As If I Am Not There / Yokmuşum Gibi

Festival kapsamında Sinemada İnsan Hakları Yarışması kapsamında yarışan filmlerden biri de As If I Am Not Here idi. Film İrlandalı yönetmen Juanita Wilson tarafından beyaz perdeye aktarılmış.  Film Bosna’da olanları yalın bir dille anlatmış. Öyle bir yalınlık ki bu filmde yaşananlar çoğu yerde bizi rahatsız etmiyor. Çoğu yerde oyuncular yaşanan atmosferi bize hissettirmekte başarısız olmuş. Sarsıntılı bir etki yaratacak film belki de yönetmeninin de bayan olması sebebi ile biraz daha yumuşak olmuş.

Samira Saraybosnalı genç bir öğretmendir. Ailesi ile çok yakındır. İlk görev yeri olarak kırsalda bir köy kasabasına gider. Burada üç aylık geçici görev için gelmiştir. Okulun asıl öğretmeni köyü terk etmiştir. Çocuklar öğretmenin geri dönmeyeceğini söyleseler de Samira bu küçük köyde üç ay geçireceğine inandırmıştır kendini. Continue reading “As If I Am Not There / Yokmuşum Gibi”

Justine: Seduction Of Innocence

Hazır bir başlangıç yapmışken devamını getireyim dedim. Karşımda duran ve yazılmayı bekleyen yüzlerce film olduğunu düşünürsem neyi nasıl yazayım diye tereddütte düşüyor bazen elime geleni yazıyorum. Maksat izlenilenlerin yazılması popülerlik yada güncellik mühim değil pek. Neyse bunları neden yazıyorum, filmimize dönelim…

Justine’i bilmeyen yoktur, yada en azından benim dönemimden -erkeklerinden- bilmeyen yoktur diyeyim. Show Tv’nin kırmızı noktalı yayın akışı olduğu dönemlerde tanışmıştık kendisiyle. O dönem dizi mi film mi olduğunu anlamasamda cumartesi geceleri izlemeden geçmezdim. Eh şimdi o günleri düşününce geldiğimiz noktayı da görüyoruz. Televizyonlar daha mı özgürdü ne? Acaba bizim neslin, bu filmler yüzünden çok mu ahlakı bozuldu? Tabi bir de her şeyin çivisini çıkarırken bu işi ne yapmazdık acaba? Neyse…

Justine lise öğrencisidir. Biz de onun okuduğu yatılı okulda onunla birlikte başından geçenleri izleriz. Aslında başına gelenlerden çok kurduğu hayallerdir. Justine hocası olan Profesör Paul Robson’a aşıktır. Tabi hal böyle olunca fantezilerin de başında bu adam yer alır. Tabi fanteziler kadar başlarından geçen ilginç olaylarda filme yön verir. Justine Seduction Of Innocence’da bu hikayelerden birini anlatmaktadır.

Justine dersten çıkış yapar ve duşa girer ancak duşta biri onu bayıltır. Gözlerini açtığında bir sedyeye bağlı olarak bulur kendini. Onu rehin alan kadın, bir şeyleri hatırlamasını ister. Justine başından gelen şeyleri hatırlamaya başlar. Tabi bu arada Justine’in yokluğu okulda fark edilir. Durum Profesöre haber verilir ve profesör izleri takip ederek Justine’i bulmaya gider. Bu arada Justine başından geçen olayları anlatmaktadır. Sanıyorum bu olayları  anlatmama gerek yok.

Profesör, Justine’i Çin’de bulur. Ancak yanında getirdiği Çin polisi, düşman tarafında çıkınca,profesör de yakalanır. İkisine de verdikleri ilaç sayesinde konuşmaya başlarlar. Yine başarından geçen olayları anlatırlar. Ancak bu olaylar o kadar zengindir ki, her yerde her türlü fantezi gözlerimizin önüne gelir. Fanteziler akıp giderken Profesör ve Justine bir odaya kapatılır. Burda Justine profesör üstündeki fantezilerini gerçekleştirirler akabinde de küçük bir oyunlar kaçarlar. Tabi bu arada kozlar değişir ve kurtulurlar. Ancak bu yaşananlar Justin’in rüyasından başka bir şey değildir.

Emanuelle’den sonra iki numaradır Justine dönemdaşlarım arasında. Eh bir nevi hoca görevi gördü, tabi nerde o zaman cinsel eğitim, dersler falan… Öğrendiklerimizi bu filmlere borçluyuz. Ah geçmişi yad ettim ne güzel…

Yazan – Yöneten: Lev L. Spiro

Oyuncular:


Daneen Boone
Justine

Timothy Di Pri
Professor Paul Robson

Jennifer Behr
Madame Souvray

Kimberly Rowe
Ursula

Paul Michael Robinson
Alan Pope / Klauss Heinmann / Saul

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0258697/

Brendan Et Le Secret De Kells / The Secret Of Kells

2009 yapımı bir animasyon The Secret Of Kells. Uzun süre izlemiş hatta bloga yazmış olduğumu düşünüyordum. Ancak yaptığım araştırma sonucunda gördüm ki yazmamışım. Bu aslında benim için büyük bir kayıp denebilir. Unutuyorum, sanırım artık yaşlanıyorum. Filmin bir diğer özelliği ise 2010 en iyi animasyon Oscarlarına aday olması. Zaten sonuna kadar da haklı bir adaylık bu.

Öncelikle Kels Kitabı hakkında küçük bir bilgi vermek gerekir diye düşünüyorum. Kitap İrlanda’nın kutsal hazineleri arasında ve orjinal adı Leabhar Cheanannais. Kels kitabının büyük özelliklerinden biri ise, el ile yazmalı ve işlemeli bir İncil olması. Kitabın Kells adını alması ise Kells’ler tarafından yazılmasından kaynaklanmakta.

Filmde ise Kells kitabının yazım sürecini anlatmakta. Kells Manastırı Vikingler tarafından tehdit altındadır. Aslına bakılırsa tüm İrlanda tehdit altındadır. Kells rahipleri manastırlarını korumak için, gece gündüz çalışarak, manastırın etrafına yüksek bir sur örmektedirler. Manastırın Baş rahibi, Cellach bu kararı manastırlarını korumak için almıştır.

Surların tamamlanmasına az kalmıştır. Bu arada Cellach yeğeni Brendan”a sur dışına çıkmasını yasaklamıştır. Tabi küçük çocuk meraktan sürekli surların öresinin hayalini kurmaktadır. Ancak Cellach’tan korkusundan hareket edemez. Günün birinde Kells’e Kells Kitabı’nın yazarlarından biri olan Adrian gelir. Kelss Kitabı daha yazılmadan meşhur olmuştur. Bu sebepten dolayı onu gizli olarak kaleme almaktadırlar. Bir gün Cellach ve Adrian kitap hakkında konuşurken Brendan buna tanık olur ve kitabı görmek için çabalar.

Brendan ne yapar eder, Adrian’dan kitap hakkında bilgileri alır. Tabi karşılığında ise mürekkep yapmak için tohum toplaması gerekmektedir. Brendan öncelikle surların dışına çıkma fikrine sıcak bakmaz ama kitap için bunu yapar. Ormana gittiğinde ise onu kurtaran bir orman perisi ile tanışır. Orman perisi Aisling iyi bir arkadaşlık kuran Brendan tezhip konusunda ustalaşmaya başlar. Bu konudaki başarısını Adrian görür ve kitabı onun bitirmesini söyler.

Brendan kendine güvenemez. Zaten amcası Cellach’da bundan hoşlanmamaktadır. Brendan orman perisi Orman perisi Aisling ile arkadaşlık yaparken bir yandan da kitabı yazmaya başlar. Ve tabi ki vikingler beklenen saldırıyı yapar. Tabi saldırıya karşı Cellach yeğenini korumak için kendini feda eder. Vikiglerle olan baskını orman perisinin de yardımı ile geri püskürtürler ve sonunda Brendan kitabı bitirir.

Çizimler, müzik, hikayesi ile oldukça başarılı bir animasyon. Çizimleri bana minyatür sanatını hatırlattığından filmi biraz daha sevdim. Film Kells Kitabı üzerinden, kültür eserlerinin korunması gerektiği mesajını oldukça başarılı bir şekilde veriyor. Kesinlikle izlenmesi gereken filmler arasında.

Yönetmen: Tomm Moore, Nora Twomey (2. yon), Ross Stewart (Sanat ön.)

Senaryo: Tomm Moore, Fabrice Ziolkowski

Seslendirenler.


Venise du Bois du Roy Pangur Ban
Brendan Gleeson Abbot Cellach

Liam Hourican Rahip Tang / Leonardo

Mick Lally Aidan

Michael McGrath Brendan

Evan McGuire Brendan

Christen Mooney Aisling

Paul Tylack Rahip Assoua
Paul Young Rahip Square

Linkler:

http://newvideo.com/secretofkells/

http://www.imdb.com/title/tt0485601/

Niko – Lentäjän poika Niko Yıldızlara Yolculuk

Yaz dönemlerinde sıkılmadan izlenebilecek tek şey anime yada animasyonlar. Öyle ki bende son zamanlarda bunların sayısını abarttım. Her ne kadar tembellik ve taşınma sevdalarıyla bir çok şeyi aksatsam da arada film yazmak kaçınılır gibi değil.
Tanıtmak istediğim anime pek büyüklere hitap etmese de yine benim gibi çocukluktan bu anlamda elini ayağını çekememiş biri için güzel bir animasyon.  Niko – Lentäjän poika Finlandiya, Danimarka, Almanya, İrlanda ortak yapımıymış. Zaten filmdeki karakterler de ciddi ciddi Amerikalılara benzemiyor tam Avrupalı tipler.

Continue reading “Niko – Lentäjän poika Niko Yıldızlara Yolculuk”