Taşların Sırrı

1992 yapımı dizi Taşların Sırrı. Bizim dönemden bilmeyen yoktur. Bende geçtiğimiz günlerde aklıma yer eden bu diziyi sıkılmadan usanmadan tekrar izledim. Zaten altı bölüm pek dokunmuyor. O dönem diziler kırk, kırk beş dakika. Şimdikiler gibi değil. Tabi şu anki dizilerle bir kıyaslamaya girmeyeceğim. Aradaki kalite farklı büyük. Belki teknolojik olarak geliştik ama boş işler çıkarmaya başladık.

Taşların Sırrı benim yaşımda bir çok kişinin arkeolog olmasına neden olan bir dizi. Tabi sadece o dönemlerde böyle arkeoloji ya da başka içerikli dizileri görebilirdiniz. O iki binlerin adam asan kesenleri pek göremezdiniz. Sonra sorun ki yeni nesil neden şiddet meraklısı, boş. Neyse amacım sosyal analiz yapmak değil. Konudan uzaklaşmayalım. Continue reading “Taşların Sırrı”

The Evil Dead I, The Evil Dead II ve Army of Darkness

Hazır Evil Dead’in yeni sürümü sinemalardayken (sanki versiyon yükseldi) eskiyi yad etmek bakımından üçlemeyi yeniden izleyip blog’taki eksikliği de kapatmak için bir yazı ele alayım dedim. Oturup üç filmi de art arda keyifli bir şekilde izledim. Koca bir günü buna ayırdım desem yalan olmaz. Peki mutlu muyum? Bu konuda kararsızım.

1981 yapımı film zamanında oldukça büyük bir gişe başarısı getirmiş beraberinde. Tabi bu getiri de haksız sayılmaz klişeleşmiş dediğimiz bir çok olgunun temeli bu filme atılmış. Gerek hikayesi gerekse kurgusu dönem itibarı ile insanı korkutmak için birebir. Continue reading “The Evil Dead I, The Evil Dead II ve Army of Darkness”

Cosi fan tutte

Mozart’ın 1790 yılı operası ile aynı ismi taşıyor, Tinto Bras’ın Cosi fan tutte adlı filmi. Tüm Kadınlar Böyle yapar diye çevrilmiş. Aslında film Opera ile hemen hemen aynı konuyu işliyor. Her ne kadar Tinto Brass kadınların böyle yaptığını savunsa da, bu durum karşısında bir çok kadının tepkisini aldığı kesin.

Film bildiğimiz Tinto Brass filmlerinin tüm özelliklerini içeriyor. Kalçalar ve göğüsler her zamanki gibi ön planda. Bu kez Tinto Brass’ın güzeller galerisine Claudia Koll‘da eklenmiş. Film 1992 yapımı. Zamanında Türk sinemalarına da gösterildiğini hesaba katarsak, üç film birden sinemalarına büyük vurgun yaşatmıştır.

Vakti zamanında ergenken filmin Show Tv’nin gece kuşağında da yayınlandığını hatırlıyorum. Tramvay sahnesi ise o dönemden aklımda kalan sahnelerden. Film kıskançlık olayına değinse de zaten amaç farklı. Ancak bu film erotik açıdan dozaj olarak daha yüksek olmasına rağmen, hikaye açısından biraz daha sönük.

Müzikler ve görüntüler başarılı şekilde kullanılmış. Filmin mekanlarını oldukça beğendim. Zaten Tinto Brass’ın mekan seçimlerini her zaman sevmişimdir. Film için aslında söylenecek çok fazla bir şey yok.

Diana ve Paolo mutlu bir evlilik sürmektedirler. Ufak tefek aşk kaçamaklarını birbirlerine anlatılar ancak bunlar hikayeden ibarettirler. Günün birinde bu hikayeleri seks düşkünü Diana gerçeğe dökünce araları bozulur. Diana aşk ve seks arasında git geller yaşamaya başlar. Bu sırada farklı erkeklerle fantezilere de yol alır.

Yönetmen: Tinto Brass

Senaryo: Tinto BrassFrancesco Costa

Oyuncular:

Claudia Koll
Diana
Paolo Lanza
Paolo
Franco Branciaroli
Alphonse
Ornella Marcucci
Nadia
Isabella Deiana
Antonietta
Renzo Rinaldi
Sig. Silvio

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0104014/

Damage – Fatale

 

 

1992 yapımı filmin yönetmen koltuğunda Louis Malle var. Filmi yıllar önce izlemiştim ancak geçtiğimiz günlerde hazır elime geçmişken tekrar izleyeyim dedim. Filmi çok sevdiğimden değil sadece Juliette Binoche‘u görmek için. Filme uzak bir anekdotla başlamak lazım bu film çekilirken (ki sanıyorum hala öyle) Juliette Binoche ve Jeremy Irons iki ayrı düşmanmış. Buna rağmen ikisininde böyle cinsellik yüklü bir filmde oynaması sinema sen nelere kadirsin dedirtiyor insana. Profesyonel oyunculuk bu olsa gerek.

 

Tabi hala nasıl bir para bu filmde oynamaları için kendilerini yan yana getirdi o da ayrı bir konu. Filmin harika müziklerini de Zbigniew Preisner yapmış. Yani prodüksiyon olarak sağlam bir film var karşımızda. Ancak nedense film biraz soğuk gibi geldi bana. Kendimi filme bir türlü adapte edemedim. Kurgunun çok başarılı olduğunu söyleyemeyeceğim. Ancak buna rağmen film akılda kalıcı etkili bir film.   Film Josephine Hart‘ın romanından uyarlama. Bu filmin roman uyarlaması olduğunu da göz önünde bulundurduğumuzda yönetmenin / senaristin duygu aktarımlarını pek beceremediğini düşünüyorum. Continue reading “Damage – Fatale”