buralarda yokken izlediklerim

Amour (2012) Filmin yönetmen koltuğunda usta isim Michael Haneke var. Tabi ki aynı zamanda filmin senaristi de. 2013’te film, yabacı dilde en iyi film Oscar’ını almış. Kadroda çok iyi. Zaten az da gözükse Isabelle Huppert isminin olması kafi benim için. Bu bağlamda oyunculuklar oldukça başarılı.  Bir Haneke filminden aksiyon beklemiyorum ama zaman zaman film …

buralarda yokken izlediklerim

Yazacak o kadar film birikti ki mümkün olduğunca az laf yapıp çok film yazmak istiyorum. Ayrıntıya girmek istiyorum ama sanırım giremeyeceğim. Neyse affola. Moana (2016) Moana nedense bana Natsuo Kirino’nun Tanrıça Günlüğü‘nü hatırlattı. Belki de oradaki tanrılar ile buradaki tanrıları özdeşleştirdim. Film içinizdekini keşfedin temalı insanı gaza getiren bir film. …

Love

Gaspar Noé‘yı Irréversible‘dan beri merakla takip ederim. Az film yapması tabi onun öz film yapmasını da sağlıyor. Can alıcı ayrıntılara da değinmesi cabası. Love’da yönetmenin son filmi. Tabi Türkiye’de gösterime girmediği için filmi vaktinde izleyememiştim. Sonra geçtiğimiz günlerde internette dolanırken filmi görünce izleyeyim dedim. Love beni garip düşüncelere soktu. Şimdi nasıl …

Upside Down

Filmi geçtiğimiz günlerde bir gece yarısı televizyonda yayınlanırken gördüm. Nasıl ya, derken filmin görüntülerine, o fantastik ortamına hayran kaldım. Tabi film televizyonda izlenecek türden değildi biraz bakındıktan sonra daha aklı selim kafayla reklamsız izlemeye karar verdim. Tabi Kirsten Dunst‘ınh filmde olması da ayrı bir durum. Film 2012 yapımı. Yönetmen koltuğunda ise …

P’tit Quinquin / Küçük Serseri

Bir yandan blogun eksiklerini tamalamaya çalışırken bir yandan da film yazmaya devame deyim. Listedeki bir diğer filmde 34. İstanbul Film Festivali‘nde gösterime girmiş P’tit Quinquin / Küçük Serseri. Aslında bu yapım için film demek pek olmaz. Çünkü P’tit Quinquindört bölümden oluşan münü bir dizi. Dizinin senaristi ve yönetmeni ise 31. İstanbul Film Festivali‘nde de …

Back to Top