aynı şekilde filmin dizisi de mevcut. Adapte olmamamdan mı kaynaklı yoksa hikayede gariplik mi var bilemedim ama ben filme bir türlü kitlenemdim.

Filmi izlerken tam anlamıyla hikayenin ortasına düşünüyorsunuz. Karakterlerin fazlalığı olan biten derken ne olduğunu anlamıyorsunuz. Filmin ortalarına doğru kimin ne olduğu çıkıyor ortaya ama o dakikaya kadar kafanızı kurcalayan sorular size rahat bir izlenim vermiyor. Okumaya devam et