İki Dil Bir Bavul

Çok uzun cümleler söyleyemeyeceğim film için. Bunun sebebi, ince ve siyasete uzanacak bir yazı olması değil, yapımın bir film değil de belgesel olması. Hal böyle olunca belgeseller konusunda, ki tarafsız olarak kareye alınmışsa söyleyecek bir şey yok. Belgesel bu konuda başarılı. Sadece olayları canlandıran karakterler kendi çaplarında içinde bulundukları durumu sorguluyorlar. İzlerken Samira Makhmalbaf‘ın “Karatahtası”nı (Blackboards) sürekli hatırlattı bana. Tabi her iki yapımında klasmanları farklı. İki dil bir bavul aslında ismi kadar vurucu bir yapım değil. Çok mütevazi kalıyor. Görüntü kalitesine ve sese pek dikkat edilmemiş. Sesi çoğu yerde anlamak zor. Renkler için çaba sarf edilmeye çalışılmış ancak yeterli olmamış. Biraz kurgulanmak istenmiş, ancak hikayedeki akış atlamaları göründü deformasyonu ile birleşince bunlara durağanlıkta eklenince aslında yapım herkesin izleyebileceği bir yapım olmamış… Hikaye bilindiği üzre, bir öğretmenin uzak bir köyde bir yıl boyunca yaşadıklarını anlatmakta. Tabi bu durum herkes için zor şehrin göbeğinden gelip dağ köylerinde öğretmenlik yapmaya çalışan her öğretmenin yaşadığı sorunlardan …

Back to Top