The Evil Dead I, The Evil Dead II ve Army of Darkness

Hazır Evil Dead’in yeni sürümü sinemalardayken (sanki versiyon yükseldi) eskiyi yad etmek bakımından üçlemeyi yeniden izleyip blog’taki eksikliği de kapatmak için bir yazı ele alayım dedim. Oturup üç filmi de art arda keyifli bir şekilde izledim. Koca bir günü buna ayırdım desem yalan olmaz. Peki mutlu muyum? Bu konuda kararsızım. 1981 yapımı film zamanında oldukça büyük bir gişe başarısı getirmiş beraberinde. Tabi bu getiri de haksız sayılmaz klişeleşmiş dediğimiz bir çok olgunun temeli bu filme atılmış. Gerek hikayesi gerekse kurgusu dönem itibarı ile insanı korkutmak için birebir.

Kavanozdaki Adam

Kavanozdaki Adam bir döneme damgasını vurmuş bir yapım. İlk olarak 1987’de TRT1’de ki o zaman TV1’di yayınlanan yapım Türkiye’nin ilk bilim kurgu dizisi olarak tarihe geçiyor. Psikolojik yapımlar arasında, yeri de ayrı. Ancak filmin karanlık ve donuk ortamı izlenmesini biraz zorlaştırsa da sürükleyici. Korkmama rağmen izlediğimi hatırlıyorum… Semih Şerifoğlu, ünlü bir yazardır. Oğlunu terörist bir saldırıda kaybeder ve bu tarihten sonra ölüm olgusu ile ilgili başarılı kitaplar yazar. Son kitabı ise barış konuludur. Oğlunun hala unutamamış ve tüm kitaplarını ona adamıştır. Eşi İnci ise bir heykel tıraştır. Evdeki atölyesinde heykel yapmaktadır. Zaten filmi kasvetli yapan da bu heykellerdir. Tabi bu arada hikayenin başka kahramanları da var… Profesör Kenan Aksal çok ünlü bir beyin cerrahıdır. Tek tüm çalışma ve araştırmalarını beyin nakli üzerine yapmaktadır. Hayvanlarda başarıya ulaşmış ancak bir insanda henüz bunu denememiştir. Tüm vaktini işe ayırdığı için ailesi ile arası çok açıktır. Çocukları, karısı ondan nefret etmektedir. Tabi evde de …

Back to Top